Shakespeare
Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup, bunu AŞK sanıyorsunuz.

Gerçekten öyle mi sanıyoruz? Yoksa bu bedenlerle ruhlar arasında net bir bağlantı hiç mi yok? İnsan deli olmalı di mi? Ama aşkta bir delilik değil mi zaten? Peki ya hangisi gerçek delilik oluyor bu durumda âşık olduğunu sanmak mı, yoksa olmayan bir aşkı gerçek kılmak mı?
Ne kadar karışık görünüyor belki d

e hiç değil ama işte konular böyle olunca işler hep karışık, kafalar hep karışık… Hatta geçenler de yeni bir karışık aşk bestesi daha geldi… Aklıma geldi şimdi yazarken…

Biz İki ÂŞIK kafaları KARIŞIK…
Bir sağa çarptık bir sola çarptık
Nasıl bitti biz de şaşırdık
Kime sorsan çok yakışırdık…

Diyor yani.. Yazmış adam ne yapsın. Ayrılmışlar işte kafalar kopmuş gitmiş. Beden güzel diye yola da çıkılmaz ki :=) Yanılırsın işte böyle oh olsun sana!

Aşk zaten bir “karışma” olayı yani kendi kendine karışma durumu bence… Duygularının olabildiği kadar saçmalamasıyla her şeyi doğru ve mantıklı bulduğun, kimsenin çokta fazla anlam yükleyemediği ruhsal bir dengesizlik olayı… Ahahah sanki bir doğa olayı gibi yazıyorum da kendime oturup uzunca gülmek istedim. Bunu yazan sen misin Merve diye? Düşünsenize bir Yengeç oturmuş aşk ne kadar da şöyle böyle diye sallarken sonra bir bakıyormuş bunları yükselenciğim Kova etkisiyle mi yazdım ben diye kendinden utanıyormuş 🙂 O ben 🙂 memnun oldum. Yani kendimi de bu kadar aşk hakkında sallarken son gördüğümde başıma gelenleri unutamıyorum. Bak hala dilim yanmamış konuşuyorum vıdı vıdı…

Aşk kendine has bir olay sonuçta kendi doğası var, yer yer kendi iklimleri var… Kendine göre bazen çerçeve arar bazen de resmi aratır sana…
Bu arada yazarken milyon tane şarkı geldi aklıma gene… hepsini yazıya eklesem millet depresyona girer falan ama teşvikçi olmayalım.
Konudan sapmayayım😂
Ne, neden, nereden oldu diye düşünene kadar bir bakarsınız ki yıllar geçmiş ya onunla ya da onsuz…
Geçmesin derdimiz o! O yıllar öyle boşa geçmesin arkadaş !!!

Hayatta ki en kötü duygu pişmanlıktır, yaptığından pişman olmaktır ne gerek var dimi? Hele hele bir kişi ile geçirmiş olduğun zamanı kayıp zaman olarak görüyorsan iş orada beden değiştirir işte. Orada ruhta koyamazsın o bedene artık koysan da bir manası kalmamıştır.

Geçsin de bari kıymet bilenle geçsin hiç değilse… Anlık hatalar yapacağına bir kez yap dönme oradan da diyoruz yani. Güzel hatalar olsun bunlar… Hele hele bu dönemin en sık rastlanan problemi bu ruhlar ve bedenler olayı… Çevrenize bir bakın ne kadar bekâr arkadaşınız varsa hepsinin de derdi aynıdır emin olun ya da ilişkisi olanlara bakın hepsinin şikâyeti aynıdır. Peki, sorun ne yani biz bu bedenleri iyi, hoş beğeniyoruz da ruhlar âleminde yaşadığımızdan mı kalkıp ruhları yerleştirme çabasına giriyoruz… Neyse ne bir şekilde bu çabaya itiyor ise insan kendini bu şekilde de aynı ruhtan soğuma çabasına giriyor gene. Ne garip işte insanız en nihayetinde duygularımız ne kadar hükmederse aklımıza, fikrimize o derece yönetebiliyoruz kalbi. Aslında hatalar da burada başlıyor…
“Hatalar yalan duygularda başlıyor.”
Tabii ki Sezen şarkıları olmasa biz nereden bileceğiz aşkı-acıyı-yanlışı-doğruyu…
Duyguların gerçekliğine inanın ne kadar kendinizi kandırma yoluna giderseniz o kadar çıkmaz sokaklarda gezmeye mahkûmsunuz… Hayat yanlış insanlarla doğruyu yaşama çabası için çok kısa. Tam tersine her günü mükemmel ve değerli hissettirecek ruhlarla olacağınız bir hayatınız olsun… Güzel zamanlarınızı yanlış kalp atışlarınız yüzünden harcamayın…

Sevgiler
Merve😘

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir