Başlığım gibi…
Ya çok zaman geçerse ya da iş işten geçerse…

Hiç düşünür müsünüz bu ayrıntıyı? Aslında hayatımızın her saniyesinde, her satırında vardır. Bir şekilde pişmanlıklarımızı biriktirir biriktirir dururuz ama hiçbir zaman tekrarlamamayı düşünmeyiz. Ya da aklımıza gelmez, o heyecanlı hatalara başımızın düştüğü anlarda. İşte böyle bir şey “işin işten geçmesi” değimi. Geçmesin ama. Hayat o kadar kısa ve sınırlarda ki hiç birimiz ölmeyecek gibi yaşıyoruz hayatlarımızı. Bir ucundan bana değmez diyerek gayet öz güvenli yarınlar planlıyoruz.

Kelebeğin ömrü öyle sanıldığı kadar kısa değildir. Kelebek olmadan önce aylarca tırtıl olarak yaşar kelebekler. İnsan ömrüne çok benzetirim onları sadece bir farkla, ikisi de bilmez yarını ancak ne olacaklarını iyi bilirler. Sonunu hiçbir zaman düşünmeyen insanoğlu buna zıt olarak sonunu düşünürse “kahraman” olamaz diye tanımlanırken aslında bir kelebek kadar da kısadır ömrü. Sadece nerede kahraman olduğu hırsına kapılıp gitmez ise.
Beyniniz kendisini aşırı yüklenmeden ve duygusal çöküntülerden korumak için “zamanla” bazı bildiklerini unutur. İşte bunlar genellikle kişisel pişmanlıklardır. Ve beyin oraya dokunan duygusal hormonlarla unutma eylemine başvurur.

Pişmanlıklarınızı kovun hayatınızdan. Yeni pişmanlıklara yer açacaksanız mutlaka bir önceki adımı ortadan kaldırın. Unutmayın ki kendiniz pişman olduğunuz kadar karşınızda ki insanları da aynı duygu yüklemesine sürüklersiniz. Ve bu karma haline döner. Döndükçe de hayatınızı çember altına alır.

Hayatımızda ki kıymetli anlarımızı biriktirerek ve de pişmanlıklara çok yer açmadan yarın hepimiz için güneşin doğmasını diliyorum.

Sevgilerimle,
Merve♥

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir