KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

Diyelim ki yeni bir ilişkiniz var… Hem de çok yeni böyle fırından taze taze… Ama gene başladınız ecel terleri dökmeye. Bahaneler ilk günden başladı ve ne yapsanız da vicdanınızın esirisiniz.
Yazılarımda hem cinslerimi koruma tavrımı az biraz anladınız ama bu sefer durum farklı… Bu yazı da karşı cinsimi koruma amaçlı kalemimi aldım elime. Sakın yanlış anlaşılmasın hem cinslerimin hakları saklıdır.

Neyse kırılmak darılmak yok sonuçta hayatın gerçeklerini de bir köşe de bırakamayız.

Genelde karşı cinslerimle iyi geçinen bir kadın olduğumdan çoğunlukla da ağladıkları omuz olmuşluğum da vardır. Genellikle öyle aslında :).
Yani anlamaz olayım demek geliyor içimden ama ne yapayım işte insan yüreği :). Sanırım burada yükselenim devreye giriyor kahretsin ne yapalım, kader de sizleri de anlamak varmış diyeceğiz.
Şimdi ben bu karşı cinsimin anneleriyle olan ilişkilerine çok odaklı olduğumdan, asla direk çocukluğa falan iniyorum sanmayın baştan böyle açıklıyorum ki onlarında var haklı sebepleri demeye getiriyorum 🙂 sadece. Tamamen duygusal yani. Bu karşı cinslerimiz genel olarak aynı hataya düşüp, hayatlarını paylaşacakları kadınlar yerine sadece bir kahve içecekleri kadınları karıştırıyorlar. Hal böyleyken anlayışsızlık etmek istemem. Onları da anlayalım diyorum. Yani durum öyle hazin, öyle berbat ki göremiyorlar. Bir kahvenin 40 yıl hatırından çıkıp alıyorlar soluğu nikâh masasında. Tabii ki haksız rekabete de karşıyım. Anneleri de suçlamak istemem ama bazı anneler çocuklarını “evlenilecek kız” diye bir kız varmış gibi yetiştirdiklerinden genel de hepsi de aynı hataya düşüyor. Yani öyle evlenilecek kız falan yok herkes evlenilesi aslında da maalesef biz de kültürel olarak böylesine yanlış bir anlayış var. Namusun ölçüsü nerelerde ama bir bakıyorsunuz durum bambaşka o yüzden asla ve asla insanları yargılayıcı bir tutum içinde böyle kalıplar varmış sanmayın. Elbet bazı ölçüler var ama bunlar da vücut ölçüleri ile sınırlı değil. Erkeklerin aradıkları kadın asla evde öğrendiği bilgiler doğrultusunda olmamalı diyorum ama ne oluyor bizim karşı cins levhayı görmüyor ve hazin son.

Neyse sona gelmeden başından tutalım konuya girelim. Dediğim gibi diyelim ki yeni bir ilişkiniz var. Tuşa bastınız ama devamı gelmiyor. Yani ne yapsan, ne etsen de ne konuşacak konu, ne de paylaşacak bir ortak özellik yok. E bu durumda ne yaparsın? Tabii bizim karşı cinsler başlıyor bahanelere ama ne saçma bahaneler olmaz olsun dedirtecek cinsten. Söyle kurtul değil mi. Yok söylemiyor, söyleyemiyor ne yapsın bir taraftan kırmak istemiyor, bir taraftan da cepte dursun ağırlık yapmasın kafasına giriyor. Başlıyor diğer taraftan yalan makinesi hani inansan inanılır gibi değil. Ondan belki de artık insanların birbirine ilk günden hazır liste gibi beklentileri sunması. Neredeyse yeni tanıştığımız biri ile sözleşme yapacak durumdayız. Durum öylesine vahim.

İşte tam da burada sağ da göremediğiniz bir levha var. Köprüden önce son çıkış o levhanın adı. Girmeyin arkadaşlar uzatmayacağınız ilişkilere ve boşuna macera demeyin buna. Bir insan baştan ne ise o’dur. Herkes kendini över elbet. Hiç birini tanıyor musunuz geçmişte yaptığı hataları anlatan daha ilk görüşmeden kendini ortaya koyan. Tabii ki hayır. Bulursanız zaten yazımı okumayın direk evlenin 🙂 şaka şaka evlilik ciddi bir müessese ve artık herkesin başarılı bir şekilde yürütemediği ortak sorumluluk. Artık öyle ki yalanlar bile klişe. Yeni moda yalan bile kalmadı. Hele hele benim kanayan yaram “sosyal medya” yok mu? Ah o sosyal medya şeytanın icadı kesinlikle. Her neyse bir bakıyorsun orada her şey ortada sır yok yalan yok ya da daniskası var. Yani demek istiyorum ki artık öyle çok fazla zaman harcamadan insanları tanıyabiliyoruz. Hal böyleyken bir kahve içmekten başka bir şey paylaşmayacağınız insanlara nikâh masasının yolunu göstermeyin. Herkes kendi içinde kendine göre elbet bir eş bulur. Kimsenin vaktini boşa harcamayın hele hele kendi vaktinizi hiç.
Vakit nakittir ve bence en büyük hırsızlık birisinin boş yere zamanını çalmaktır.

Sevgili karşı cinslerim bu yazım tamamen sizi inceden düşünülerek yazılmış bir yazıdır. Kendinizi sakın ola akılsız sanmayın. Elbette hepinizin zekâsı bir kadınla yarışamayacak kadar iyi 🙂 ama sadece o kadar yani arada bir yakınınızda bir kız arkadaşınız falan varsa ona da danışın yani. Artık tek akılla olmuyor bu işler mutlaka karşı cinsinizin de fikrini sorun derim. Çünkü biz kadınlar sevabı da belayı da uzaktan görür hemen kokusunu alırız. O yüzden köprüden önce son çıkış mühim.

Anladınız siz onu 🙂

Sevgilerimle,

Merve♥

10 cevaplar
  1. Sena
    Sena says:

    “kahve içilecek kadar insan” tanımına sonsuz katılıyorum. Ve de erkek annelerinin düştükleri hataya. Süper bayıldım. Bundan sonra sıkı takipçinizim. Kesinlikle kitap çıkarmalısınız.

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir