PES ETMEK YOK, YOLA DEVAM!

 

15 aydır üzerinde yazdığım bir ufak kitapçık vardı, son anda fikrimi değiştirip sayfalarını buraya yapıştırmaya karar verdim sonra sadece bir tanesi burada kalmalı diye öylece bir klasörde unutmak istedim.

Unutmak istedim çünkü günün menüsünde birbirine uymayan ve de eksik çok şey vardı, hep dediğim gibi “bir şeyler eksikse eğer hiç tamamlanmamalı o haliyle kalmalı beklemeyi seçmiyorsa”…!
Tabi ki beklemeyi seçmemişti ama tesadüflerin bir araya getirdi anın içinde ki mucizeler gene bir sayfayı hem manen hem de fiziki olarak kapatmama yeniden sebep oldu, bunun için ne kadar şükretsem az.

Hayat gerçekten adım başı tesadüflerle iç içe, nerede karşımıza nerede, ne çıkacağını hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Eğer bilseydik bunun büyüsü, heyecanı asla olamazdı yani kısaca ona tesadüf diyebilir miydik?

Gene böyle sanki yere hızla çakılan ve darmadağın olan bir beton yığınının kuvvetle irademi hissizleştirmesine karşı direnç içindeyim. Yerden çok hızlı olmasa da kendime gelmem gereken süre içinde kalkmalıyım belki de sıçramalıyım. Ama mutlaka bir kuvvetin etkisi ile olmalı bu, belki de ilahi bir güç. Bundan sonra hiçbir şeyi yarım bırakmamalıyım, katiyet ile hiçbir şeye heves duymamalıyım çünkü evrenin kendi içinde bunu karmaya dönüştürmesi çok hızlı.

Umutsuz olmamalıyım, bedenin ölümüne daha çok odaklanmalı ve ruhu öldüren etkilerden uzaklaşmalıyım. Yaşadığım iyi, kötü her şeyin bir sebebi var elbet. Öğreneceğim ve bu öğrenme hiç bitmeyecek. Günlerim gecelerim karışmış birbirine ve eskiden şikâyet ettiğim uykusuzluğumun yerine iyice kısalan ve sanki hiç uyumamış gibi gün ışığıyla beraber kalktığım sabahlarım da artık yeni misafirim. Aslında ne çok yeni şey var hayatımda eskiye kıyasla ne kadar çok değiştim ben böyle. Sanki geçen fiziksel zamanın uzunluğunu bir rüya kadar kısa bile algılamaya başladıysam bu iyiye işaret yani unutarak kurtuluyorum demek ki.

Yok, etme arzusunun ne kadar çok içinde boğulduğumu sağlamca darbeler aldıktan sonra aldığım ilk huzurlu nefesimde fark ettiysem bile geç değil artık.

Ne sözlerine ve özlerine çok güvendiğim insanlar, ne de hiç vaz geçmeyeceğimi düşündüklerim galiba hepsiyle de tatlı tatlı vedalaşma vakti geldi. Çünkü tatsızlıkla varılan tek yer hatıralarda kesik kesik kalan son çirkin resimler. Unutmamalı ki artık sadece iyilikten ve güzellikten geçecek her şey buna önce sen izin vermelisin.

Eğer üzüldüysen bil ki bu asla tek tarafla kalmayacak ve senin kırgınlıkların için daha yaratıcı fikirleri olan karma bir köşede bekliyor.

Sıçra ve ayağa kalk, sakın pes etme!

Fark etmediysen eğer, hayat senin içinden geçerken hesaplayamadığın ve bazen de hoyratça harcadığın zamanı sımsıkı senin için elinde tutuyor. Zamanın geldi artık kendi zamanını eline al ve o zamanın ne kadar kısa olabileceği konusunda mutlaka endişelerin olsun. Olsun ki belki kaybetmekten korktuğun şey bir insan ya da para değil de hayatın olursa işte o zaman sana hiç bir şey yapamazlar.

Sıçra lütfen!

Bunların hepsi geçecek, inan ki buna hatıralarına dönüşecekler. Hatıralarının arasında kaybolup gidecekler. Unutma sadece iyilikler iz bırakır. Kötülükler her zaman unutulmaya mahkûmlar ve bu dünya iyilikler üzerine kurulu.

Devamı gelecek…

 

 

SEVGİLERİMLE,
MERVE

 

 

 

 

 

Herbie Hancock – Dont give up (feat. Pink and John Legend)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir