“Hayatımıza giren herkes değerlidir; ama herkes özel değildir.
Saygı hepsine, sevgi layık olana verilir.”

Sevme Sanatı, Erich Fromm

Her şey yolunda giderken insan ne kolay güveniyor ve teslim oluyor karşısındakine. En kapalı odaları ve onların içindeki sırları açıveriyor. Güven ne güzel bir duygu karşılıklı olduğunda. İçindeki düşünceleri biriyle paylaşmak ne kadar insani. Tabii ki o güven dediğimiz, yani güvendiğimiz dağlara karlar yağıncaya kadar…

İnandığın, güvendiğin ya da o çok sevdiğin kimseler için artık böyle düşünmüyorsun. Yani birkaç saat bile olmuş olabilir hatta. Çok değil bütün bunları hayal meyal hatırladığın o an ki güvensizliğin ve inançsızlığın bir o kadar tezat bütün yaşananlara. Gereğinden fazla yüklenen bütün anlamlar aynı şekilde anlamsızlaşarak bütün inandırıcılığını tüketiyor.
Zamanla yok olması beklenen ne varsa bugün saniyeler içinde kendini imha ediyor. Oysaki insanların birbirinde bıraktıkları iyi şeyler de olmalı, her şey bittiğinde. Bugünün sevmeleri ve sıkı dostlukları kendini, kendi kuralları içinde imha ediyor.

Ne zaman karşımızdakine verdiğimiz ipleri, paha biçilmez değeriyle halka arz ediyoruz o zaman da ilk vaz geçtiği kişi biz oluyoruz. Neden ben, neden sen falan soru soru soru bitmeyen bir arbede başlıyor beyninin içinde. Aslında burada ki tek yanlış hamle, vazgeçilmez olanın sadece biz olduğunu hissettirememekten kaynaklı. İşin aslı ve özünde vaz geçilmez tek kişi biziz. Diğerleri sadece bizim verdiğimiz değer ile hayatımızda var olabilenler o kadar.

Ne yazık ki dengeler şaştı mı insanoğlu kendisi gibi görür karşısındakini de. Kendinde göremediğin kusur hep başkasında bulduğundur aslında. İnsan insanın aynasıdır sözünü bu sebepten çok severim.

İlişkilerin bütünü aynı sınavdan geçer ve temeli sağlam olan ne varsa her zaman büyüyerek yolunda devam eder. Ne kadar tevazu gösterirsen göster, karşındaki kişinin de aynı çaba ve istek ile emek vermesi ile ilişkiler sağlamlaşır. Aslında bildiğimiz ama uygulayamadığımız doğrular silsilesi bütün bunların hepsi de. Ancak sadece insanlar kendilerine verdikleri değerin tam anlamıyla taşıyıcısı olabildiklerinde bu dengeyi tutturabiliyorlar.

Günümüz ilişkileri çok iyi örnekler olarak durmasa da, aslında çok eskiden de böyleydi her şey bugün değişmedi. Değişen tek şey zamanın bile kontrol edemediği teknolojinin sadece zararlı kısmına eğilimli hale gelmemizden kaynaklı. Tek bir farkla bugün daha kolay yaşanılır ve çabuk tüketilir hale geldik o kadar.

Bugün sarıldığımıza yarın canavarca davranabiliyoruz. Dostluk ve arkadaşlık kavramlarını birbirinden ayırmak zor değil artık, aksine ilgimizi çekmiyor. Kim dost, kim arkadaş diye bir arayışın iddiası içinde de değiliz, yeter ki hayatımızdakilerden sadece alalım. Gayet tek taraflı ve sağlam tüketme üzerine kurulu yavan ilişkilerden ibaret bir hayatı herkes gerçekçi sansın diye de gereken süsü püsü ihmal etmeyelim.

Yamalı yalnızlıklar peşindeyiz kaliteli yalnızlıkları kimse umursamıyor. Arkamızda bıraktığımız ne varsa bugün hatırına bile saygı göstermiyoruz. Ondandır güven biteli çok oldu aslında. Herkesin her şeyi yapabileceğini gördükten sonra, herkesten her şeyi beklemek büyük bir evham da değil artık. Hayatımızı sahtelik ve son kullanma tarihli ilişkiler üzerine kalabalıklaştırıldığımızdan beri aslında sevginin de çok önemi kalmadı. Sevmeden bile insanların, ne kılıkları kuşanıp yaşadığını göreli çok oldu aslında belki de kabul etmek istemedik. Ama günümüz aşk-ı memnu edebiyatı haline gelen ilişkilerde ki son durum bu. Mutlaka arada derede farklı birileri vardır ama çoğunlukta mı? Asla…

Böyle hayatınız kalbiniz gibi olsun gibi temennilerle devam etmeyeceğim yazıma merak etmeyin. Sadece insanların kendi iç dünyalarında ki saklı odalarından çıkardıkları bu yapay davranışların çok uzun vadede puan toplamadığına inanın. Eğer ki başınıza üzücü bir olay geldiyse sırf bu yazdıklarıma benzer olarak, bırakın elbet su akar yatağını bulur…

Hayat bize menfaatler çerçevesinde merhaba demek zorunda kalmadığımız, kendi düzenimiz bozulmasın diye başka bir düzeni sarsmadığımız senaryolar versin. İnsan olmak kolay, iyi insan olabilmek için illa ki kötülerle karşılaşman gerek diyor dış ses. Olsun her konu başlığında gene de iyilik olsun diyebiliyorum sadece.

SEVGİLERİMLE,
MERVE♥

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir