MADRİD HAKKINDA BİLMEDİKLERİMİZ

Madrid yüksek bir şehirdir (Avrupa’nın en yüksek başkenti). Nüfusu 3.5 milyon.
Benim için Madrid yaşanılası yer. Sıcak, canlı, sempatik bir şehir. Feci şekilde turistik olmasına rağmen otellerde çalışanlar dâhil kimsenin İngilizce, Fransızca hiç bir yabancı dil bilmediği yer. Saat 14.00 oldu mu siesta denilen dinlenme olayları şaşkınlık verici ve gayet normal.

Sabah 10.00 da çalışmaya başlıyorlar, öğlen iki saat tatil ve akşam dokuza kadar çalışıyorlar. Bütün mağazalar 21.00’e kadar açık Ve de oldukça canlı bir gece hayatı var. Bir o kadar da kontrolsüz denebilir çünkü hırsızlık hat safhada.

Gece gidilecek mekânların en başında Teatro Kapital gelir. Daha çok ergen jenerasyo’nun müdavimi olduğu bir yer ama yine de eğlenceli.
Calle Atocha, 125, 28012 Madrid.

Club 54 gidilecek bir diğer gece adresi. Sevgilinizle giderseniz kesin kavga edersiniz şimdiden söyleyeyim :).
Goya Social Club ve Fabric’te diğer klüpler arasında tavsiye eder miyim? Ederim.

Madrid şehrinin bayrağında ve armasında da bulunan bu simge Madrid halkı için de son derece önemlidir. Elleriyle ağaca tutunmuş ve çilek yiyen bu ayının hikâyesinin nereden geldiğine dair birçok söylenti var. Ancak en çok bilineni yıllar yıllar önce şehirdeki tarlalarda gezen ayılar ve Madrid şehrinde çok bol yetişmekte olan çilekten geldiği söylemekte.

Ağaçta yetişen çilek mi olur diye sormadan duramıyor insan, Türkiye’de yok diye hiçbir yerde de mi yok sandınız? Sol Meydanında bir heykeli bulunan bu simge ile yerli ve yabancı turistler fotoğraf çekilebilmek için birbiri ile yarışmaktadır. Ayrıca şehrin takımlarından Atletico Madrid’in de armasında bu simge bulunur.

Merak edilen mesele: Siesta!

Evet, gerçekten böyle bir olay var. İspanyol insanı hatta buna genel olarak güney Avrupalı diyebiliriz. Çalışmayı pek sevmemeleriyle bilinirler. Saat 1 dedin mi açık yer bulmak gerçekten çok imkânsız hale geliyor. Peki, ne mi yapıyorlar? Evet, birçoğu evine gidip veya iş yerinin içerisinde uyuyor, gayet ağır ağır saatlerce yemeklerini yiyor içkilerini içiyorlar. Saat 5-6 gibi tekrar iş başı oluyor. Ancak devlet kurumlarında veya bankalarda işiniz varsa daha erkenci olmalısınız, çünkü öğlen saati Siesta’ya giren bu kurumlar o gün bir daha iş başı yapmıyor. Tabi erken saatlerde gitmeniz işinizi halledebileceğiniz anlamına gelmiyor. Eğer işlerini yavaş yavaş yapmayı seven İspanyol görevliler sizden önceki sıradakilerin işini halledebilirse, işte o zaman mutlu sona ulaşabilirsiniz…

Yalnızca dünyanın en iyi takımlarından ikisine ev sahipliği yapması bakımından değil, şehrin insanının futbol tutkusu da göz kamaştırıcı. Bebekler bile ilk adımını attıktan sonra futbol topuyla tanışıyor dersek abartmış olmayız. Parklarda top oynayan ufak çocukları gözlemlerseniz o yaşta bile ne kadar yetenekli olduklarını göreceksiniz.

Zengin tarihi mirasının yanı sıra canlı bir kültür ve sanat merkezi olarak da önem taşır. Sanat, Avrupa ruhu, müzik, Latin dilleri, şarap, Don Kişot, modernizm ve de mimari Madrid’in kısa bir özeti diyebiliriz. Madrid’de Avrupa’nın en önemli avlularından biri olan Plaza Mayor’a doğru kargacık burgacık sokaklarda ilerlerken, çok renkli ama çok uyumlu bir tablonun içinde gibi hissedersiniz.

Mutlaka sanatseverler için gidilmesi gereken adres: Prado Müzesidir. Kraliçe Isabella’nın isteği doğrultusunda faaliyete geçen kültürel tesisin Juan de Villanueva tarafından tasarlanan ana binasında ayrıca aralarında Rembrant, Rubens, Van der Weyden gibi isimlerin imzalarının olduğu Flemenk, Flaman, Fransız, Alman sanatının özelliklerini yansıtan değerli eserler de sergileniyor.

Adres: Paseo del Prado, s/n, 28014 Madrid
Giriş Ücreti:15€ (en son böyleydi)
Debod Tapınağı’da ilginizi çekebilir.

Parque del Oeste içerisinde bulunan Debod Tapınağı, ilk olarak M.Ö. 2. yüzyılda Meroě Kralı Adljalamani’nin emriyle Tanrı Amun’a adanmak üzere küçük bir şapel olarak inşa edilmiş. Daha sonra tahta geçen hükümdarlar tarafından dört tarafı genişletilerek, Tanrıça İsis’e adanmış bir tapınağa dönüştürülen dini yapı, Güney Mısır’da yaşayan halkın M.S 6. yüzyılda din değiştirmeleri üzerine kapatılmış.

20. yüzyılın ortalarında Aswan Barajı nedeniyle tapınağın varlığı tehlikeye girince araya UNESCO girmiş ve Mısır Hükümeti 1968 yılında yapıyı İspanya’ya bağışlamış. Aslına uygun olarak yeniden inşa edilerek 1972’de halka açılan yapının görkemli tarihi, konuklara modeller ve duvara yansıtılan videolar aracığıyla anlatılıyor. İç kısmındaki bölümleri görmek isteyen konuklara ise 30 kişilik gruplar halinde ve yalnızca 30 dakika süreyle yapıya giriş izni veriliyor.

Adres: Calle Ferraz, 1, 28008 Madrid
El Rastro
Burada Alışveriş çok keyifli…
Ama illa ki Pazar gününe denk gelmeniz gerek.

Pazar günleri ve resmi tatillerde açılan El Rastro, Latin Mahallesi’ndeki Ribera de Curtideores ile Plaza de Cascorro’yu merkezine alan geniş bir bölgeyi kaplıyor. Gezginlerin geniş alışveriş olanaklarından yararlanmak ve kapladığı alan içerisindeki tarihi yapıları görmek için Madrid gezilecek yerler listelerine ekledikleri pazarda 1.000’in üzerinde satıcı el işi ürünlerden giyim eşyalarına, mutfak eşyalarından plaklara ve ikinci el dergilere kadar çeşitli dönemlerden kalma farklı nesnelere tezgâhlarında yer veriyor.

Madrid’te herkes aynı anda yemek yer, işe gider ya da siesta yapıp öğleden sonranın keyfini çıkarır. Yemek, İspanyol kültürünün en önemli göstergelerinden biri sayılabilir. İspanya’nın zengin alternatifleriyle lezzetli ama hep kendi kültürünün özünü taşıyan bir damak tadına sahip bir mutfağı vardır. Kendi özünden ve de tarihinden öylesine emindir ki bir öğleden sonra oturduğunuz herhangi bir kafede inanılmaz hızlı bir İspanyolca’yla dünyayı kurtarmaya çalışan insanlar arasında bulursunuz kendinizi.

Zaman kavramı altüst olmuş gibidir bu kentte. Öğleden sonraki uykularla geceleri uyumayan bu kentin gecenin geç saatlerine özgü coşkusu ve dayanılmaz çekiciliği arasında yiter gider insan. Kendi zamanlarını kendileri dokur.

Madrid hem büyük bir Avrupa kenti olduğu halde doğu (arap) ile batı sentezini kotarmış bir kenttir. Emevi Uygarlığının yansımaları El Greko, Velaskes, Picasso, Dali gibi ünlü ressamların ve Gaudi gibi mimarların bu uygarlıktan ışık aldıkları besbellidir.

Avrupa’nın en güneşli, en eğlenceli ve en canlı başkentlerinden biri olan Madrid’i mutlaka görmelisiniz. En azından ufak bir hafta sonu için bile, uçuş süresi 4 saat olmasına rağmen gidilesi bir lokasyondur.

Size birkaç Tapas adresi vermek istiyorum. Eğer yolunuz düşer de uğramak isterseniz bu adresler lazım olacaktır. Benim için de yiyin :).

Taberna el Sur: Calle Torrecilla Del Leal 12, 28012 Madrid
Yeri biraz zor bulanabilir çünkü cadde üzerinde değil.

Meson Restaurante La Mi Venta: Plaza Marina Espanola 7, 28013 Madrid
Et yemekleri ağırlıkta olan menüsü ilginizi çekecek, mezeler gerçekten çok başarılı ve de o küçük yeşilbiberleri sıfır yağsız (süzülmüş) olarak sunuyorlar. Hizmet ve servis kalitesi iyi, fiyatlar da çok uçarı değil. Alt katında da modern bir mahzen var.

Rosi La Loca Taberna: Calle Cadiz 4, 28012 Madrid
Kesinlikle rezervasyonsuz gitmeyin kapıda sıra var. Burası da çok tatlı minik bir Tapas. Tavsiye ederim.

Konaklama önerileri için birçok otel ismi verebilirim elbet ama bunların hepsi de neredeyse birbirine yakın adresler o yüzden fazla lüks merakınız yoksa sadece gezilebilecek yerlere yakın adreslerde otel arayın derim. Çünkü fiyatlar ne çok az ne de çok farklı. Gran Via Caddesi ve Puerto del Sol Meydanı etrafında bir otel bulursanız şehri kolayca gezme şansınız var.

Kısa Kısa…

Tapas: Ortaya paylaşmalı gelen küçük İspanyol mezelerine verilen ad. İspanyol açık büfe kültürünün adıdır. Sadece yemeği değil sosyal bir faaliyeti de anlatır. Eskiden İspanyollar içkilerinin içine toz, sinek girmesin diye bardakların üzerine tabak koyarlarmış. Daha sonra bu tabakları içkiye yakışan mezelerle doldurmaya başlamışlar. Bu tabaklara da tapas denilirmiş.

Siesta: Öğle uykusu.

2018 İspanya Resmi Tatil Günleri: http://holidaycalendar.com/tr/ay/Nisan/2018/İspanya/Andalucía

 

#tarihtebugün

Tarihte bugün : Şair Yahya Kemal Bey (Beyatlı) Madrid elçiliğine atandı.

2 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir