#SEVDİM

Geçenler de bir arkadaşımın sosyal medya hesabında paylaştığı bir paragraf dikkatimi çekti… Ben de dayanamadım alıntı yaptım. Sonra kime ait olduğunu öğrendiğimde tabii asla şaşırmadım… Kimi kendine idol görür ve o olmak istersin? Mutlaka bunun bir karşılığı vardır herkes için…

Benim için de öyle biri var ki bu söz ona ait tabii ki…
#MERLY STREEP
Orijinal ismi ile MERLY LOUISE STREEP

Kendisi Yengeç burcu aleminden gelmektedir bazen düşünüyorum bu burç kardeşlerimi neden bu kadar çok seviyorum diye… Benimle aynı delilik seviyesinde olmaları sanırım ruhuma iyi geliyor.

Gel gelelim bu muhteşem satırlara…

Kırklı yaşlardan sonra farkındalıklarım…
“Bazı şeyler için artık sabrım yok; ukala biri haline geldiğim için değil, aksine hayatımda artık beni mutsuz eden ya da üzen şeyler ile vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim bir noktaya ulaştığım için… Laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere ve hangi türden olursa olsun talep ve beklentilere artık sabrım yok. Benden hoşlanmayan insanları memnun etmeye, beni sevmeyen insanları sevmeye ve bana gülümsemeyen insanlara gülümsemeye yönelik arzumu kaybettim. Artık yalan söyleyen ve beni yönetmek isteyen insanlara bir tek dakika bile harcamak istemiyorum. Oyunların, ikiyüzlülüğün, sahtekârlıkların ve ucuz övgülerin olduğu ortamlarda bulunmak istemiyorum. Çok bilmişliğe ve akademik ukalalığa tahammülüm yok. Aynı şekilde boş dedikodulara da bulaşmak istemiyorum. Uyuşmazlıklardan ve karşılaştırmalardan nefret ediyorum. Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan bir dünyaya inanıyorum, bu nedenle katı ve toleransı olmayan olan insanlardan kaçınıyorum. Arkadaşlıkta sadakatsizlikten ve ihanetten hoşlanmıyorum. Birisine nasıl iltifat edileceğini ya da cesaretlendirmek için ne diyeceğini bilmeyen insanlarla bir arada olamıyorum. Abartılar beni sıkıyor ve hayvanları sevmeyenleri kabullenmekte zorlanıyorum. Ve her şeyin de üzerinde, sabrımı hak etmeyen hiç kimseye sabrım yok”.

40 lı yaşlardan sonraki farkındalıklarını paylaşmış Merly Streep bir röpörtajında… Ama o kadar güzel ifade etmiş ki hani okuyan herkesin bir şekilde kalbine ve ruhuna dokunduğunu düşünüyorum bu satırların.

Henüz 40 lı yaşlarımda değilim ama erken upgrade olanlar grubunda sayılırım belki 40’lı yaşların fizyolojik etkilerini taşımıyorum o kadar ama geri kalan her duyguyu ve değişimi erken hissetmeye ve fark etmeye başlayanlardan olarak bu satırların çok ama çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Arkadaşlıklar 30 lu yaşlarda daha da anlamı ve bir o kadar da sabır ister hale geliyor. Yaşıtlarınızı anlamakta güçlük çekiyorsanız mutlaka siz en az 5 adım ileride anlayamadıklarınız sizden 10 adım geri de demektir. Hal böyle olduğunda özellikle hem cinslerimde ki arkadaşlık kriterleri hep bu yaşlarda şekilleniyor ve öyle de gidiyor.

Hayatımızda bizi mutsuz eden, aşağı çeken kimseye yer bulamaz hale geliyoruz aslında sabrımız bitiyor birbirimize. Bencilleşmeye başlıyoruz arkadaşlıklarımıza. Ama ben buna iyi bencilleşme olarak bakıyorum çünkü normal hayatımda asla bencil olmayı beceremeyen biri olarak bari artık arkadaşlıklarım da hak ve evet/hayır deme özgürlüğümü kullanmamın zamanının neredeyse geçiyor olduğunu da fark ediyorum. Buna benim bencil olduğum konusunda yaklaşım gösterenler de zaten sadece kendilerini duygusal ve egosal olarak beslemeyi bıraktığım için böyle görüyorlar. Etki=Tepki meselesi.

Yine haksız eleştiri ve destek adı altında yıpratıcı ve yıkıcı yaklaşımları olan bu insanları anlamak için aslında çok ta uzun zamanlar geçmesine gerek olmadığını anlıyorsunuz. Ne derler “balık baştan kokar” misali. Her insan mutlaka defolarından birkaç anekdotla gelir hayatınıza. Başta sevimli gelen bu kişinin olumsuz ve kabul görmeyecek tavırları batmaz çünkü insan birini tanımak ve sevmek gayretindeyken olumsuz olanı asla görmez. Gören de zaten unu elemiş, eleğini asmış olandır.

Maalesef hala eleğimi asmama zaman olduğu için, en az kalp kırıklığı ve hayal kırıklığı ile o günleri görürüm diyorum…

“I no longer have patience for certain things, not because I’ve become arrogant, but simply because I reached a point in my life where I do not want to waste more time with what displeases me or hurts me. I have no patience for cynicism, excessive criticism and demands of any nature. I lost the will to please those who do not like me, to love those who do not love me and to smile at those who do not want to smile at me. I no longer spend a single minute on those who lie or want to manipulate. I decided not to coexist anymore with pretense, hypocrisy, dishonesty and cheap praise. I do not tolerate selective erudition nor academic arrogance. I do not adjust either to popular gossiping. I hate conflict and comparisons. I believe in a world of opposites and that’s why I avoid people with rigid and inflexible personalities. In friendship I dislike the lack of loyalty and betrayal. I do not get along with those who do not know how to give a compliment or a word of encouragement. Exaggerations bore me and I have difficulty accepting those who do not like animals. And on top of everything I have no patience for anyone who does not deserve my patience”.

Meryl Streep

2 cevaplar
  1. Burcu
    Burcu says:

    süper…
    çok güzel bir yazı. hislerime tercüman olmuşsunuz..

    blogunuz da çok güzel olmuş…

    takipteyim.. sevgiler. 🙂

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir