Yazılar

ALMA-ATA
ÜŞÜMEYİ TEK SEVDİĞİM YER SENSİN
bir de elimde değil

#winteriscoming😂

Hani Rus Ülkelerine falan çok bayıldığımdan değil de tabii haksızlık etmemek gerek zevkler ve renkler konusu… Ama ben burayı nedensizdir çok seviyorum, soğuktan nefret etsem de Kazakistan’ı ve özelliklede Almati’yı ayrı tutuyorum yahu…
Mutlaka gittiğiniz yer sizde güzel anılar bırakmışsa güzel hatırlanır bu kaçınılmaz… Hatıralar adı üstünde yangın yeri bile olsa her zaman sana güzel hatırlatacaktır orayı ;)…

Bir bakalım neresiymiş burası…
Almatı, Almaty eski adıyla (Alma-ata) Kazakistan Cumhuriyeti’nin eski başkentidir. Kazakistan’ın 2.000.900 nüfuslu ve en büyük şehridir. 1854 yılında Ruslar tarafından sınır kalesi olarak kurulmuş aslında bu şehir. Orta Asya’nın en kozmopoliti olarak bilinse de orada hala ilerleyemeyen kültürel farklılıklar var aramızda.
1991 yılında Kazakistanın Sovyetler Birliğinden ayrılıp bağımsızlığını kazanmasıyla Almati hızlı bir değişim içine girdi de denebilir.
Çin sınırına yakın olduğu gerekçesiyle yani tamamen siyasi sebeplerle başkent statüsünü kaybetmiştir…

Ne Zaman Gitmeli…
Özellikle kış ayları oldukça soğuk olan Almaata için en iyi ziyaret edilecek zamanlar bahar ayları! Bu tabii ki kişisel bir seçim bence yaz ya da kış fark etmez. Yaz aylarında hava sıcaklığı ortalama 22 derece, kış aylarında ise -8 derecedir. Kıta iklimine sahip Almaata’da gündüz ve gece sıcaklığı arasında önemli farklar olur. Özellikle kış aylarında geceleri hava sıcaklığı -26 derecelere kadar düşebilir. Sırf bu yüzden yaz mevsiminde gitmeyi tercih edebilirsiniz elbet… Ama inanın ki o lapa lapa yağan kar bile öyle güzel yakışıyor ki buraya aslında her şey yerinde güzel… Kış sporları için şehre gidecek ziyaretçiler Kasım ayından Nisan ayına kadar kar bulabilirler.

Nerede Kalınır?
Ben her gittiğimde Rixos Almaata’da konakladım. Ve itiraf ediyorum gördüğüm en harika şehir otelidir. Rixos’ların zaten kendine özgü bir klası var tabii ona söz etmiyorum ama burası başka bir otel başka bir hava…

Uçaktan indikten sonra sabaha karşı otele varıyorsunuz kahvaltınız hazır hani minnoş bir tabak hayal etmeyin asla koskoca bir açık büfe o saatte varan misafirler için hoş geldiniz diye sizi bekliyor. Hatta sabah 05.00 diyelim varış saatiniz sizi bekleyen bir sushi bar bile var… siz düşünün.

Acıktım!!!

Hayvancılık burada çok gelişmiş olduğundan Kazakların yemekleri daha çok etli yemeklerden oluşuyor. Süt ve süt ürünlerini de bu sebeple bolca ve çeşit çeşit bulabilirsiniz. Bunun dışında mantı, pişi, samsa gibi hamur işi ve börekleriyle de hemen her yerde karşılaşabilirsiniz.
Kazakistan deyince ilk olarak akla at eti geliyor. Evet, şehirde at eti diğer et türlerinden çok daha makbul! Özel olarak kesip yemek için at besliyorlar. Tabi ki diğer etlere göre çok daha pahalı.
Meşhur yemeklerinin arasında başı “beşparmak” çekiyor. İsteğe göre at eti ya da diğer etlerden hazırlanan bu yemek, et ve et suyu ile haşlanmış bir çeşit yufka ile yapılıyor. “Kazi” ve “Chuzhuk” dedikleri at etinden yaptıkları sucukları, “Kurdak” denilen kavrulmuş koyun sakatat ve yağlarından yapılmış bir et yemeği de yöresel yemekler arasında yer alıyor.

👉Manga Sushi
👉Alasha
👉Cafe M👉👉ehd-Al
👉Rixos Hotel güvenle gidilebilecek yerlerden…

En önemli yerel içecekleri ise kısrak sütünden mayalayarak ürettikleri alkollü bir içecek olan Kımız!
Bu yöresel yemeklerin dışında İtalyan, Fransız, Çin, Özbek, Rus mutfağı gibi çok fazla çeşitte restoran bulabilirsiniz.

Nereye Gidilir?
Almatı cami, katedral, kilise gibi insan yapımı eserler görebileceğiniz gibi muhteşem dağlık ve yeşillik bölgelerinde piknik, dağ yürüyüşü, dağcılık yapabileceğiniz bir yer. Öte yandan kış turizmi ile ön planda! Kasım ve Nisan ayları arasında şehri ziyaret ederseniz şehirdeki kayak merkezlerinde spor da yapabilirsiniz.

Şelaleler, göller gibi doğal manzaralı bölgelerini gezebilir, teleferikle şehrin yüksek yerlerinden manzara seyredebilirsiniz.

Şehirde birçok tiyatro, opera ve bale gösterisi izleyebileceğiniz sanat merkezleri de çoğunlukta!

 

Gece Hayatı!!!
Almaata’nın gece hayatı Orta Asya’nın en iyisi olarak bilinir. Güneş batarken gençler sokaklarda ellerinde dürümler ve biralarıyla sokaklara dökülür. Hafta sonları daha da hareketlenen eğlence merkezleri hafta içi biraz durgundur. Yine de şehrin canlı bar kültürü nedeniyle hafta içinde de eğlenecek birçok yer bulabilirsiniz.

Bunlar kaynak bilgiler tamam ama katılıyor musun diye sorarsan sonunaaaaa kadar diyorum… 😉
Hayatımın en güzel gece gezmelerini burada yaptım hatta yanlış zaman yanlış kafa desek asla kıskanç olmaz erkek arkadaşımla bile giderdim…

Dostyk caddesinde yer alan Guinness Pub, hem yerli halk hem de yabancılar için oldukça popüler bir yer. Giriş ücreti alınmayan bu mekânda dünya mutfağından seçmeler tadabilir, ithal bira içebilir ve canlı müzik dinleyebilirsiniz.

Bunlar dışında Cuba, San Siro, Chukotha, Esperanza, Soho Club gece vakit geçirmek için tercih edebileceğiniz mekânlar arasında yer alıyor.

Esperanza bunların en iyisi desem haksızlık etmiş olmam asla… Mekân içinde 3 ayrı mekan daha var ve her mekanın içinde de ayrı özel vip girişler var. Diğer mekânlardaki müzikler main-hall yani esas ana alanda ki müzikle asla karışmıyor zaten en güzel özelliği de bu olduğundan bana Frankfurt’taki Cocoon Kulübü hatırlatıyor.

Mutlaka bir gün geri gitsem gene gider gene eğlenirim öylesine özlüyorum…
Bazı mekânlarda kıyafet kontrolü yapıldığını da hatırlatalım. Gideceğiniz yeri önceden araştırmanızda fayda var. Almaata’da bazı gece kulüplerine girebilmek için oldukça şık olmanız gerekebilir.
Asla unutmayın!!! Kazak diyerek geçmeyin onlar kültürel olarak yer yer çoğu din ve kültüre göre sizi şaşırtabilirler. Gece hayatı ve beklenilen müşteri kalitesi de bir o kadar özel bazı mekânlarda o yüzden yanınızda mutlaka iyi kıyafetler olsun derim…

Haydi, Paraları Harcayalım Canikommm…
Alışveriş derseniz işte orada çok tatmin olmuş bir yabancı değilim sanırım standartları zorlama konusunda tepeden bakıyor olmamla alakalı ancak dürüst olalım mağazalar öyle de vauwww değil maalesef… Şehirde ayrıca üst marka mağazaların olduğu Silk Way City, Mega Center Almaata ve Ramstor alışveriş merkezlerini de gezebilirsiniz.

TsUM adı verilen bir diğer alışveriş merkezinde ise giyim, çini ve cam hediyelik eşyalar, kozmetik ürünler bulabilirsiniz. Burası birçok küçük mağazan oluşan bir alışveriş kompleksi. Geleneksel takılar, süs kılıçları, kürk şapkalar gibi yerel hediyeler almak istiyorsanız şehir merkezinde yer alan TsUM’u mutlaka ziyaret edin. Belki burası ilginizi çekebilir.

Kazak ya da eski Sovyet ülkelerinden gelen sanatsal ürünlerle ilgileniyorsanız Tengri Umai’ye uğrayın. Bunun dışında bu tip ürünleri Kasteev Ulusak Müzesi, Almaty Sanat Merkezi ya da Rysbek Akhmetov Sanat Galerisi’nde de bulabilirsiniz.

Ama önermeden geçemeyeceğim ben tesadüfen keşfetmiştim. Baykal Gölünden çıkarılan mineraller (tuz) kullanılarak yapılan efsanevi Votkası. Ve benim vazgeçilmezim kömür hapı bolca alınır eşe dosta hediye edilir. Sonra bir sürü insanın duasını alırsınız. Nerede kullanıyorsun bunu Merve diye soruyorsanız eğer lütfen linki takip edin…👇🏻

http://www.diyetz.com/aktif-komur/

Ulaşım…
Burada bir olay daha var ki sizi çok şaşırtacak eminim… Şehirde tabii ki taksi var ama taksi dışında da sivil sürücüler de taksi olabiliyorlar yani bu çok doğal. Yolda el işareti yaptığınız da önünüzde duran ticari olmayan bir araçla da gayet rahat bir şekilde anlaşmanız halinde dilediğiniz yere gidebilirsiniz…

Önemli Bilgiler🕵

Para Birimi: Kazak Tengesi (KZT) kullanılmaktadır.
100₺ – 9.388 KZT ye denk gelmektedir.
Ülkede dövizle alışveriş pek yaygın olmadığından giderken yanınıza alacağınız Amerikan Doları ya da Euro gibi dövizleri döviz bürolarında bozdurmanız gerekiyor. Fiyat karşılaştırması yapmayı unutmayın.
Resmi Dil: Kazakça ve Rusçadır.
Saat Farkı: GMT+4
Din:Müslüman

Türk Konsolosluğu: Türkiye ile Kazakistan arasında imzalanmış bulunan vize muafiyeti anlaşması çerçevesinde vatandaşlarımız 30 günü aşmayan seyahatleri için Kazakistan’a vizesiz olarak gelebilmektedir. Kazakistan’da daha uzun süreyle ikamet etmek isteyen vatandaşlarımızın bulundukları ülkedeki Kazakistan temsilciliğine giderek amacına uygun vize başvurusunda bulunmaları gerekmektedir.
Başkonsolosluk Santral: +7 727 278 41 65
Acil Durum Nöbetçi Telefon Numarası: +7 701 971 62 80
Konsolosluk Şubesi: +7 727 278 4176

Türk Hava Yolları ve Pegasus’un Almaata’ya direkt seferleri bulunuyor. Atlasjet, Air Astana, Transaero Havayollarını tercih etmek isteseniz Moskova ya da Aktau üzerinden aktarmalı olarak şehre gidebiliyorsunuz. Direkt uçuşlar yaklaşık 5,5 saat sürüyor.

Unutmayın;
1 Ocak – Yılbaşı,
22 Mart – Nevruz- Bahar Festivali,
1 Mayıs – Kazakların Birlik Günü,
9 Mayıs – Zafer Bayramı,
30 Ağustos – Anayasa Günü,
25 Ekim – Cumhuriyet Bayramı ,
16-17 Aralık – Bağımsızlık Günü Kutlamaları
TATİLLLLLLL!!!!!

Kaynaklarım
http://almati.bk.mfa.gov.tr/ShowInfoNotes.aspx?ID=127557
https://www.enuygun.com/ucak-bileti/almati-sehir-rehberi/
http://www.diyetz.com/aktif-komur/
http://almaty-tr.rixos.com/</p>

Şimdiden İyi Tatiller Diliyorum 😉
Yanınıza Sıkı Sıkı Kalın Kıyafetler Alın…
Sevgiler
Merve😘

Afrika’nın İncisi Cape Town

Çok küçüktüm herhâlde 8 yaşlarındaydım bir komşumuz vardı Güney Afrika’da yaşıyorlardı ve hep çok büyük köpek balıkları olduğundan bahsederlerdi… İşte çocukluk ne bilirsin ki ileride bütün kıtayı gezeceksin… Köpek balıklarını her şeyden çok seveceksin.

Güney Afrika’dan bahsedelim biraz… Güney Afrika Cumhuriyeti, Afrika kıtasının güney ucunda 22°10′-34°55′ güney enlemleri ile 16°30′-32°55′ doğu boylamları arasında yer alan ülkedir. Güney Afrika Cumhuriyeti, Afrika’nın güneyinin yaklaşık yarısını kaplar. Bu enlemi boylamı ne yapacağım diye soranlara verecek bir cevabım yok gerçekten.

Güneybatısında Atlas Okyanusu, güney ve doğuda Hint Okyanusu, kuzeydoğuda Swaziland, Mozambik ve Zambiya, kuzeyde Botsvana, kuzeybatıda Namibya ile çevrili olan Güney Afrika Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde, topraklarının Ortadoğu kesiminde Lesoto Devleti bulunmaktadır. Dünyada, ırk ayrımının en şiddetli bir şekilde vuku bulduğu ülke olması ile tanınmaktadır.

http://Kaynak: Güney Afrika hangi kıtadadır? https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/412572-guney-afrika-hangi-kitadadir.html#ixzz4hz4cJEX0

Cape Town şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Güney Afrika, ekvator çizgisinin güneyinde yer aldığından iklimler Türkiye’nin tersidir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Cape Town ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 16.9’dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 853 mm. 20.9 sıcaklıkla Ocak yılın en sıcak ayıdır. Temmuz ayında ortalama sıcaklık 12.8 olup yılın en düşük ortalamasıdır. Yılın en kurak ve en yağışlı ayı arasındaki yağış miktarı: 119 mm Yıl boyunca ortalama sıcaklık 8.1 dolaylarında değişim göstermektedir.

İlkbahar ayları: Eylül, Ekim, Kasım Yaz ayları: Aralık, Ocak, Şubat Sonbahar ayları: Mart, Nisan, Mayıs Kış ayları: Haziran, Temmuz, Ağustos

Yaz aylarında ortalama sıcaklık 30 derece civarıdır. Kış ayları rüzgârlı ve çok nadiren sıfırın altındadır.

Şehirler

Yaz Kış

Bloemfontein (Free State)

29,0 ° C 18,5 ° C

Cape Town ( Western Cape)

24,0 ° C 22,6 ° C

Durban (KwaZulu-Natal)

25,5 ° C

22,6 ° C

Johannesburg (Gauteng) 24,7 ° C

18,0 ” C

Kimberley (Northern Cape) 32,0 ° C

20,0 ° C

Nelspruit (Mpumalanga) 28,5 ° C

23,0 ° C

Pretoria (Gauteng) 27,5 ° C

21,0 ° C

 

Farklı soy ve farklı ırklardan gelen yaklaşık 50 milyon insanın vatanı olan Güney Afrika’da İngilizce ve Afrikans dillerinin yanı sıra, Xhosa, Sotho, Venda, Tsonga, Pedi, Shangan ve Ndebele yerli dilleriyle birlikte 11 resmi dil kullanılmaktadır. Bu yerli diller birbirlerine ancak Almancının İspanyolca’ya benzediği kadar benzerler.

Turistlere zengin kültür yelpazesinin ilk ipuçlarını veren bu dil çeşitliliği eşsiz bir ülke olan Güney Afrika’nın bu sıfatı hak ettiğinin en önemli belirtisidir. Güney Afrika Avrupa kültürünün geleneklerle kesiştiği, küresel akımların eski törelerle omuz omuza verdiği, güneyin kuzeyle, doğunun batıyla kaynaştığı bir ülke…

Kültür köylerindeki sergilerde görebileceğiniz el sanatları, yöresel yemeklerin hazırlanışları ve izleyeceğiniz yerel dans ve törenler, Güney Afrika’nın kırsal kesimlerine ait geleneksel yaşama açılan pencereler olacaktır. Eğer seçiminiz Johannesburg’un dış kesimlerindeki büyüleyici Soweto’ya yapılacak bir gezi ise, derme çatma kulübe ve mütevazı evlerin hemen yanı başında muhteşem malikâneleri de görme şansını elde edecek, caz kulüpleri ve meyhanelerden yayılan gizemli ruhu ve enerjiyi hissedeceksiniz.

Gökkuşağı Ulusu

Güney Afrika ‘nın gökkuşağı ulusu az sayıda San üyeleri (Bushman’lar); Sotho,Tsvana ,Tsonga’lar; Venda’lar; Hintiler, Afrikaanlar, Ingilizler konuşan ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen göçmenler ile değişik kökenlerden gelen diğer halklardan oluşur.
http://www.southafrica.org.tr/

Dünyanın En Güzel İnsanlarının Olduğu Yere Gidiyorsun… Bu cümleye dikkat edin çünkü gerçekten öyle… İnsan Mozaiği çıkıyor karşınıza sırf o da değil, doğayı sevenler için rengârenk bir yelpaze sizi bekliyor o zaman… Öncelikle herhangi bir kıyaslamaya girmek istemem ama kendi şehrimden daha güvenli olduğunu söyleyebilirim. Ama illa ki okyanusta yüzeceğim, telleri aşacağım, kafes dalışını kafessiz yapacağım diyorsanız böylesi yüzen köpişler dünyanın hiçbir yerinde yok bilginiz olsun. Kafes dalışından sok dakika dönmüş biri olarak söylüyorum…

Tabii Güney Afrika ilk düşündüğünde “hadi gidelim” destinasyonu olmuyor. Belki Afrika, belki o belli belirsiz yanlış intiba yüzünden. Kötü bir ün sahibi maalesef ama Güney Afrika’nın karanlık tarihi artık sadece kitaplarda… Fakirlik ve zenginliğin en uçlarda yaşandığı bu ülkede Afrikalılar Avrupalılar tarafından yıllarca ezilmiş, sömürülmüş ve ayrıştırılmış. Doğal olarak siyah halk bunca sömürü yüzünden açlığa ve fakirliğe isyanlarından beyazlara nefret duymuşlar. Bu yüzden uzun yıllar bu karanlık tarihe ev sahipliği yapmış. Mutlaka gidilmeli mutlaka görülmeli yerlerden biri olduğunu bastıra bastıra söylüyorum. Gerçi dünyanın her yeri ayrı güzel, her yeri ayrı kendine has ve öz. Ne aradığına, ne beklediğine bağlı. Bana hep sorarlar filanca yere gitmişsindir nasıl, iyi mi, gidelim mi? Ben hep şunu söylüyorum yolculuğunun adını ne koyduğuna bağlı… Tatil mi, iş mi, keşif mi, gezi mi, fotoğraf mı, meditasyon mu? Hangisisin ona göre bir yer seçmek en mantıklısı.

Güney Afrika Cape Town yolculuğu İstanbul’dan 13 saat sürüyor…Hani daha uzunlarını da gördüm bu bir şey değil demiyorum tabii. Ancak yolculuktan keyif almanız adına artık Türk Hava Yolları çok keyifli bir seyahat sunuyor size o yüzden bu süre sizi korkutmasın sakın.

Genel olarak Cape Town seyahatlerim hep Kasım-Aralık-Ocak aylarında olmuştur o yüzden Kıştan yaza gitmek psikolojisiyle valizimi hep mutlulukla hazırlamışımdır. Size tavsiyem rüzgârlı günleri ve dağ yürüyüşlerini dikkate alarak yanınıza mutlaka hafif kalın bir şeyler alın  tecrübeyle sabit.

Peki, Cape Town’da Neler Yapılmalı?

Masa Dağı- Table Mountain

1503 yılında ilk kez Portekizli bir pilotun tırmandığı Masa Dağına ismini veren de aynı kişi. Portekizce Taboa da caba yani Cape’in Masası anlamına gelen bu dağ ismini şeklinden alıyor.


Masa Dağı; dünyanın 7 doğal harikasından biri, şehrin de simgesi. Alp Dağlarından, And Dağlarından hatta Himalayalar’dan bile daha eski bir tarihe sahip. Üç km uzunluğunda düz bir zirveye sahip olması nedeniyle Masa Dağı ismini almış. Gerçekten de uzaktan bakınca dağ bir masayı andırıyor. Zaman zaman dağın tepesini bulutlar kaplıyor ve zirve gözden kayboluyor. Zirveyi kaplayan bu bulut için de “masa örtüsü” benzetmesi yapılıyor. Masa Dağı, yaklaşık 2,200 çeşit bitkiye, 1,400 çeşit floraya ve dünyada sadece burada yaşayan Heleophrynidae isimli bir kurbağa cinsine ev sahipliği yapıyor.

Masa Dağı’na Waterfront’tan binebileceğiniz kırmızı tur otobüsleriyle hop-on & hop-off ile ulaşabilirsiniz. Tur otobüsleri hem şehri kolayca gezmeniz yardımcı olacaktır. Dağın zirvesine aynı anda 65 kişiyi taşıyabilen bir teleferikle çıkılıyor. Gezginlerin en çok fotoğraf çekebildiği nokta desem… Bu manzara gerçekten kaçmaz! Teleferiğin bir özelliği de kendi etrafında dönmesi; bu sayede yerinizi değiştirmek zorunda kalmadan 360 derecelik bir seyir şansını yakalıyorsunuz.

Buraya kadar sizi leylekler getirmedi kalkın helikopterle bir de kuş bakışı gezin şu güzel şehri. Yazı dilinde ki anlam ve mana size ağır gelmesin elbet bir seyahat her şeyden önce maddiyatla çok ilişkili buna zaten sözüm yok sadece imkânlar dâhilinde rahatsanız diye söylüyorum mutlaka bir de şehir yukarıdan görülmeli. Göremezseniz de üzülmeyin zaten Cape Town şehri manzarasını izlemek için yeterince doğal tepe ve yüksekliğe sahip.

V & A Waterfront dendiğinde…
Ben mesela çok mutlu oluyorum. Sanki bir 100 metre geride yazlık evimiz var da ben niye seviniyorsam. Burada çok şeker bir anım var paylaşamadan duramam. Şimdi benim yolum bir gün Güney Afrika’ya düşer ve tabii bir Türkün ulaşılması zor hayali nedir? Diye sorsalar asla köpek balıklarıyla dalmak değildir sanırım. Neyse ben aşırı motive ve kendinden oluşmuş doğal heyecanımla kendimi marina da zencilerle pazarlık yaparken buldum. Sonra bir baktım benden başka kimse yok. 3 tane zenci ve ben. Dedim bu iş böyle olmaz başkası yok mu falan dediler ki şu an da belirlenmiş bir tur yok. Neredeyse tamam gidelim diyeceğim yani. Tabii her zaman olduğu gibi orada da aklıma en son gelen yani sorulması gereken ilk soru oluyor o da. Dedim ki bu dalış yapılan yer kıyıdan ne kadar uzaklıkta? Cevap:2 saat. Ben tabii iyi günler diyerek kaçtım… Zaten elinden imzalı kâğıt alıyorlar bir de tanımadığın adama pasaport kopyanı veriyorsun. O yetmiyor 2 saat gidiyorsun üstelik can güvenliğin yok, tek başınasın, zaten kendi başına bir tekneyi kiralamak çok maliyetli falan derken dedim ki Merve kalk evine dön deli misin kızım. Niye yalnız başınasın derseniz çünkü orada bunu yapmak isteyen bir deli vardı o da bendim diğer arkadaşlarım yanıma yaklaşmadılar bile. Ama içim de o kadar büyük ukde ki hala istiyorum, hala yapacağım diye hayallerim var. Artık çoluk çocuk dalarız bilmiyorum. Ayrıca Waterfront çok güzel bir alışveriş merkezi var bir de kocaman bir dönme dolap bilginiz olsun ve çeşit çeşit seafood restaurant’larla çevirili. Güney Afrika şarabı içmenizi de ayrıca tavsiye ederim. En lüks oteller Waterfront etrafında denebilir. Ama ben gene de bir alternatif olarak ev kiralamanızı öneririm.

En renkli bölge Bo-Kaap… Müslüman halkın yaşadığı bölge Malay Quarter olarak biliniyor. Birçok milletten Müslümanın yaşamasına rağmen çoğunluğu oluşturan Malezyalılar sebebiyle bu adı almış. Bölgenin yemekleri çok meşhur. Evleri ise asıl önemli özelliği. Müslümanlar renkli karakterlerini yansıtmak için evlerinin dışını parlak, fosforlu ve canlı renklere boyamışlar ve ortaya bu güzel bölge çıkmış… Bo-Kaap’ı hop-on hop-off’un 2 günlük turunu alanlar ücretsiz olarak yapılan yürüyüş turuyla gezebiliyorlar.

Cape Town için diğer yapılacaklar listesindeki aktivitelerden en popüler olanı yürüme sporları. Kişiden kişiye ve yol alternatiflerine göre çeşitli zorluk dereceleri olan dağda en kısa süren yol 3 saatlik mesafeden oluşuyor. Eğer bütün yürüme yollarını tamamlayacaksanız sadece bunun için 1 haftanızı ayırmanız gerek. İkinci popüler alternatif ise, dağcılık. Farklı zorluk derecelerinden oluşan yamaçlarda sert tırmanma stili olan “trad climbing” yani her türlü emniyet aleti dağcı tarafından yerleştirilen spor deniliyor ki bu da diğer popüler aktivite denebilir.

Diğer yapılacak aktivitelerde fokların yaşadığı Houtbay Adası mutlaka görülmeli diyebilirim… Ünlü Chapmans Tepeleri ve Atlantik Okyanusu ile Hint Okyanusu’nun birleştiği nokta olan ünlü denizci, kâşif Vasco de Gama’nın geçtiği Ümit Burnu’nu ve Cape Point’teki dünyanın en yüksek fenerini ve Boulders Beach’teki penguenleri görmenizi tavsiye edebilirim. Afrika kıtasının en uç noktası olan Ümit Burnu, Cape Town’a bir saatlik uzaklıkta bulunuyor.

Peki Nerede yenir???
The Roundhouse Restaurant ben burayı çok sevmiştim. Burada ki his aynı menüsünde de yazdığı gibi “home is where the heart is…” Rezervasyon yapmadan gitmeyin. Tel:021 438 4347
Savoy Cabbage Restaurant burasıda snop mekânlardan biri yemekleri çok lezzetli. Çalışma saatlerini kontrol edip çıkıp gidin şansınız varsa masa bulabilirsiniz. Yoksa rezervasyon yapmanızı önereceğim.
Signal Restaurant burasıda Waterfront bölgesinde bulunan çok şık mekânlardan biri.
Pepenero Restaurant

Son olarak konaklamadan hiç bahsetmedim farkındayım çünkü birden fazla otel de kaldım o yüzden en güzel şurası demek için bu satırları en sona ayırdım.

Cape Town Marriott Hotel Crystal Towers konumu ve kendisi için kelimelerim kifayetsiz kalır diye makyajsız övüyorum bu oteli.
Belmond Mount Nelson Hotel Masa Dağı manzaralı harika bir otel neredeyse bütün odalarından rahatça görebileceğiniz gizemli bir manzaraya sahip. Spa bölümü muhteşem. Odaları çok konforlu ve en sevdiğim oda bölümü banyosunda ki küveti…
The Commodore burasıda bir başka sevdiğim ve huzuru hiç değişmeyen bir otel. Waterfront için sadece 5 dakika yürüme mesafesinde.
Cape Town Hollow konum olarak harika, çalışanları da güler yüzlü.

En sevdiğim kısım Safari turu… Bunun için Johannesburg ya da Nairobi yazısında görüşürüz artık diyorum çünkü Safari için bundan daha güzel bir seçenek bulabileceğinizi düşünmüyorum.

Afrika kültürünü daha yakından tanımak için seyahatinizi mutlaka çok ince detaylandırmalısınız. Yukarıda da bahsettiğim gibi yolculuğunun adını ne koyduğuna bağlı… Tatil mi, iş mi, keşif mi, gezi mi, fotoğraf mı, meditasyon mu? En önemli ayrıntı bu bence. Buradan sonra bu kıtayı ister ortasından, ister batısından, ister güneyinden başlayarak keyifle gezebileceğinizi düşünüyorum. Yine söylüyorum bu kültürü yakından tanımak gerçekten başka bir farkındalık kazandırıyor bir zaman sonra yarattığı fark sayesinde bakış açınızı nereye çevirirseniz çevirin buranın sizde bıraktığı kültürel iz kolay kolay silinmiyor.

Para Birimi:Rand (sembolü: R; ISO 4217 kodu: ZAR) Güney Afrika Cumhuriyeti’nin para birimi. 1TL- 3.6516 ZAR

Saat Farkı: Türkiye ve Güney Afrika arasında sadece 1 saat fark bulunmaktadır. Türkiye Güney Afrika Saatine göre 1 saat ilerdedir.

Vize İşlemleri: Türk vatandaşları Güney Afrika Cumhuriyeti’ne yapacakları 30 güne kadar ikamet süreli seyahatlerinde vizeden muaftır.

#visitcapetown
#musttovisit
#gocapetown
#southafricamemories

İyi Yolculuklar

Güzel Uçuşlar olsun diyorum şimdiden.

Sevgiler

Merve

İlk önce tabii ki canım Vikipedim’den derin ve narin bilgileri sizlerle paylaşmak için müsaadenizle diyorum…

Seyşeller (Seyşeller Kreyolu: Sesel; İngilizce: Seychelles; Fransızca: Seychelles) ya da resmî adıyla Seyşeller Cumhuriyeti, Hint Okyanusu’ndaki 115’in üzerinde adadan oluşan ada ülkesi. Afrika’nın doğusunda, Madagaskar’ın ise kuzeydoğusunda yer almaktadır.
Adaların, 1505 yılında Portekizliler tarafından bulunduğu sanılmaktadır. 1768’de Fransızlar tarafından işgâl edildi. 1794’te Büyük Britanya Krallığı yönetimi altına girdi. 1810’da bir İngiliz kolonisiydi. 1814’te Paris Antlaşması’yla tam olarak Birleşik Krallık’a verildi. 1903’te Birleşik Krallık’a bağlı bir koloni hâline geldi. 1976 yılında bağımsızlığını elde etti. Bir yıl sonra askerî bir darbe yapıldı ve France-Albert René yönetimi ele geçirdi. 1979’da ilan edilen yeni anayasa ile tek partili bir devlet oldu. France Albert René 1989 seçimlerini de kazanarak üçüncü defa başkan oldu. 1977’deki darbeden sonraki ilk çok partili seçim 23-26 Temmuz 1992’de yapıldı. Seçimin amacı anayasa taslağını hazırlamakla vazifeli 23 kişilik bir komisyonun üyelerini tespit etmekti. Anayasa teklifi 15 Kasım 1992’de halk oylamasına sunuldu ise de %60 barajını aşamadığı için kabul edilmedi.

Mevkii itibariyle Hint Okyanusunda ve Madagaskarın 1200 km kadar kuzeydoğusunda ve Zengibar’ın yaklaşık 1600 km doğusundadır. Yüzölçümü yaklaşık 493 km2dir. Bu yüzölçüme 92 ada ve adacık, mercan ve granit ada ve kayalıkları dâhildir. Bu adaların en büyüğü 142 km2lik Mahé Adasıdır. Diğer önemli adalar; Praslin, La Digue, Silhouette, Destroches ve Aldabradır. Adalar, granit ve genellikle volkanik türde olup, dağlık bir arâziye sâhiptir. En yüksek nokta Mahé Adasındaki Morne Seychellors Tepesi olup, yaklaşık 900 metredir.

Takımadalar ekvatora çok yakın olmasına rağmen, iklim, güneydoğu alizeler sebebiyle ılımandır. Hazirandan kasım ayına kadar bu ılık iklim devam eder. Mahé Adasında sıcaklık aşağı yukarı 24 °C ilâ 29 °C arasında değişir. Başşehir Victoria ve çevresine düşen yıllık yağış miktarı yaklaşık 2300 mm kadardır. Bu rakam yüksek bölgelere gelince artar ve hemen hemen 3550 mmye kadar ulaşır. Ülkede genellikle kaplumbağa, guano ve kıyılarda da köpekbalığı bulunur.

Ülkenin nüfûsu yaklaşık 71.000’dir. Nüfus yoğunluğu 157’dir. Yıllık nüfus artışı %2 dolayındadır. Nüfûsun %60’tan fazlası gençtir ve şehirlerde yaşayanlar aşağı yukarı %37 civarındadır. Nüfusun etnik yapısını Creoller meydana getirir. Creoller, Fransız asıllı olup Louisianada ve İspanyol asıllı olup Karaip Adalarında doğmuş ve buralarda yaşamış kimseler demektir. Bunlar esas îtibâriyle Fransız, İspanyol, Asyalı ve Afrikalı insanların birbirleriyle kaynaşması netîcesi meydana gelen melez insanlardır. Halkın çoğu katoliktir. Ayrıca bir miktar Müslüman, Protestan ve Hindu da mevcuttur.

İngilizce ve Fransızca resmî dillerdir. Bunun yanı sıra Fransızcanın değişik bir şekli olan Créole dili de yaygındır. Başkenti Victoria’dır. Okuma-yazma oranı %60 civarındadır.

Ve son olarak;
Ülke ekonomisi esas olarak tarım ve turizme dayanır. Ayrıca tüketim malları ihracatı da önemli bir gelir kaynağıdır. Ülkede yetişen başlıca tarım ürünleri; muz, tatlı patates, manyok ve bunun ürünü nişasta, kokonat ve vanilyadır.

Ülkenin en önemli endüstrisi gıda endüstrisidir. Ayrıca deniz ürünleri önemli bir gelir kaynağıdır. İşçi gücünün %19’u tarımda, %20’si mâdencilik ve inşaatçılıkta, %14’ü kamu sektöründe ve sosyal hizmetlerde, %11’i de lokanta ve hotel işletmeciliğinde istihdam edilir.

İthâlat ve ihrâcatını daha çok Birleşik Krallık, Fransa, Güney Afrika, Yemen ve Pakistan ile yapar. Başlıca ihraç ürünleri şunlardır: Kurutulmuş hindistancevizi içi, tarçın, sabun ve parfüm yağı, vanilya ve balık. Diğer önemli gelir getiren kaynaklar ise guano, kaplumbağa kabuğu, köpekbalığı yüzgeci ve balık ürünleridir.

Ulaşım sistemi yeterli olup ülkenin en gelişmiş şehri ve limanı başkenti Victoria’dır.

Hepiniz bekleriz…

Teşekkürler Vikipedi… 🙂

Sıra bana gelsin artık…!

Yıl 2015 Aylardan Mart güzel bir sebep ile iş için Seyşeller’e uçuyoruz… Tabii iş içinde sürekli tatil yapma imkânım sayesinde çevremde ki eşim, dostum benden nefret etse de bir o kadar da ilginç buldukları hayatımı eleştirip duruyorlar… Oturduğun yerden para kazanıyorsun, oh hayat sana güzel, gene hangi tropik adaya gidiyorsun yazık ne sıkıcıdır sana artık vb. salak salak gizli hayranlık içeren eleştiriler bir ara yazarım…

Günlerden bir gün bir e-posta geliyor ve ben bu muhteşem Ada’ya doğru havalanıyorum…

Can çıkar huy çıkmaz demişler, tabii ki iyi demişler ancak öyle bir takıntılıyım ki, otel öncelikli araştırdığım konu olduğu için, bütün önemli bilgilerden önce otel araştırmaları yapıldı. Meslek hastalığı diyelim bu duruma, zamanla ve deneyimle sabit olan, şirkete güven doğrultusunda karşımıza öyle oteller çıkmışlığı vardır ki bu konu da sazı elime aldığımdan beri herkesin huzuru ve mutluluğu barizdir.

Ne kadar laf etseler de odanın kapısı ilk açıldığı an gördükleri manzara hep “feel like at heaven” kıvamındadır.

Neyse geliyorum o en sevdiğim otele…

Varır varmaz muhteşem karşılamaları ve misafirperverliklerini gördüğüm anda anladım ki harika bir otel seçmişim. Yazımın devamında bilgilerini paylaşacağım.
Zaten şu anda resmi bayrak taşıyıcı şirketimiz Türk Hava Yolları’nın yeni hatlarından biri olarak Seychelles diye araştırma yaptığınızda ilk karşınıza çıkan otel Savoy Resort&Spa oluyor ki burası Seychellerde kalabileceğiniz hem en uygun ,hem de en uygun kıstasının içinde ki en lüks otel oluyor. Önceden sahipleri Araplar olan bu otel artık Ruslara ait o yüzden de lüksünden ve konforundan şüphe etmeyiniz. Yine Airbnb sitesinden de bütçenize en uygun evi seçebiliyorsunuz.

Otel neden güzel? Diye sorduğunuz da buna verilecek tek cevap inanılmaz temiz ve okyanusun sadece 50 metre gerisinde kalıyor bu yüzden de hem konum, hem lüks, hem temiz ve kolay ulaşılabilir olması ve son olarak fiyatının çok uygun olması burayı tercih sırasının en üstüne getiriyor.

Diğer ada otellerini araştırdığınızda karşınıza çıkan fiyatlar sizi şok etmesin çünkü Seycheller konaklama konusunda son derece lüks hizmet anlayışını size veren bir destinasyon.

Bu konu da çok araştırma yapmış biri olarak aklımda kalan ve bir sonraki tekrar eden Seycheller tatilimde ki alternatiflerim olacak bir kaç Oteli size tavsiye edeceğim…

⇒Eden Island Luxury Accommodation
Mahe Adası’nda bulunan Eden Island Luxury Accommodation, başkent Victoria’ya sadece 5 km mesafededir. Tesise 400 metre uzaklıktaki Eden Plaza’da çeşitli mağaza ve restoranlar mevcuttur.Eden Island, tamamı modern bir dekora ve mobilyalara sahip olan mutfaklı bir dizi konaklama birimi sunmaktadır. Birimlerde klima, salon alanı, uydu TV ve dizüstü bilgisayar kasası vardır. Tüm modern birimlerde mutfak bulunmaktadır. Tesiste 4 özel plaj, 2 yüzme havuzu ve bir tenis kortunun yanı sıra su sporları olanakları ve tur masası mevcuttur. Tesis bünyesinde veya çevresinde balıkçılık, yürüyüş ve dalış gibi bir dizi aktivitenin keyfini çıkarabilirsiniz. Bu tesis, Seyşeller Uluslararası Havaalanı’na 6,5 km uzaklıktadır.


⇒Hotel Le Duc de Praslin
Bu tesis plaja 3 dakikalık yürüme mesafesinde. Cote D’or beyaz ve kumlu plaja sadece 2 dakikalık yürüyüş mesafesinde yer alan Hotel Le Duc de Praslin, tropikal bir bahçe, spa terapi havuzu ve 2 restoran sunmaktadır.Zarif dekore edilmiş oda, süit ve dairelerde klima, düz ekran TV ile çay-kahve yapma imkanı sağlanır. Bir teras veya balkon bulunmaktadır. Geniş dairelerde ayrıca bir mutfak mevcuttur.Konuklar, plaj yanında konumlanan ve taze deniz ürünleri servis eden Café des arts Restaurant’ta yemek yiyebilir. Otelin ana restoranı Le Dauphine’de Creole ve uluslararası mutfaklardan lezzetlerin tadına bakabilirsiniz. Bar, kokteyller ve serinletici içecekler ile hizmetinizdedir.
Vallée de Mai Doğa Koruma Alanı 4 km uzaklıktadır. Otelde araba ve bisiklet kiralama hizmetleri verilmektedir. Bölgede yapılabilecek diğer faaliyetler arasında şnorkelli yüzme, balıkçılık ve dalış sayılabilir.

http://www.leduc-seychelles.com
https://www.agoda.com/tr-tr/praslin-island/


⇒Four Seasons Resort Seychelles
Kannel Restoran, öğle yemeklerinde dünya mutfağı, akşam yemeklerinde ise Asya ve Creole mutfağıyla hizmet verir. ZEZ restoranda günlük spesiyallerden oluşan uluslararası bir kahvaltının yanı sıra alakart seçenekler mevcuttur, akşam yemeğinde ise modern Akdeniz menüsü servis edilir. ZEZ Lounge’da kokteyller, şaraplar, taze yapılmış sushi ve sashimi sunulur. Kannel Bar’da ise gün boyunca hafif atıştırmalıklar, meyveli içecekler ve kokteyllerin tadını çıkarabilirsiniz. Otel 4 yaşında.

⇒Kempinski Seychelles Resort
Mahé’nin güneyinde, seçkin bir bölgede, ünlü Baie Lazare’de yer alan Kempinski Seychelles balkon ya da teras içeren lüks odalar ile hizmet vermektedir. Tesis açık yüzme havuzu ve spa olanaklarına sahiptir.Kempinski Seychelles Resort’un geniş odaları modern ahşap mobilyalarla şık bir biçimde dekore edilmiştir. Klimalı birimlerin tümünde balkon veya terasın yanı sıra uydu TV, iPod yuvası, çay-kahve yapma imkânı ve minibar mevcuttur.
Café Lazare, açık büfe kahvaltı ve temalı açık büfe akşam yemekleri sunmaktadır. L’Indochine geleneksel yemeklerden oluşan bir seçki ile hizmetinizdedir. Windsong Bar’da kokteyl ve atıştırmalıkların tadını çıkarabilirsiniz. Planter’s Lounge and Bar ise her akşam canlı müzik sunmaktadır. Tesisin olimpik havuzu yorgunluk atmak için ideal bir yerdir. Fitness tutkunları için havuzun bitişiğinde modern bir spor salonu vardır. Şnorkelli yüzme ve kano gibi aktivitelerin keyfini çıkarabilirsiniz. Spa bünyesinde 6 terapi odası mevcuttur. Seyşeller Uluslararası Havalimanı’na arabayla 30 dakikada ulaşılabilir.


⇒Hilton Seychelles Labriz Resort & Spa / Silhouette Island
Silhouette Adası’nda bulunan Hilton Seychelles Labriz Resort & Spa, özel teraslı ve tam donanımlı geniş villalarıyla hizmet vermektedir. Tam donanımlı bir spa merkezi bulunan tesiste tropikal palmiye ağaçlarıyla çevrilmiş bir sonsuzluk havuzu da vardır. Tesisin tüm villalarında kaliteli nevresimler, düz ekran TV, DVD oynatıcı ve kanepe bulunmaktadır. Bazı odalar Hint Okyanusu manzaralıdır. Hilton Seychelles bünyesinde 7 restoran ve kafe bulunmaktadır. Sofistike bir ortamda servis edilen, Fransız esintili İtalyan ve Japon yemeklerinin ve yerel lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz. Bar Lo Brizan’da canlı eğlence gösterileri ve tropik kokteyller sunulmaktadır. Konuklar Hilton Seychelles’in 5 yıldızlı PADI dalış merkezinden yararlanabilir ve adanın renkli resiflerini keşfedebilirler. Yemyeşil bitkilerin bulunduğu, kayalık bir bölgede yer alan bu otelin yakınlarında çeşitli yürüyüş parkurları vardır. Hilton Seychelles’in Çocuk Kulübü, 4-12 yaş arası çocuklar için özel olarak tasarlanmıştır. Düğün ve etkinlik olanakları da mevcuttur. Hilton Seychelles Labriz Resort and Spa’ya arabayla 20 dakikalık mesafedeki iskeleden 35 dakikalık bir tekne yolculuğu ile Seyşeller Uluslararası Havaalanı’na ulaşabilirsiniz. Talep üzerine ve ek ücret karşılığında havaalanı servisi de sunulmaktadır.

⇒Banyan Tree Seychelles / Takamaka
Bu tesis plaja 1 dakikalık yürüme mesafesinde. Mahe’nin güneybatı kıyılarındaki Intendance Körfezi’nde yer alan Banyan Tree Seychelles, konuklarına özel yüzme havuzlu ferah villalar ve plaja doğrudan erişim imkânı sunmaktadır. Tesiste fitness merkezi, tenis kortu ve spa olanakları bulunmaktadır. Banyan Tree Seychelles, Seyşel mimarisini modern bir dekorla birleştiren lüks bir şekilde döşenmiş villalarla hizmet vermektedir. Hint Okyanusu’na bakan klimalı villaların her biri uydu TV ile donatılmıştır. Tesisin restoranında çeşitli yerel ve uluslararası yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz. Saffron’da Tay mutfağı ve Güneydoğu Asya spesiyaliteleri, La Varangue’de ise pizza ve hafif atıştırmalıklar sunulmaktadır. Konuklar sonsuzluk havuzunun kenarında meyve kokteyllerini yudumlarken dinlenebilir ve ardından yoga seanslarına katılabilir ya da tenis oynayabilir. Dilerseniz yamaçlardaki lüks çardaklardan birinde spa uygulamalarını deneyebilirsiniz. Otel çevresindeki bölge, dağ bisikleti gezisi, şnorkelli yüzme ve kano gibi bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Tesis bünyesinde ayrıca ücretsiz bisikletlerin yanı sıra araba kiralama hizmeti de sunulmaktadır.

Yani ister Airbnb mantığı ile ister lüks bir tatil kısacası Seyşeller size bütün bütçe olanaklarını sunuyor. Mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biri.
Ben Maldivleri de çok seviyorum ama ada turizmi dendiğinde Hint Okyanusu tercihen Seyşeller derim. Ölmeden en az 50 kere daha gitmem gereken bir yer olarak iyi ki varsın Seyşeller. ♥

#besttimetovisit
http://travel.usnews.com/Seychelles/When_To_Visit/
⇒Ne zaman en iyi zaman dersek…
Nisan/Mayıs – Ekim/Kasım en güzel zamanlar. İnanın zaman dursun isteyeceksiniz o kadar güzel ve doğallığından zerre kaybetmemiş bir bölge ki İnsan yerleşmek için düşünmüyor değil…

#thetop10thingstodoinSeychelles
Seyşeller’de Yapılacak 10 şey…
⇒Açık Hava Aktiviteleri

Neden?
Yüzmeyi seviyorsunuz herhâlde ki böyle bir destinasyon düşündünüz… Şaka bir yana harika olan Hint Okyanusunun en eşsiz tarafında kaldığı için denizi inanılmaz güzel ve buna oranla günlük tekne turları düzenleniyor. Klasik bildiğimiz Halk turu bunlar. Fiyatları da bizim paramızla aşağı yukarı 150 TL civarında.

Yine Açık Hava Aktivitesi olarak doğa yürüyüşlerine katılabilirsiniz tabii sıcak altında yürümekten ne kadar hoşlandığınıza bağlı bu. Yukarıdan harika bir manzara elde edebilir ve unutulmaz fotoğraflar çekebilirsiniz.

 

⇒Su sporları Seyşeller’de çok popüler… Özellikle #diving dalış turlarına katılıp ulusal koruma altına alınmış doğa parklarında muhteşem bir dalış deneyimi elde edebilirsiniz.

Turistik ve Simgesel yerler denildiğinde… Balık kokusuna dayanabilen gezginler için burası Seyşeller Adasının en güzel ve kendine göre en büyük olan Pazarı. Sabah erken saatlerde gitmek daha çok balık çeşidi görmek için en uygun zaman. Muz reçeli yapıyorlar ben çok beğenmiştim tadı başka bir lezzet bizim reçellerimize göre sanki ama güzeldi. Gene tropik yağlar ve vanilya tozu bulabileceğiniz, bize göre tropik meyve çeşitlerinin bulunduğu renkli bir Pazar.

 

             

#clocktower
⇒Victoria Saat Kulesi

Victoria Saat Kulesi kendine has bir ihtişamı ve bu ulusu eve çağıran insanlara bir şey ifade eden bir geçmişi barındırıyor. Seyşeller’deki saat kulesi anlamak için, ulusun kendisini anlaması gerekir.

#yemeiçme
⇒Ben bu konuda biraz olumsuzum maalesef… 2 defa halk arası sokaklar ve caddelerde bir yer bulup yemek istedim ancak çok lezzetsiz ve kötüydü. Kalan zamanı sadece otelimde yiyerek geçirdim. Sanırım burada oteller her yere göre en iyi hizmeti vermenin dışında çalıştırdığı mutfak ekibi olarak en iyi şeflerle çalıştığından sadece otel restoranları iyi.
Beau Vallon’da pizza ve pasta turistlerin gözdesi olunca her yerde en çok bunlar var tabii ama bunu da iyi yapmak diye bir şey var neyse ben çok tatmin olmadım ama pizza ve makarnayla idare edilir.

20.03.2015

Buralarda mutlaka güney Afrika şarabı içmenizi öneririm.

Yerel halkın tercihi ise bu plajın köye yakın olan tarafında sahilde kurulan barbekülerde genelde tavuk kanat ve but satan teyzeler, gençler görebilirsiniz… Yanında körili pilav da alabiliyorsunuz. Yani pilavı ve içeceği ile toplam masrafınız 8 tl yi geçmez. Köyü plajdan uzak kalan polis karakolu tarafında ise süper marketler bulunuyor. Buradan içecek ve yiyeceklerinizi bakkal fiyatına alabilirsiniz.

Bar ve eğlence hayatını sevenler Seyşelleri baştan hiç tercih etmesinler çünkü sadece Mahe değil tüm adalarında ortamlar orta yaş üstü fransız dinginliğine göre şekillendirilmiş. Burada en büyük eğlence akşamüstü gün batımında biranızı alıp sahilde oturmak. En geç saat 10-11 gibi de herkes yatağa. Ya da arkadaş grubuyla gelmiş zenciler kendin pişir kendin ye havasında son ses müzik açarak genelde hafta sonları buralarda eğleniyorlar. O eğlenceler de saat 12 ye doğru yerini sessizliğe bırakıyor.

 

#ulaşım
Ulaşım taksi ve birkaç otobüs ile yapılmaktadır. Havaalanında 24 saat açık gümrüksüz butik, banka, döviz büroları, bar & restaurant mevcut. Trafik sol taraftan işler. Genelde 18 kişilik minibüsler havaalanı ile şehir arasındaki ulaşımı sağlar. Otobüs ve minibüs fiyatları çok uygun. Mahé ve Praslin’de 135 adet taksi vardır. Taksilerin ücretleri devlet tarafından kontrol edilmektedir. Adalarda yollarda sürat 65 km şehir içlerinde ise 40 km ile sınırlıdır. Ülkesel ehliyetiniz ile araba kullanabilirsiniz. .

Mesela biz bunu yaptık ve gerisin geri arabayı iade edip otelimize geri döndük çünkü #yapacakbirşeyyok…

Fotoğraf için tamam, Adayı kısa bir keşif için tamam ama dahası zaten suyun üstünde… Burayı ziyaret ediyorsanız bütün bölgeyi tekne turları ile keşfetmenizi öneririm.

#incredibleislands
Tekne turu ile yoldayız kafamız karışık çünkü saatini son dakika yakalayıp hiç seçme şansımız kalmadan bir tanesine katıldık…

Hangi adalara gider nerelerde durur bilmiyoruz neyse dedik bu da günün sürprizi olsun bize…
İlk durduğumuz ada L’Islette Island…

22.03.2015

Meşhur reality Show Big Brother’ın Rus versiyonu olan Dom bu adada çekiliyormuş. Biz gittiğimizde de ada da telaşlı bir çekim vardı. Açıkçası güzel fikir yani… Ada’nın arka tarafına dolandığınızda inanılmaz bir manzara çıkıyor karşınıza her yer bakir turkuaz mavi… Suyun üzerinde bir tane bile kir, çöp yok… Ben de burada dalış yapmıştım ve evime kendi topladığım mercanları taşımıştım… Allah bilir kaç kg taşıdım ama hala masamın üstünde en güzel anılarımın hatırlatıcısıdır onlar…

DOM TV SHOW

İkinci durduğumuz nokta Ste.Anne Marine National Park idi. Burası da koruma altına alınmış envai çeşit balık türünü dalarak görebileceğiniz muhteşem bir ada…

 

22.03.2015 NATIONAL PARK SEYCHELLES

STE.ANNE MARINE NATIONAL PARK SEYCHELLES

Tavsiyem buraya gelmeden önce yani çok önce biletinizi alın ve rezervasyonunuzu yapın. Son dakika fiyatlarıyla burası çok ünlü bir bölge dolayısıyla daha makul fiyatlarla da kalabilmeniz mümkün iken şansınızı fazla zorlamayın derim. Bir de buralara kadar gelmişken sadece Seychellerle kalmayın Mauritiusu görün derim. Çünkü direk AirSeyşeller ile karşılıklı seferleri var. 2.35 dk. uçuş süresi.

 

⇒Unutmadan Vize Ülke girişinde alınıyor.
⇒Seyşellerde geçerli para birimi rupe’dir.
1 SCR – 0.28 TL
1 USD – 13.48 SCR
⇒Şehirde herhangi bir sağlık problemi yok. Gitmeden önce özel bir sağlık uygulaması (aşı, tahlil vs.) istenmiyor.

İYİ TATİLLER…

 

HUZURLU İNSANLARIN ADASI
BALİ

Ezan sesleri arasında Hinduizm rüzgârı kesinlikle kolay bir eşleşme değil ve her haliyle o puslu havayla uyum içinde olması kendine hayran bırakıyor. Evet, vardığımız ilk nokta Cakarta.

İstanbul Atatürk Havalimanından Endonezya’nın Başkenti olan Cakarta’ya 14 saat uçtuktan sonra varıyorsunuz. Cakarta-Bali arası iç hat uçuş süresi ise 1.20 dakika sürüyor. Normal şartlarda varış saatini takiben Endonezya’nın yerel havayolu olan Garuda Indonesia ile Bali Denpasar Havalimanına gitmek en çok tercih edilenlerden.

Ben Jakarta’da 1 gece konakladıktan sonra gitmeyi tercih ediyorum. Çünkü İstanbul-Cakarta arası zaten yeterince uzun bir uçuş olduğu için öncelikle üst üste uçmamayı istemediğimden kalmayı tercih ediyorum bir ikinci sebebi de Jakarta zaten kendine has, güzel ve hoş bir şehir.

Geçtiğimiz yıllarda da birçok kez mesleğim sebebi ile Cakarta’ya gitme şansım olmuştu, o zamanlarda da fazlasıyla gezmiştim.

Gerçekten Cakarta’nın gezmek ve görmek için çok çok güzel yerleri var. Mutlaka Bali programı yaptığınızda burası için 1 ya da 2 gün ayırın derim. Öncelikle Güneydoğu Asya’nın en kalabalık şehri olmakla birlikte dünyanın da 12.büyük şehridir.

Cakarta ismi Sanskritçe bir kelimedir ve “zafer” anlamına gelir.

Sanskritçe öğrenmek tabii ki hayalimiz orası işin ütopik kısmı, oraya sonra bir bakarız derin konu ne de olsaJ ve bu dili ilk konuşanlar da Hintliler olduğu için konuyu oraya bağlamadan take-off diyorum J zaten Hinduizm olacak içimiz dışımız…

MERHABA TANRILARIN BÜYÜLÜ ADASI

Avusturalya’nın kuzeyinde ve Malay takımadalarının güneyinde kalan Küçük Sunda Adaları’nın batısında yer alan Endonezya’ya bağlı bir ada olan büyülü, güzel ve inanılmaz huzurlu Bali’ye hoş geldiniz.
Başkenti Denpasar olan Bali’nin batısında Java, doğusunda Lombok Adası yer alır.
İyi ki varsın en derin ve uzun uzadıya bilgi bankam
#vikipedi…
Ne kadar uzun bir coğrafi cümle oldu.
Meditasyon sever insanların fazlasıyla seyahat ettiği bir lokasyon olduğundan ben biraz dışında yazmaya çalışacağım ama şehrin kendisi zaten medite.

Bali’yi bölge bölge düşündüğünüzde tek bir lokasyonda kalmak içinizi sızlatacağından, ister sahil şeridinden ister en orta noktasından konaklamaya başlayabilirsiniz.
Tabii ki birden fazla konaklama seçeneği mümkün ve burası hem fiyat hem kalite olarak diğer adalara göre oldukça uygun ve mutlu ayrılabileceğiniz standartları size sunabiliyor.

Tabii bir de daha lokal yaşamayı deneyimlemek adına da tapınak ev tiplerini de kiralamak mümkün. Zaten Bali Adası ve Balililer size her şekilde hayatta daha az şey yaparak daha sıradan ve mutlu yaşamanın aynası oluyor.
Metropol yaşam tarzını hayatımızın bir parçası yapmış olsak bile ister istemez buradan etkileniyor insan.

Seminyak – Jimbaran – Uluwatu – Ubud burada ki diğer lokasyonlara nazaran daha pahalı ve turistik bölgeler. Marka otellerin hüküm sürdüğü ve daha tatil köyü havasında geçirmek isteyenler için çok fazla çeşitli seçenek bulunmakta tabii ki buralarda da uygun yerler var ama zevk ve tercihler doğrultusunda karar vermek mümkün.


Nusa Dua daha uygun fiyatlı otellerin yer aldığı bir bölge olarak bilinir. Ekonomik oteller Kuta bölgesinde de bulunabiliyor ve daha genç jenerasyonun tercih ettiği bölgeler olarak geçer.

Bu sebepten herkes kendi lüks ve konfor tercih sıralamasına göre konaklama yapabilir. Ben kendi tatilimi ilk gidişimde 4 farklı otel ve bölgede yaptım.

Seminyak Beach bölgesiyle başlamak iyi bir tercih diye düşündük ve adapte olmak adına da 3 gece orada geçirdik. Seminyak daha turistik ve kalabalık bir bölge.

Giyim için muhteşem dükkânlar var ve her biri tasarım markalar. Fiyatlar çok uygun hatta uygundan da öte ucuz. Alışveriş ve eğlence daha yaygın bu bölgede ve bana Bodrum merkezi anımsatmıştı ilk gidişimde çok bayılmamıştım çünkü hem çok sıcak hem de çok kalabalıktı nefes alamadığımı hatırlıyorum. Ama tabii ki Spa’ların müthiş etkisini de unutmamak lazım çünkü hemen hemen her gün masaj yaptırmak mümkün ve çok ucuz. Bu yüzden insan hemen rahatlama moduna geçiş yapıyor.

Kısa süreli masajlar gezerken verdiğimiz molalar da vazgeçilmezim. Yeme-içme sanıldığı gibi bela bir durum değil. Çünkü herkes Uzakdoğu denince korkunç fikirler üretiyor aslında orada birçok yere göre daha seçenek olduğunu söylesem hiç te haksızlık etmiş olmam. Fişi çekip 30 senedir Bali’ye yerleşen de var, kendi vatandaşının açtığı İtalyan Lokantası da var. Ne aradığını ne yemek istediğini bilmek en önemlisi çünkü ne istersen o çıkabilir cinsten karşına. Bu sene kebapçı bile gördüm

Kısaca inanılmaz keyifli ön yargılı olmamak lazım.

UBUD…
İkinci bölgemiz vazgeçilmez Ubud tabii ki. Benim için çok ama çok özel bir yer hem kendimi iyi hissettiğim, kafamı boşaltabildiğim hem muhteşem fotoğraflar yakalayabilme şansınız çok yüksek hem de insanlar çok mutlular.

Gülümsemeyen bir tane insan yok. Yüzlerine bakıyorsun telaş yok acele yok sonra kendime soruyorum neden biz bu seviye de olamıyoruz cevabı da net aslında. Neyse memleket sorunlarını Bali Adası güzelliğine karıştırmayayım…
Özetle İnsanların mutlu ve huzurlu olduğu yerde kavga, kargaşa olmuyor. Korna sesi bile duymuyorsun ki gerçekten berbat bir trafik ve sürücü potansiyeli var. Buna rağmen korna sesi gürültü kirliliği yok. Arınmaya gideceksen biraz uzak ama Bali kesinlikle mutlu, huzurlu, sağlıklı bir kaçış noktası.
#şiddetletavsiye
#visittobali

Sürekli tapınan, adanan insanlar etrafta her sokak başında ya da bir evin önünde o tütsü kokusu. Sessizlik ve sakinlik, adım başı masaj salonları, hediyelik eşyacılar, motoruyla şoförlük yapanlar ya da taksi olmak isteyen şirin güler yüzlü Balililer.

Bali her açıdan, her türlü tatil planına hizmet ediyor etmesine ama Balayı için en çok tercih edilen yerlerin başında olmasını anlayabiliyorum çok ta mantıklı zaten. Ama gezmek derseniz, keşfetmek, havayı koklamak, kendinden bir şeyler bulmak evet orası yine Bali.






Dediğim gibi burada gezmek görmek adına yapılacak çok şey var. Bunların en başında günlük turlar geliyor. İsteğinize göre rafting, atv, doğa yürüyüşleri, dalış, tapınak gezileri gibi dilediğiniz aktiviteye katılabiliyorsunuz.

Son gidişimde rafting yapmıştık ve inanılmaz eğlenceli idi, kamera taşımadığım için pişman oldum. Ayung River – Ubud rafting için muhteşem bir havaya sahip bütün nehir duvarları el oymalarıyla dolu inanılmaz bir görsel şölen sunuyor. O kadar basamak aşağı indikten sonra nehir boyunca sağ ve sol duvarlarda gördüğüm bu el oymalarıyla yapılan heykeller beni inanılmaz etkiledi. Gerçekten bu yüzden Ubud bambaşka bir yer evet Bali’nin her yeri özel, her yerinin kendine has bir duruşu var ama Ubud gerçekten mistik bir yer.

 




Pirinç tarlalarında bitmeyen yürüyüşler, tarlalarda çalışan insanları izlemek onların harika karelerini çekebilmek ayrıca güzel ve #mutlaka yapılması gerekenlerden.

Yine günlük aktivitelerden biri kuş parkları bazıları hayvanat bahçelerinin içinde de var ama sadece kendine has kuş parkları var mutlaka oraları da görmek gerek.

Luwak Kahvesi için Luwak çiftliği var, Luwak kedilerinin kendilerini görebiliyor ve kahve tadımı yapabiliyorsunuz bence en özel yerlerden biride Luwak Coffee Farm.

Bu kediler buraya tedavi amaçlı getiriliyormuş aslında resimdeki kediler oldukça hasta onlara bir şekilde kahvenin oluştuğu bitki yedirilip dışkılarından da Luwak Kahvesi yapılıyor. Kulağa ne kadar antipatik gelse de koyu ve esanslı kahve severler için gerçekten lezzetli. Ayrıca da çok pahalı hani dışkıdan yapılıyor hadi be canım deyip geçmeyin sakın inanılmaz pahalı bir kahve. Zaten bu hayvancık doğada gerçekten çok zor yakalanan bir cins hem çok hızlı koşuyor hem de vahşi. Luwak kedileri en çok karayılan sokmasında ölüyor ya da zehirleniyorlarmış. Çiftlikteki kadınla bıktırana kadar sorduğum için ne de olsa ben bir hayvan sever gene dokunmak istedim kucağıma almak falan tabii ki mümkün değil zaten çok hasta zavallıcıklar… Hastalıkları kahvenin içinde her hangi bir mikrop üretmiyor bu arada çünkü tedavi de ediliyorlar bu arada aynı yarasa gibi gündüzleri kör olurlarmış sadece gece görürlermiş.



Veeeeeee Maymun Ormanları 😛 en çok eğlendiğim ve her gün ziyaret etsem sıkılmayacağım en güzel yer. Tabii ki ben koyu bir hayvan sever olarak ayrıca seviyorum ama o kadar tatlılar ki moralin bozuksa git onları izle gülme krizine girmemek içten değil.  Bir de fotoğraf merakım var ki zaten onları çekmeden dönemezdim çokta güzel kareler yakaladım.


En önemli uyarım öyle leyla leyla akıllı telefonlarınızla maymunları görünce heyecanlanıp resimlerini çekmek isterseniz sonuç olarak telefonunuz muz zannedilip ormanın uçsuz bucaksız yerlerine gidebilir.

Bu yüzden lütfen dikkat elektronik ve değerli eşyalarınız elinizden kolayca alamayacakları şekilde muhafaza edin. Her şeyi yiyecek sandıklarından merak edip el atıyorlar J yani maymunlar asla hırsız değil…

Ancak yeme-içme konusunda şiddetle tavsiye edeceğim yerler olacak Ubud için bunları yazmazsam kendimi çok suçlu hissederim J
1.sırayı oldukça şık olan Mozaic alıyor tabii ki. Mozaic hakkında kısaca şunu söylesem “asla pişman olmayacaksınız” . Gurme, Şık, Fransız, Bali Füzyon Mutfağı Deneyimi için kesinlikle uğramanız gerekiyor buraya. Günlük sürpriz menüler var eğer bugün farklı olsun derseniz de damak tadınız şefin seçimlerine bırakabilirsiniz. Rezervasyon yaptırmadan gitmeyin yeter J

http://www.mozaic-bali.com adresinden inceleyebilirsiniz.

2. Locavore burasıda gurme Bali mutfağı olarak geçiyor.
http://www.locavore.co.id


3. Rouge Sushi Lounge

Burası tipik Japon menüsü havasında düşünülmüş ama 1-10 arasında derseniz 7 alır. Menüde çok lezzetli seçenekler var ama ben sushisini beğenmemiştim. Burayı önermemin sebebi tam yanında bir hamburgerci var ve aynı kişi sahibi bu iki mekânın. Fransız olan patron 30 kusur senedir hem otel hem restoran olarak işlettiği bu mekâna harika hamburger yapan küçücük bir yer eklemiş kesinlikle denemeden dönmeyin derim. Oranın adı da Trio Mini Burger 🙂

Mekan sahibi beyefendi çok şeker bir adam müşteri memnuniyetine ciddiyetle önem veriyor. Ayrıca burada haftanın belli günleri harika Jazz geceleri düzenleniyor.

Ayrıca Ubud alışveriş, sanat galerisi ve müzeler olarak oldukça zengin. Akşamları tapınaklarda dans gösterilerini izlemek harika. Geleneksel müzik ve dans, Bali kültüründe çok önemli bir yere sahip ve neredeyse her hafta, Hindu tapınaklarında gerçekleşen dinsel seramonilerden yükselen benim en çok sevdiğim hipnotik ve rahatlacı etkisi olan Gamelan müziğini duymak mümkün.

Ramayana epik Hindu destanlarından biri ve bu Balililerin en çok canlandırdığı gösteri.

Bali’de Kecak, Barong, Baris, Topeng, Sanghyang, Kebyar, Pendet gibi birçok farklı dans türü var ve bu türlerin her biri ayrı bir koreografiye sahip ve dansçılar genelde bir usta ile zorlu bir eğitim sürecinden geçiyorlar.

Eğer bir gün Bali’yi ziyaret ederseniz muhtemelen bu gösterileri izlemek için en iyi yer kültür merkezi olan Ubud olacaktır sizin içinde. Hemen her gece tapınak ve salonlarda farklı dans stillerinin sergilendiği en az bir kaç gösteri oluyor.

Birde Konaklama konusu var ki uzun uzadıya bilgi içermemekle birlikte kısadan direk Goya Boutique Hotel diyorum. Her anlamda mutlu ayrılacağınız bir Otel.
http://goyaboutiqueresort.com/

Maymun Ormanlarının tam arkası yürüme mesafesi 5-7 dk. Ana caddeye 4 dk. da ulaşabiliyorsunuz hem lokasyon olarak hem mekan olarak 10 numara. Üstelik diğer otellere kıyasla pahalıda sayılmaz.
Ubud hakkında sayfalarca yazabilirim tabii ki yazımı oldukça bilgilendirme amaçlı tutacağımdan sadece bu kadarıyla es geçmek zorunda kalıyorum.

ULUWATU…

Gelelim bu sene de son kaldığımız ve son durağımız olan Uluwatu bölgesine…

Uluwatu daha çok lüksün ve konforun hüküm sürdüğü otellerin konumlandığı bir bölge ve Bali adasının bir ucunda 🙂 muhteşem günbatımları ile ünlü, hint okyanusunun önüne uçsuz bucaksız kurulmuş harika manzarasıyla Bukit yarımadasında yer almaktadır. Dünya çapında sörfçülerin tercih ettiği bir sahil var burada, malum dalgadan sakin sakin yüzmek mümkün olmadığından plajda hoş fotoğraflar çekebilir ve huzurlu yürüyüşlere çıkabilirsiniz.

Bulgari Hotel son konakladığımız yerdi. Ama baktığınızda son derece pahalı ve karşılığında yenilenmemiş odalar çıkıyor karşınıza bir de otelin ortak havuzunda yemyeşil olan saçlarımı da katarsak ben hiç memnun kalmadım en azından o markaya yakışır hizmet maalesef kalite standartlarında yoktu. Ama otel için körü körüne kötü demekle geçmek istemem harika bir Spa merkezi var belki de şu ana kadar olduğum en güzel masajı yaptırdım orada. Masaj ücretleri otel içinde olunca tabii biraz daha pahalı olmaya başlıyor ama kendimi ödüllendirmek istiyorum ya da otelden çıkmamak üzere geldim diyorsanız denemeden geçmeyin derim. Otele ait olan restoranlar çok değil 3 tane çok ayrıcalıklı değil maalesef ayrıca kahvaltı büfesi de normal 3 yıldızlı bir otelin sunduğu kadar sadece manzara ve konumu harika onun içinde zaten Uluwatu bölgesi yeteri kadar kefil oluyor.

Burada ki en iyi tavsiyem Otel- Ayana Resort and Spa Bali
http://www.ayana.com burası hem otel hem villa odalarıyla inanılmaz lüks ve güzel asla pişman olmuyor, buradan çıkmak istemiyorsunuz.

Bir de meşhur Rock Bar var tabii ki.





Ayana Otelin vazgeçilmez yeri… Günbatımı için buraya dışarıdan yüzlerce insan geliyor ve bar kapısında ciddi bir sıra var. Erken giden en güzel yeri kapar. Burada atıştırmalık yiyecekler yiyerek sonrasında Otelin harika birkaç farklı seçeneği olan restoranlarından birinde akşam yemeğinize devam edebilirsiniz. İçeride ki Japon benim favorilerimden biri. Ayrıca otelin sabah kahvaltısı enfes… Açık büfe hizmeti veren Ayana herhâlde gördüğüm en zengin ve en lezzetli açık büfe servisine sahip.

Uluwatu bölgesinde kalırken mutlaka Jimbaran Sahilindeki deniz ürünleri servisi yapan salaş lokantalara uğrayın. Bata çıka yemek yiyeceğiniz için gayet kirlenebilir giysilerle gidin derim J Yengeç ya da Istakoz yemekten bayılan kişilerseniz burası tam da doğru adres derim. Tabii ki öyle bir saray edasında yemek yemeyeceğinizi tekrar tekrar hatırlatmak istiyorum sadece eller J eller çok önemli. Blue Marlin de bu lokantalardan en iyisi olan diyebilirim. Rezervasyonsuz da gidebilmeniz mümkün dediğim gibi fazlasıyla salaş ama burada da gün batımı oldukça güzel.

 


 

Uluwatu Tapınağı diyorum ve yazımı noktalıyorum…
Bali size tatiliniz boyunca mistik havası ile eşlik edecek, negatif enerjiniz varsa onu sessizce pozitife döndürecek ve evinize doğru yola çıktığınız da sizi fark etmeden iyileştirip döndürmüş olduğunu anlayacaksınız.

Umarım en kısa sürede Bali’yi ziyaret etme fırsatınız olur. Hepimizin bir parça ihtiyacı olan huzurun derinliklerine burada yaklaşmak çok daha kolay. Meditasyon yapmadan da yağmur sesine bile bütün ağırlıkları bırakabiliyorsunuz en azından ben faydasını gördüm darısı sizeJ

Not: Fotoğraflar bana aittir.

Val d’Isère

 

Val d’Isère, 1850 metre ile Fransa’nın en yüksek rakımlı dağ kasabası. Fransa’nın Savoie bölgesinde kalıyor.
Val d’Isère, Bellevarde, Solaise, Iseran ve Tigne’i kapsayan, 1960’da Dünya Alpin Kayak Şampiyonası sırasında Espace Killy ismini alan bölge, 100.000 km2 kayılabilir alanı, 300km’lik pistleri ve 99 lifti ile dünyanın en geniş bağlantılara sahip kayak bölgesi.

Val d’Isère’de dünya şampiyonlarının ayak izlerini takip ederek heyecan verici ve zorlu The Face Olimpik pistinden kaymak mümkün. 1968 Grenoble Olimpiyatları’nın yapıldığı The Face pisti, bölgeye ‘Espace Killy’ ismini veren Jean Claude Killy’in ilk madalyasını kazandığı pist. Bu meşhur pist daha sonra 1992 Albertville Kış Olimpiyatlarında Erkekler Alpin Kayağı Yarışı ve 2009’da Alpin Dünya Şampiyonasına ev sahipliği yaptı.

Eğer bu dik ve mogulları ile siyah olarak tanımlanmış pisti kaymak istiyorsanız, sabah erken gitmekte fayda var.

Yüksek dağ otelleri ve şelalelerin karışımından oluşan büyük ve kozmopolit bir kasaba olan Val d’Isère, V şeklindeki bir vadinin altında uzun ince bir şekilde konumlanmış.

Onlarca bar, restoran, kulüp ve dükkan ile kalabalık bir yaşantı hüküm sürüyor. Kasabanın civarına yapılan şaleler ile Le Cret, Le Joseray, La Legettaz, Le Chatelard gibi birçok yeni muhit gelişti.

Vadinin sonunda 1.8km boyunca tarihi taş köprü ve geleneksel mimarideki taş şalelerin yer aldığı şirin ve küçük Le Fornet köyü yer alıyor. Kasabaya otobüs ile 10 dakika uzaklıkta olan Le Fornet büyülü atmosferi ile Val D’isere’den çok daha sevimli ve cazibeli.
Cesur kayakçıların vazgeçemediği Val D’isere off pistleri ile ünlü. Dik pistleri ve geniş off-pist seçenekleri ile iyi kayakçılar için adeta bir cennet olan Val D’Isere’de. Bellevarde’de yer alan Face mogulları ile zorlayıcı.

Epaule ise yine mogulları ile ünlü bir pist. Solaise’den kasabaya iniş için Piste S gibi birçok zorlu ve dik seçenek mevcut. Orta seviye için ise Solaise ile Le Laisinant arasında yer alan pistler, Col de l’Iseran, Bellevarde ve Tovière’den inen kırmızı pistler ideal.

Başlangıç ve orta seviyeler için ise Rocher de Bellevarde’in hemen üzerinde yer alan Grand Pré birçok mavi ve yeşil pist seçeneği sunuyor. Snowboardcular için ise Tignes’de yer alan half-pipelar ve La Daille üzerinde Mont Blanc telesiyejiyle ulaşılan DC Valpark ideal.

Kayak yapmayanlar için ise husky’lerin çektiği kızaklarla, karlarla kaplı ağaçlar arasında gezinti veya buz pateni de bir diğer seçenek. Yeni açılan ultra modern spor salonunda havuz, gym, tırmanış duvarı, sauna ve buhar odası yer alıyor. Le Fornet ile Pont St. Charles arasındaki yürüyüş rotası ise muhteşem bir doğa sergiliyor.

Mart başında Val d’Isère Valparkweek ve de Mart sonunda arasında North Face Ski Challenge yarışları gerçekleşiyor.

Yeni kaymaya başlayanlar için kesinlikle yasak bölge diyorum. Çünkü benim kayakta 2.senem bitti ve ben bu dağlarda öğrendiysem her yerde kayarım diye kendimi cesaretlendirerek kaymış olsam da, daha henüz kendi ülkemde bir piste çıkmış olmasam da
Bu arada 30 yaşında kaymaya başladım, niye kaymadım bugüne kadar sorusuna yanıtı Babam versin J Ve başlangıç hiç kolay olmadı desem bir de kötü bir hocayla başladım ki ilk günüm cehennem azabıydı. Hayatında hiç terleyemeyen ben -10 da sırılsıklam olmuştum neyse bu sene artık böyle sorunlar kalmadı bende artık güzel kaymaya başladım.

 


Val d’Isère yerine kendimi anlatırsam Blog yetmez canlı yayına başlamamız lazım.

Diyorlar ki burası hakkında; Efsanevi Criterium kayak yarışları 60 yıldır burada yapılıyor. Sezon 1 Haziran’a kadar 6 ay kesintisiz devam ediyor. Bir de profesyoneller için pistlerin bazı bölgeleri 30 Hazirana kadar da devam ediyormuş.

Harcadığınız para burada geçireceğiniz her güne değiyor değmesine ama kesinlikle ucuz bir tatil değil bunu yürekten söylüyorum?Hele hele dövizin almış başını evden kaçtığı bu ütopik günlerde… Her neyse yazıya dönelim harcadıklarımıza değil…

Öyle ya bir kere geldik dünyaya ayaklarımız ve gücümüz nereye kadar götürürse diyoruz.
Böyle eğlenceyi başka yerde görmedim desem abartmış olabilirim ama bu da lazım o da lazım diyorsun gördükten sonra.

 

NASIL GİDİLİR?

QTHY ile her gün karşılıklı olarak Istanbul ve Lyon arası seferler düzenleniyor. Lyon üzerinden Val d’Isère yolculuğu karayolundan 2.5 ile 3 saat arasında değişiyor.
Özel transferler yada grup turlarından gelen transferler ile gitmek mümkün.

Gene THY ile karşılıklı olarak Istanbul ve Geneve arasında da uçuşlar var.
Val D’Isere ‘e yakın olarak konumlanan Geneve ve kasaba arası 3 saat karayolu ile.

OTELLER

En sevdiğim konu OtellerJ Bence ben iyi bir booking.com eleştirmeniyim yıllarımı otellerde geçirdim dile kolay evimi de otel olarak görmeye başlamıştım ki yerel hayata geçişim 10 aydır devam etmekteJ

FBu sene de geçen sene ki gibi Blizzard Hotel de kaldık. Otelin konumu yeri muhteşem sözüm yok. Dağ manzaralı odaların ambiyansına asla sözüm yok. Hele o soğukta lapa lapa karın altında girdiğin havuza hiç sözüm yok J siz anlayın ki burası ne kadar da güzel bir otel öyle. Buyrun girin check edin ben dürüst yorumcuyum ama fiyatları konusunda maalesef aynı duygularda değilim ama kesinlikle o güzel otel her şeyi hak ediyor ?.

http://hotelblizzard.com/fr

  • FLe Yule
    Geçen seneden beri gözümün ciddi şekilde kaldığı otel. Niye? 1.si pistin yanında ve de mattisin dibinde. Kayaklarını çıkar direk oteldesin. Tamam Blizzard için de 5 dk bile sürmüyor yürümek ama sabah kahvaltıdan sonra kayağa gitmek zor oluyor? Şahsi düşüncem?.
    Ama bu sene bir Türk Hanımla eczanede karşılaştık ve dedi ki bu otel için kesinlikle kalmalısınız oteli komple yenilemişler ve bambaşka bir otel olmuş, spa içinde ayrıca güzel dedi yazayım… Grand Paradis büyük bir renovasyondan geçerek 41 odalı yepyeni muhteşem bir tasarım butik otel olarak açılmış…
    Seneye gidersem muhakkak kalmak isteyeceğim yerlerin başında geliyor…https://leyule.fr/
  • FL’Avenue Lodge
    51 odalı şık şale ve tasarım oteli Val D’Iserein en iyi konaklama alternatiflerinden birisi. Bar bölümü çok güzel genelde Türkler hep orada kalıyorlar ve ne zaman önünden geçsen içeride tavla oynanıyor yakında Türk Oteli olacak gibi.http://www.hotelavenuelodge.com/fr/index.htm
  • F Hotel Ormelune
    46 odalı dışı geleneksel içi modern tasarımlı şık otel olduğunu söylüyor Google.
  • FEléphant Blanc Chalet & Hotel
    Eléphnt Blanc, Val d’Isere’in lüks konaklama alternatifleri arasında yer alıyor. Otelin içinde, kapalı havuz ve sauna bulunuyor.
  • FBarmes de L’Ours
    Val d’Isere’in dört yıldızlı ancak şık oteli Barmes de I’Ours, farklı konseptlere sahip 76 odasında konuklarını ağırlıyor.
  • FChristiania
    Christiania’da kasabadaki seçkin konaklama adresleri arasında yer alıyor.
  • FSorbiers
    Val d’Isere’in şıklığı ile dikkat çeken otellerinden.
  • FLe Suites de Montana
    Tignes‘de 5 şık şalede yer alan 27 suitten oluşan otel

Yazmadığım oteller için üzgünüm bunlar en best ler.

Bir de Chalet listem var ki inşallah canım diyorum?

  • Chalet Husky / 14 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale, özel masöz, şöför, şef ve spa hizmetleri sunuyor.
  • Chalet le Rocher/ 12 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale, özel masöz, şöför, şef ve spa hizmetleri sunuyor.
  • Chalet Montana / 10 yetişkin 5 çocuk içinkonaklama sağlayan exclusive şale’de spa, şef ve 4X+ şöförlü araç
  • Eléphant Blanc Chalet / 10 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Eagle’s Nest / 12 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Chalet du Crêt / 12 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Chalet Marco Polo / 12 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Chalet 1802 Farmhouse / 14 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Chalet Pauline/ 10 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Chalet Genepy / 10 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Chalet Alice / 8 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Big Yeti Chalet/ 5 odasında 10 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Aspen Lodge Chalet/ 3 odasında 6 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Chalet de la Cloche, Tignes /12 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale
  • Chalet Merlot, Miroir / 12 kişiye kadar konaklama sağlayan exclusive şale

ŞALE KİRALAYAN ŞİRKETLER

  • Chalet du Alpin www.chaletsalpins.com/
  • Ski in Luxury www.skiinluxury.com
  • YSE www.yseski.co.uk/
  • Le Ski www.leski.com/
  • Consensio Holidays www.consensioholidays.co.uk/

RESTORANLAR

Pistlerde Öğle Yemeği

Le Panoromic,Tignes /Glacier de la Grande Motte, 73320 Tignes, Fransa olarak geçiyor adresi mutlaka ziyaret edilmesi gereken müthiş bir yer. Ancak saat 15.30 gibi mutfağı kapatıyorlar onun için erken gitmekte ve rezervasyon yaptırmakta fayda var.

La Fruitière, La Daille / Val D’isere’in en keyifli öğle yemeği adresi. La Frutiere, 2015’de 20. doğumgününü kutladı! Bembeyaz şale kulübesinde çeşit çeşit peynirler, şaraplar ve de modern Savoyard mutfağı sunuyor. Yanıbaşında bulunan La Folie Douce’un da “La Petite Cuisine” isimli kantin usulü büfe restoranı da çok güzel lezzetler sunuyor. Ayrıca ‘wine & cheese cellar’da öğlenleri şarap meraklıları harika tadımlar gerçekleştirebiliyor.

Les Tufs, La Daille / Orange pistinin altında La Daille funivali ve Etroits teleferiğinin yanında yer alan Les Tufs bu sene renove edildi ve modern ve keyifli bir şale atmosferine kavuştu. Harika Savoyard lezzetleri sunuyor ve terası çok gözde.

The Signal, Le Fornet gondolunun tepesinde
The Marmottes, Bellevarde çanağı
Tanière, Face de Bellevarde
Trifollet, OK veVert pistlerinin arasında
Bar de L’Ouillette, Madeleine teleferiği altında, Solaise
Tête de Solaise, Solaise teleferiği tepesinde
The Datcha, Glacier Express
The Clochetons, Manchet vadisi

Les Campanules, Tignes
L’Arbina, Tignes
La Chaumière, Les Almes, Tignes
Les Suites du Montana, Les Almes, Tignes

Kasabada Brunch Ve Öğle Yemeği

  • Arolay
  • Le Fornet
  • Brussel’s Hotel Teracce
  • Grand Paradis Teracce
  • Gourmandine
  • Sun Bar

APRES – SKI BARLAR

La Folie Douce: Mottosu ‘Dünyanın en yüksek dans pisti’ olan efsanevi apres ski mekanı, 2015’de Val D’Isere’de 20. doğumgününü kutladı. Her gün öğlen 15:00-17:00 arası farklı bir canlı DJ, müzisyen ve dans performansına sahne olan Folice Douce’da ağırlıklı electro-house ve groove tonlara saksafoncular ve vokalistler eşlik ediyor, akşam üzeri herkes dans ritimlerine kendini kaptırmış oluyor. (La Daille Gondolu Tepesinde)

  • Bananas, Kayak sonrası dinlenmek ve bir şeyler içip sohbet etmek için mükemmel bir adres.
  • Café Face, kayak sonrası için tercih edebilecek keyifli mekanlar arasında yer alıyor.
  • Moris Pub, bir Fransız mekanı olan Moris Pub, kayak sonrası rahatlamak ve sohbet etmek için hoş bir atmosfer sunuyor.
  • Le Petit Danois, Danimarkalı garsonların servis yaptığı Le Petit Danois, “red erik” içmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken adresler arasında yer alıyor.

AKŞAM YEMEĞİ

  • La Grande Ourse
    Son derece şık bir Fransız restoranı. Özellikle şöminesi ile bir yılbaşı kartpostalından fırlamış gibi görünüyor. Yumuşak ışıkları hafif bir müzik, mumlar ve çiçekler…
  • Chalet du Crét
    Val d’Isere’in gözde restoranları arasında yer alan Chalet du Crét, kent merkezinin dışında 300 yıllık bir çiftlik evinde hizmet veriyor. Mekanın menüsünden başlangıç olarak permasan peyniri ve ördek eti ile marine edilmiş patlıcan, ana yemek için ise truffle suyu ile ızgara fileto et veya biftek tercih edilebilir.
  • Perdrix Blanche
    Perdrix Blanche, konuklarını enfes lezzetleri ve keyifli atmosferiyle ağırlıyor. Özellikle zengin peynir çeşitleriyle öne çıkıyor.
  • Clochetons, Manchet Vadisi / Gurme
  • The Table de l’Ours, Barmes de l’Ours Hotel / Michelin yıldızlı
  • Schuss, Grand Paradis Hotel / Gurme
  • The Barillon de la Rosée Blanche / Gurme
  • Paquis, Le Rosset, Tignes /Savoyard Mutfağı
  • Gentiana, Tignes /Savoyard Mutfağı
  • Corniche Muhteşem fondue süyle benim 1 numaram
  • Casa Scara
  • Canyon
  • The Grand Cocor

Kaynak : http://www.yolculukterapisi.com