İyi ve kötü, Siyah ve Beyaz, Küçük ve Büyük, Az ve Çok

Sen ya da Ben

Fark eder mi?

Bunların hepsi aslında farksızdır birbirinden başkalarında gördüklerimizin yansımalarıdır. Kime ne rol verirsen aslında sen o rolü oynayansındır. Çok dikkat etmek gerekir bu sebeple ikili ilişkilere yön verirken. Birini itham ederken ya da göklere çıkarırken. Hiç bilmediğiniz bir sebeple iyi niyetinizin kurbanı da olabilirsiniz. Ama sonunda mutlak suretle “niyetinizin” kurbanı olursunuz. Yani kime ne ettiğinize dikkat edin derim.

Vardır böyleleri…
Öyle çokturlar ki. Varlıklarından kendileri bile rahatsız olurlar. Yaptıkları eylemlerden fırsat çıkarırlar kendilerine ve sadece hedef belirlerler. Ulaşmak istedikleri noktaya vardıklarında da dururlar ve hiçbir sorun yokken sizi suçlarlar. Hep bir açıklaması vardır yapılan haksızlığın. Anlayamazsınız ve çıkamazsınız içinden. Sizi de alır sürüklerler kendi hatalı eylemlerinin içine. Bir an da bütün çevrenizi size karşı almış bile olabilirler. O yüzden hep söylerim aynada ne görüyorsan aslında karşındakine vereceğin huzur da, cefa da bunun bir yansıması sadece.

Bizler birer yaşam ışığı olarak sadece birbirimizin yansımalarıyız. Çok sevdiğim Hz. Mevlana’nın bir sözü vardır. “İnsan insanın aynasıdır. Kişi, kendisi nasılsa karşısındaki insanı da öyle görür.” Ve bu bazen öylesine bir silah olur ki bunu çok akılcı yöntemlerle uygularlar sizlere. Hiçbir kabahatiniz yokken sizi günün kötüsü ilan ederler. Bu tuzaklar ikili ilişkilerin daimi çukurlarıdır.

Yani her şey özdür. Tohumdan gelir. Birini ön yargı ile yargıladığımızda aslında bu sadece bizi rahatsız eden düşüncedir. Ama suçlamak çok daha kolay bir başa çıkma yöntemi olduğundan, ikili ilişkiler de en çok yaşanan kargaşa budur. Dedikodu ve diğer kötü örnek teşkil edecek yargılar da kendini inandırma durumudur. Kişi asla altına bakmaz, üstünü araştırmaz hüküm verir kendince. Ve konu orada kapanır. Haklıyı, haksızı tartışmaz ve dinlemez. Zaten baştan niyet bellidir ve sonuna kadar yürür. Haklıyı haksızı tartışmakta bir o kadar değersiz kılar yaşananları. Neredeyse haklıyken haksız duruma düşmek diye buna denir.

Bir de diğer hali ile kasti bir şekilde sizi bu hale getirenler vardır. Sakinliğinizi korumanız onların en nefret ettiği şeydir. Bilerek ve bundan zevk alarak yaparlar yapacaklarını. Bunlardan beslenirler. Hayat amaçları kısaca budur.

Kısaca kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi sakın başkasına yapmayın. Önce kendinize bu kötülüğü yapmayın. Bırakın bir başkasını kötülemeyi ve yargılamayı önce kendinizin özünü böyle bir duruma sokmayın. İnsanlar çoktur ve çoğalacaklardır. Sadece kendi “olumsuz” yansımanızı başka birinde görmemek en doğru yaşama sanatı diyebilirim.

Her şey kendini çok sevmekle başlar…

#kendiniçoksev
#başkalarınadabulaştır

Mutlu ve Güzel Pazarlar Dilerim…

Sevgilerimle,
Merve♥

2 cevaplar
  1. Birisi
    Birisi says:

    “Her şey kendini çok sevmekle başlar…”
    Çok güzel cümle!

    Merak edip biraz bilgi edinmek istedim hakkınız da ve size hayran kaldım. Önce duruşunuz beni çok etkiledi. Asla asılmak gibi bir amacım yok zaten asılamam 🙂 bir eşcinsel olarak yazıyorum size bunları.

    Kim bilir kaç bedenin olmak istediği bedendesiniz ve de yaşta. Hakkınızda ki düşüncem şu; hayatta yapmak istediklerinizden asla vaz geçmeyin ve bu dik duruşunuzu asla bozmayın. Yıllarını harcayanları bilirim sırf şu kılığa bürünüp bir yer edinebilmek için çırpınanları. Ama belli ki ne o, ne bu. Hayat gayeniz apaçık ve net. Güzel bir kadınsınız, dişiliğinizi kesinlikle başkaları gibi kullanmıyorsunuz. Hayran kaldım. Kadın olarak gelseydim dünyaya bir tercihimde siz olurdunuz. Umarım bir gün tanışırız.

    Çok sevgiler ve güzel gülümsemenizi görmek dileği ile.

    Birisi

    Cevapla
  2. Merve Başbuğ
    Merve Başbuğ says:

    Öncelikle bütün güzel duygu ve düşünceleriniz için teşekkür ederim. Ben insanları erkek/kadın olarak ayırmam ifade biçiminiz çok samimi ve içten tabii ki ona da ayrıca teşekkür ederim. Çünkü sosyal medyada dilin kemiği yok herkes istediği gibi yazıyor çiziyor. Ayrıca teşekkür ederim ” açıklamanıza… Bilmiyorum kaç beden bende olmak ister di açıkçası hiçte merak etmemiştim ama düşüneceğim:)

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir