Hâlâ umut var diyorum…

Ne kadar kızıp, öfkelensem de hala dünyanın bir yerlerinde iyi yürekli insanlar var.

Malum radyo-tv-gazete yayıncılığı her geçen gün daha da içler acısı haberleri bizlerle paylaşmakta tabii bir de sosyal medya var.

Engelli bir kadına AVM tuvaletinde tecavüz, yeni doğmuş bebeğe dayak ve tecavüz, kediye-köpeğe tecavüz işkence…
Maalesef çok fazla müsait bir yerim yok küfür ve beddua etmemek için.
Sadece bu dünyada görünmeyen bir adaletin olduğuna inanıyor ve güveniyorum. Çok fazla da inancım yok hani kötüler hep kazanır terazisi malum aynı sahne hep. Acaba bir tek ben miyim bu kadar sızlanan söylenen tabii ki değilim ama elden bir şey gelmeyince sanırım sızladığımla kalıyor gibiyim.

Her neyse geçenler de bir yerde gördüm uzunca bir video, izlerken de katıla katıla ağladım.

Zavallı çaresiz bir köpek, küçücük bir kuyuya sıkışıp kalıyor mu yoksa birileri mi onu oraya atıyor orası soru işareti. Yetkililer geliyor hayvanı uğraşa uğraşa çıkarıyorlar oradan. Çıkardıkların da zavallı köpeğin yüz bölgesi komple kurtçuklarla dolmuş ve yok olmuş denebilir. En azından ben video da yüzünü göremedim yüzü yoktu.

Her neyse linki zaten paylaşacağım izlemek isteyen buradan izleyebilir.

3 aylık uzun bir bakımdan sonra videonun en son sahnesinde köpeğin son halini görüyorsunuz. O kadar mutlu oldum ki garip bir his işte hala güzel insanlar var dünyada. Hala birileri birilerinin yaşam hakkını kendi iradesiyle almıyor. Öyle kötü bir durumdaydı ki gerçekten ötenazi kaçınılmaz bir karar olabilirdi çoğu hekim tarafından ama o hekimler bunu yapmadılar. En çok ta bu sevindirici zaten. Biri yaşamdan kopmuş olabilir, ölmüş bile olabilir ama mucizelere inanmak lazım.

Her şey aniden değişebilir, sevginin iyileştiremeyeceği şey yok.

Kendimi hayvan sever değil de hayvanları sevmeyenleri sevmeyen olarak görmeye başladım artık… Ne yapsam ne uğraş içine girsem mutlaka bir anormal ile karşılaşıyorum ve işte böyle videolar izleyince de seviniyorum içim kıpır kıpır oluyor.

Hep söylüyorum her şey ailede başlar ve bunu çoğu anne-baba kabul etmese de bu gerçekten kanıtlanmış bir gerçek. Maalesef anne-baba figürü geçmiş zamanların da yaşadığı travmatik anılarını çocuklarına aktarıyorlar ve bazısı bu konuda gerçekten çok acımasız.

Nasıl korkunç bireyler yetiştirdiklerinin farkında olmamaları bir yana gelecekte yapacakları ya da işleyecekleri bir suçun zeminini aslında kendileri veriyorlar çocuklarına.

Bunun için ilköğretim ve lise dönemlerinde çoğu okulda aile bilgilendirme programları hazırlanıyor. Bu yüzden çocukla ilgili olmak ona istediklerini alabilmek değil ondan önce saygı ve sevgiyi çok ama çok iyi öğretmek gerekiyor.

Bu arada bu zavallı köpişi iyileştiren sanırım Hintliler. İlerleyen zamanlar da bununla ilgili bir şey paylaşacağım ben hala çok gülüyorum J İyi ki Hintliler var seviyorum onları.

Link:

https://www.facebook.com/Veinsanlar/?pnref=story

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir