Hayat hep öğretilerle dolu… birini koşulsuz sevdiğinizde her şeyinizi vermek istersiniz ve onun da her şeyi olmak.! ( Almak değil ) Evet ilişkiler her boyutta beklentiler ile yol alır küçük ya da büyük…
Birisini kayıtsız şartsız sevdiğinizde onu gerçek anlamda görmeye başlarsınız.

Tabii ki işin için de “gerçek sevgi” varsa, sevginin yolu asla ara sokaklara sapmaz, azı olmaz çoğu olmaz kısaca her şeyinizi onunla yaşar ve paylaşırsınız bunun aksi asla sevgiden yana değildir…
Bunu tersini savunan düşünce kesinlikle 12 burçtan biri değildir  Gerekirse nefesinizi bile feda edebileceğiniz o insan için çok fazla fedakarlık ettiğinizi düşünmezsiniz.! Fedakârlık denen yaklaşım sadece gereklilik olur ve doğru yolu, zamanını kendi bulur.
Ve de artık karşınızdakini yargılamıyor ve kalıplara sokmuyorsanız onun acılarını, travmalarını görmeye başlamışsınız demektir. Sen “o” olmaya başlarsın ve ilişkide ki mükemmel dönüşüm başlar. Aslında ilişkilerin en tatlı patikası burası bence… bu noktayı görebilen kalp “biz” olmaya başlamıştır. Merhamet duygunuz da devreye girdiyse onu derinden anlıyorsunuzdur artık. Eğer bu duygulara sahipseniz ve kendi hikâyesi olan birine derinden saygı duyabiliyorsanız kesinlikle koşulsuz bir sevgi içindesiniz.
Çok sevdiğim spiritüel bir koç olan Ram Dass koşulsuz sevgiyi oldukça iyi bir şekilde tanımlamış. Koşulsuz sevginin, diğer insanların size verdiğini iddia ettiği sevgiden çok daha farklı olduğunu söylüyor.

“Koşulsuz sevgi gerçekten hepimizin içinde vardır. Bu, içimizin derinliklerinde olan bir parçadır ancak varlığımız kadar aktif olan bir durum değildir. Bu nedenle bir sebepten dolayı ‘Seni seviyorum’ demek, ‘Beni seviyorsan seni seviyorum’ demek koşulsuz sevgi değildir. Koşulsuz sevgi hiçbir sebep ve çıkar olmaksızın sevmektir.”
Ram Dass

Aşk, gerçek birliğe teslim olma yoludur. Artık “ben” ve “sen” olmadığında olağanüstü derecede güzelleşir ve sadece “biz” olur. Daha da derin bir düzeye geçildiğinde, merhamet tamamen geliştiğinde, başkalarına da “onlar” olarak bakmamaya başlarsınız. Dinlediğiniz ve deneyimlediğiniz bu sezgisel duygu başka bir insanla nasıl birleştiğini ve kendi acılarını, neşelerini ya da umutlarını veya kendinize korku duyduğunu hissederek netleşmeye başlar.

İnsan olarak sahip olduğumuz arzuların hiç biri defo değil. Ancak bunu iyi şekilde yönetebilirsek hayat yolculuğunun ayrılmaz parçaları olabiliyor bizimle birlikte…

Ne demişler HAYAT paylaşınca GÜZEL ve de TATLI.

Paylaşılmayınca da zehri ACI geliyor maalesef.

Sadece kablolardan ibaret olsaydık sil tuşuna kolayca basılabilirdi ama daha da gerçeği var ki o güzel hisler zehirlendikçe silinen şeylerin geri yüklemesi de olmuyor maalesef İNSANIZ sonuçta… “Biz” olabildiğimiz sürece paylaşım var.
Sadece kendine yaşadığında maalesef bunun adı sürekli deri değiştirmek oluyor bir diğer şekliyle narsistik.! Ve burada artık koşulsuz sevgiden bahsetmek imkânsızlaşmaya başlıyor.

YAŞADIĞIMIZ HER AN KIYMETLİ VE ÖZEL YARIN OLMAYACAKMIŞ GİBİ SEVMELİ İNSAN BİRBİRİNİ DOĞRU YALANSIZ VE GERÇEK.!

Bütün GÜZEL Kalplerin birbirini “hayat yolunda” bulması dileğimle…

SEVGİLERiMLE,
MERVE

 

 

#merveninblogu
#lifestyleblogger
#fbblogger
#instablogger
#bloggers
#blogger
#bloggerstyle
#blogtravel
#blogging
#brightside
#travelblog
#bodypositivity
#loveyourself
#motivation
#quotes
#positivevibes

Kısa bir bilgi…
Esas adi Richard Albert olan Psikolog Ram Dass “Remember Be here Now” en önemli eseri sayılan, bunun dışında birçok esere de imza atmış, Harvard mezunu Psikoloji Doktoru. Hindistan’a yaptığı yolculuk sırasında kendisine “maharajji” olarak bilinen gurusu Neem Karoli Baba tarafından Tanrının kölesi anlamına gelen Ram Dass adını vermiştir. Ondan öğrendiklerini ve kendi araştırmalarını insanlığa yayarak onları “uyandırmayı” kendine görev edinmiştir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir