Esasen sosyallik üzerine bir yazı olsun istiyorum ondan böyle bir başlık attım. Şimdi bu sosyal civcivlerden bahsedeceğim size… Daha önceki yazılarımda “Diksiyonsuz Silikonlar” vardı. Hatırlayanlar bilir. Hatırlamıyorsanız acilen okuyun!

Bu civcivleşmiş sosyaller ya da sosyalleşmiş civcivler olarak kaleme alırsak şöyle başlayabiliriz…
Hazır mısınız?

Kanayan Yara; Sosyal Medya.!
Şimdi tarihçesine inersek bundan tam da bundan 14 sene önce falan vardı yani mesela “yonja” diye bir site vardı hatırlayanlar bilir. Bir çeşit arkadaş-dost ağı sitesi idi kendisi. Hatta o zamanlar için oldukça da iyi bir giriş yapmıştı. Chain letter kavramının online hali diyelim. O zamanlarda da bir dating sistemi vardı. Mesela yonja’dan tanıştım falan diyordun ama öylesine masumdu ki. O zamanlar bile bu masumiyeti bozan civcivler vardı. Yok saymayı çok istedik ama zamanla teknolojinin yetiştirmiş olduğu un-celebrity ler olarak hayatlarına devam ettiler. Ve bir şekil de olsun hayatlarımıza dahil oldular. İyiydiler, hoştular ama dünyadan hep uzaktılar. Yani diyorum ki maneviyat o zamanlarda da hep sıfırın altındaydı. Sonra sonra çok sevdiğimiz diğer uygulamalar geldi de hafifledik dedik. Ama ne hafifleme bu sefer de iş sosyal medya üzerinden kendini reklam etmeye kadar vardı. Korkunç bir ilerleme bu, çünkü kimileri emellerine ulaşırken kimileri de şeytanın icadının kokusunu aldığından bunu öylesine güzel kullandılar ki şimdi anlıyoruz ne denli yanlışa sürüklemiş bunlar bizi. O zamanlar da siteye kaydolanlar kendi arkadaşlarını davet ediyordu ve bu chain sistem öyle güzel yürüyordu. Ne zaman iş halka açık oldu işte o zaman kişisel tatmine ulaşmak ciddi derecede kolay oldu.

Hani dersiniz ya bir yerde karşılaşsak ve ola ki aynı çatı altında isek bu bizim için itibar kaybıdır. İşte öylesine tipler vardı ki buna örnek olacak öylesine kaçardık bunlarla aynı mekânlarda olmamak için. Bırakın hem cinslerimi ( canlarım benim ) karşı cins bile kaçardı. Korkunçtu çünkü yani düşünsenize cadılar bayramı her gün. Aman Allahım nasıl bir his bu dedirtircesine kaçan kovalanır oynardık. Asla aynı yerde yenmez ve içilmezdi. Az çok anlıyorsunuz nereye varacağımı…

Ancak o dönemler öyle whatsupp falan yok asla öyle online bağlanmak falan yok “msn” var ancak o da evde. Ay düşünemiyorum o evlerde neler oldu ahahahahah.

Her neyse geçmiş elbet geçmişte kaldı ama tarih tekerrürden ibarettir diye de hatırlatmak istiyorum. O gün neyse bugün teknolojinin diğer nimetlerinden faydalanan arkadaşlarımı kutluyorum. Merak etmeyin asla arkadaşım değil onlar.! Olamazlar, mümkünsüz! Dedim ya itibar kaybıdır diye.

İtibar nedir biliyor musunuz? Tabii ki biliyorsunuz…
Ama kelime anlamını yazmazsam dayanamam. İtibar: Saygı görme, değerli bulunma, güvenilir olma demektir. Düşünsenize karşınızda ki tipte bunların hiç biri yok. Nasıl olur da siz onca yetiştirilmişliğe rağmen böylesine insanlarla arkadaş olabilirsiniz. Ne mümkün! Siz öylesine dolu onlar öylesine çöp poşeti. Asla birleşmeyecek iki akıl düzeni. Onlar başka amaç için dünyaya gelmişler, sizse başka. Kısaca vitrin başka.

İşte bugünler de en çok da bunlar konuşuluyor. Benim asıl meselem hatta ilk yazım. Diksiyonsuz Silikonlar bunlar kısaca özetlersek ama ben kısaca özetlemekten biraz daha taşacağım… Şimdiden özür dilerim. Asla estetik cerrahiye dil uzatmıyorum. Uzatsam ne olur diyorum. Kıyamet koptu kimsenin haberi yok. Dünyanın sonu bunlar ve bu gibilerle gelmemeli elbet. Beklentim bu değil. Ama birazda bizler destekliyoruz bu insanların böylesine gelişi güzel şöhret pazarında koşmalarına. İşte buna gönlüm razı değil.

E kıyamet böylede kopacaksa kopsun artık. Çünkü beklentilerim büyük. Niye mi çıtayı yükseltti birileri bilmeden. Belki de bilerek yükselttiler. Ama ne denir “ne ekersen onu biçersin”. Ben görünenlerle yetinemiyorum artık. Ve adaletin tam da bu noktada devreye girmesini diliyorum.

Farz edin bir sabah uyanıyorsunuz ve gayet normal bir hayatınız var. Ama uyandığınız an itibari ile hiç bir şey eskisi gibi olamıyor. Niye mi? Beklenenin aksine işleyen bir düzen yüzünden. İşte tam da burada okur-yazar oranının ne denli kültürüne düşkün olduğuna bakıyorum. Ve maalesef görünen ekonomik ve siyasi düzen aksine sadece magazin.

Buna pirim veren kitle yazdıklarımın aksine oranla oldukça yüksek. Olmaz diyor insan ama ne mümkün ülkenin gündemi neler neler olacakken biz elalemin na-mahremine şahit oluyoruz. Olamaz böyle şey ve kabul bile edilemez.

Çocukları olan anneler daha iyi anlayacaklardır beni. Neden insan çocuğunun elinde ki telefonda ya da bilgisayarda yanlış bir şey göreceğini düşünsün ki. Ama düşünüyor! Sayenizde diyorum. Çünkü bir kadınla bir erkeğin arasında geçenler sadece bu iki kişi arasında kalmalı. Sizler yüzünden insanların hayatları kısıtlanıyor hatta uçuruma sürükleniyor. Bu kadar mı basit her şey. Ünlü olmak için her yolu denemek ( ama ne yollar ) yapmayın arkadaşlar. Kadınlığın şerefini sizlerle ayaklar altına alacaksak vay halimize! Siz bu yollardan geçerken zannetmeyin ki küçük dağları sizler yarattınız. Neydim demeyip ne oldumcular diyoruz bizler sizlere. Yazık valla. Hayatınızda görmediğiniz sınırları yaşıyorsunuz iyi ve kötü anlamda. Saygılı olup biraz çamursuz güreşmek lazım diyorum. İlk önce acı biberi kaşıkla süreceksin ağzına ondan sonra geçeceksin o sınırları. Aaa gücün mü yok duracaksın. Kötü örnek olmayacaksın. Bunun dışında “konuşulmadıkça hiç bir şeysin” sana sadece zarar ile döner. Sanmayın ki akıl falan veriyorum bu civcivlere gayet ayar veriyorum diyelim. Aslında civcivlere hakaret ettiğimin de farkındayım ancak o derece acıyorum ki onlara şirinleştirmek istedim onları!

Son!
Size tavsiyem kıramayacağınız bacağın boyunu uzaktan ölçmeyin!
Ne yaparsanız yapın asla ömürlük değilsiniz.!
Alay konusu ve itibar kaybı olursunuz.!
Ha bir de zarar vermek istediğiniz başka yürekler sizden daha yürekli çıkar sadece öyle bakar durursunuz.!
Hedefler size başarısızlık olarak döner!
Eğer her hangi bir nosyonunuz varsa bunlarla gündem yaratın!
Yoksa da sadece bir objeden ibaret olduğunuzu unutmayın!
Konuşulmadıkça hiçbir şeysin lafından çıkar konuşuldukça HİÇLEŞİRSİNİZ!
Son olarak aileleriniz! Tabii varlarsa. Düşünün onları!
Bu Arada Hastanelerde yapılan check-in leri hiç samimi bulmuyorum 🙂
SAMİMİYETSİZSİNİZ!
Şimdi bu ahlar vahlar boş! Herşey buram buram reklam!

Fazlasını da yazardım da o da artık başka bir platformda olacak ne yapalım hayat böyle tatlım 🙂 o iş bende!

Sevgilerimle,
Merve♥

Not: Kanayan yara: Sosyal Medya! Kızmayın çünkü evde yara bandı bitti 🙂

3 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir