Yazılar

“Denizlerin Beyi” demek isterdim tabii ki ama bu canlı bazı beylerde olmayan özellikleri ile göz doldurduğu için “Denizlerin Beyni” olarak anılsa diğer başlığa da haksızlık etmemiş olurum diyerek başlıyorum.

Hoş geldiniz hayvanlar âlemine…
Ben nedense “hayvan” kolik bir kişilik olarak hepsini tek tek yazsam hiç sıkılmam ama merak etmeyin bugün gerçekten sağlam şaşırtıcı bir canlı var önümde… Kendisi ara ara rüyalarıma giriyor ve ben nedense varlığının verdiği ürpertici tanımlamaları yapamıyorum. Bazen kendimi ahtapot gibi hissettiğim için kimseyi de suçlayamıyorum açıkçası.

Çoğu insan tarafından “garip yapışkan şey” diye tasvir edilse de bu olağanüstü sekiz kollu sihirbaz, gezegendeki en büyüleyici hayvanlardan biri imiş. Kendisini gördüğüm bir rüya üzerine araştırıldığımda, onların neredeyse “doğaüstü” güçleriyle var olduklarını da öğrenmiş oldum. Sevimli değil, pofuduk tüylerle kaplı değil ya da büyük tatlı gözleri yok elbette hatta son derece itici geliyor yüzerken falan hani. Lezzetti tartışılmaz olunca biz ölümlülerin en sevdiği canlı haline geliyor.

Çok az insan bu hayvana hayranlık besliyor. Ama gösterilen ilgi, onların neredeyse “doğaüstü” güçleriyle orantılı olsaydı, ahtapotlar dünyanın en sevilen hayvanların olurdu.

Ne yazık ki, onun yerine deniz canavarı efsaneleri Kraken ve Lusca’ya, kurgusal kötü karakterler Ursula ve Doctor Octopus’a ilham kaynağı oldu. Şimdi ise bu ağırbaşlı ve dahi varlıklara çamur atmak yerine saygı gösterilmesini gerektiren bilgilerle sizi baş başa bırakıyorum.

Sihirbazlık yetenekleri olduğunu bilmiyordunuz tabii…
Tıpkı sihirbazlar gibi ahtapot da nesneleri duman ve aynalar kullanarak yok edebiliyor. Fakat bunu yaparken sihirbazlar gibi mekanik aletler kullanmak yerine, ahtapot bildiğimiz biyolojiyi kullanıyor. Pigment hücre ağı ve özelleşmiş kaslarını kullanarak, bir ahtapot nerdeyse anında; renkleri, şekilleri ve etrafındaki yüzeyleri birebir taklit edebiliyor. Kamuflajı o kadar ustalıkla yapılmış ki yırtıcılar yanından fark etmeden geçip gidiyor.

Ahtapotlar en havalı kaçış mekanizmasına sahipler…
Sihirbazlara eşdeğer farklı bir yeteneği de saldırganın görüşünü engelleyerek ahtapotun kaçmasına olanak sağlayan, salgıladığı mürekkep bulutu – bu özellik genelde mürekkep balıklarıyla karıştırılır, bazı türleri bu özelliğe sahiptir ve mürekkep balıkları ahtapotların en yakın akrabasıdır. Ne ilginç ben hepsinin akraba olduğunu düşündüğümü söylediğimde çok akıllı biri gülmüştü katıla katıla.
Eğer bu da yeterince havalı gelmediyse, çoğunlukla mukus ve pigment hücrelerden oluşan bu bulut, saldırganın gözlerini tahriş eden ve koku hissini körleştirerek kaçış ustasının takip edilmesini daha da zorlaştıran bir çözelti barındırıyor.

Hız ve çeviklikte muhteşemler!
Kendilerini güvende hissetmediklerinde ahtapotlar, mantolarından geriye doğru suyu ileterek kendilerini ileri itiyorlar. Bu davranış onları saatte 40 kilometre hıza çıkarıyor. Ayrıca görülmeye değer başka bir becerileri de, yumuşak vücutları sayesinde en ufak çatlaklardan ve deliklerden rahatlıkla geçebilmeleri.

Belki bu noktada çok esnek olmayabilirim ama istediğim yerden her zaman girer ve geçerim. Hele kullandığım araba gerçekten önden çekişli ve sağlam bir motor gücüne sahipse siz beni bir de trafikte görün… Şaka tabii bunlar sakın örnek almayın.

Ortalama bir Ayı’dan daha zekiler!
Aristotales ahtapot hakkında “aptal bir yaratık” tabirini kullanmasına rağmen (ölmüşün arkasından konuşulmaz ama gerisini siz tamamlayın), araştırmalar ahtapotların gelişmiş zekâya, duygulara ve hatta kişisel karakterlere sahip olduklarını gösteriyor. Kurnaz kafadanbacaklı aynı zamanda labirentlerden geçebiliyor ve hatta işbirliği yapmak istemiyorsa karşı koyabiliyor.

Problem çözüp çözümleri hatırlayabiliyor, sadece eğlence olsun diye bir şeyleri parçalarına ayırabiliyorlar. Hatta oyun olsun diye köpekler gibi atılan şeyleri alıp geri getirebiliyorlar. Su borularını yerinden çıkarabiliyor, kablo bağlantılarını kesebiliyor, laboratuvarlardan kaçabiliyor ve hatta yuvalarının etrafına deniz kabuklarını ve diğer objeleri toplayarak kale inşa ediyor ya da yuvalarının etrafına bahçe yapabiliyorlar.

Bilim insanları ahtapotların bireysel kişilikleri olduğunu düşünüyorlar. Yapılan çalışmalarda ahtapotların her birinin mizaçlarına göre, oynamak için farklı oyuncakları tercih ettikleri gözlemlenmiş.

Geniş kapsamlı beyinleri vardır!
Ahtapotların en çılgın özelliği nöronlarının kafaları yerine kollarında bulunmasıdır. Ve bu kollardan biri vücuttan koparsa, araştırmalar kopan kolun suda kendi kendine hareket edebildiği ve hatta bir besini bağımsız ağzın bulunacağı bölgeye doğru yönelttiğini gösteriyor. Tabii kol koptuktan sonra bu öyle kolay olmuyor ama gene de bağımsız olarak çalışan uzuvları aslında beyinleri.

Kaybedilen uzuvlarını yenileyebiliyorlar!
Adeta Deadpool’un yenilenebilme yeteneğine sahipmiş gibi kaybettiği bir kolunun yerine hiçbir kalıcı zarar almadan tekrar yenisini çıkarmak onun için tam bir çocuk oyuncağı. Nedense Vampirleri hatırlattı.

Tam üç adet kalbe sahipler!
Dediysem asla 3 kişiyi aynı anda sevemiyorlar :). Onu sadece biz İnsanlar yapabiliyor ah ne manidar…
Evet, tam üç adet kalbe sahipler, iki tanesi kanı solungaçlara oradan da 3 numaralı kalbe taşımakla görevliyken, 3 numaralı kalp ise diğer 2 kalpten aldığı kanı bütün vücuda pompalıyor. Ve şaşırtıcı olan şey, 3 numaralı kalbin ahtapot yüzerken durması ki bunun sebebi hızlıca yüzerek kaçmaktan çok kamufle olarak saklanmayı tercih ettiklerini açıklıyor, yüzmek bu kafadanbacaklı için yorucu bir aktivite.

Çiftleşme sırasında erkek, dişinin her zaman sağ tarafındadır!
Erkek spermleri dişinin tübüler borusuna koyar veya dişi, erkekten kollarıyla kendi alır. Spermleri aktardıktan sonra erkek hemen kaçabilirse şanslı! Çünkü çiftleşmeden sonra dişi erkeği boğarak öldürür ve yer. Erkeği her zaman sağ tarafında tutması ise henüz açıklanamamış.
Dişilerin bu agresifliğinin sebebinin bir çeşit annelik içgüdüsü gibi yumurtalarını her türlü tehdite karşı korumak amaçlı olduğu düşünülüyor. Çok şeker.

Çiftleşme döneminden sonra, erkekler hala yaşıyorsa bile birkaç hafta içinde ölür. Dişiler ise yumurtalar açılana kadar yaşamaya devam ederler. Fakat yumurtalar açılana kadar beslenmelerini durdurdukları için yavrular çıktıktan bir süre sonra açlıktan ölürler.

Dağlar kadar yaşlılar…
Hatta belki de daha yaşlı. Bilinen en yaşlı ahtapot fosili 296 milyon yıl önce Karbon Çağı zamanı yaşamış. Şu anda Chicago, ABD’de Field müzesinde sergilenmektedir. Çağımızdaki ahtapotlar gibi sekiz kola ve iki göze muhtemelen de mürekkepli kaçış mekanizmasına sahipti. Smithsonian, “Ahtapotlar karada yaşamdan çok önce, şekillerini milyonlarca yıl sonrasına gelebilmek için belirlediler” diyor. Bence çok doğru bir tez.

Neredeyse tüm ahtapotlar zehirlidir. Mavi Halkalı bu ahtapot ise (Haoalochlaena lunulata) dünyadaki en zehirli ahtapottur. Bir ısırıkta sizi öldürebilir. Herhangi bir panzehri henüz yok.

Ahtapotlar gruplar halinde yaşamazlar. Bu nedenle her biri, çevik davranışlarıyla av olmaktan kaçarak türlerini kontrol altında tutarlar. Bu nedenle süper avcılar olarak bilinirler. Zeki olmalarının temelinde de tek başına yaşam sürdürebilmenin zorlukları yatıyor olabilir.
Derin denizlerde hayatta kalabilmek için, kanlarında oksijen taşıyan solunum pigmenti olarak hemosiyanin bulunur. Hemosiyanin yapısında bakır içerir ve oksijenle birleştiğinde mavi renkte görünür. Bu sistem asitlik-bazlık değişimlerine karşı çok hassastır, eğer ortam asidik olursa ahtapotlar yeterince oksijen alamaz. Bu nedenle iklim değişikliğine bağlı olarak okyanusların yavaş yavaş asidik hale gelmesiyle buradaki canlılara ne olacağı hala tartışma konusu.

Dünya denizlerinde çeşitli büyüklük ve özellikte 50’den fazla ahtapot çeşidi vardır. Mavi olanı görünce sakın sevmeyin ok 😉

Genel olarak kendilerinden büyük hayvanlardan korkan ve insanlardan olabildiğince uzak durmaya çalışan, parlak veya ses çıkaran bir obje gördüklerinde meraklarını dizginleyemeyen bu muhteşem canlılar, sadece Ege ve Akdeniz sofrasında bir meze olarak görülmekten çok daha fazlasını hak ediyorlar.

Evrimin yıllardır nerdeyse hiç uğramadığı ahtapotlar, zekâlarıyla birçok insanı kendine hayran bırakabilme yeteneğine sahip muazzam bir canlı.

 

Sevgilerimle,
Merve♥

 

Çok gülerek alıntı yapıyorum yazanında mizah duygusu kadar beklentilerinin geniş olmamasını umuyorum :).

Ekşi Sözlük/ Scarletsage: Her işe el atan, bir sürü meziyeti olan insanlara verdiğim isim.
Ekşi Sözlük/Islak köpek: Gittiği yer neresi olursa olsun fark etmeden, tanıdığı tanımadığı sağda solda gördüğü herkese hemen bir kol atan, bunlar hatunsa bele sarılmak ya da omzundan tutmakla da yetinmeyip, enseden yakalayıp kulağa baskı uygulamak suretiyle kol hareketlerinde bulunan ve aynı anda kaç kişiye kolunu attığını takip edemediğimiz insanlara verdiğimiz isim.Ekşi Sözlük/Olmayana yergi: İspanyolların İtalyan erkeklerine taktığı isim.
Hepsi de çok iyi yorumlar…

 

Kısa kısa…
Kraken: iskandinav mitolojisin ’de bir karakter. Kendisi dev bir mürekkep balığıdır. Gemileri kollarıyla sarıp dibe çekecek kadar güçlüdür.
Lusca: Karayiplilerin efsanevi deniz canavarıdır.
Aristotales: Aristoteles ya da kısaca Aristo Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir.
Smithsonian: Smithsonian Enstitüsü, ABD hükümeti tarafından yönetilen bir müze ve araştırma merkezi öbeğidir. 1846 yılında “bilgiyi artırmak ve yaymak” amacıyla kurulmuştur. Washington, DC’deki merkezinde 137 milyon nesne bulunmaktadır.

Kaynaklar

https://onedio.com/haber/ahtapotlar-hakkinda-muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-15-enteresan-bilgi-715746

KOH SAMUI ADASI

Koh Tay’ca da “Ada” demek. Yerel halk için “Samui” olarak anılır. Ada üzerinde 50 bin kişinin yaşadığı söyleniyor. Ülkenin 2.büyük adası olarak geçer. Mayıs ve Ekim ayları muson yağmurları zamanıdır.
Samui Adası olarak da bilinen Thailand körfezinin içinde yer alan cennetten kopartılmış arazi parçası desek haksızlık etmiş olmayız. Uçaktan indiğinizde, havaalanının bambulardan yapıldığını görünce vize işlemleri bir an önce bitsin istiyorsun… Sanki tatil köyü diyor insan kendine… Bangkok ile Samui Adası arası uçak ile 1 saat. Bangkok Airways her gün karşılıklı seferler gerçekleştiriyor.


Phuket kadar olmasa da Samui Adası oldukça popüler. Fiyatlar gerçekten ucuz ve dışarıdan gelen turist için her türlü konaklama imkânı mevcut. Alan da iner inmez 400 baht sabit fiyatla bir taksi alıp konaklama yapacağınız otelinize ulaşmanız mümkün. Her yer palmiye ve beyaz kum ve yine adım başı en sevdiğim masaj salonları burada da kültürel bir meslek haline gelen kazanç kapısı… Masaj salonlarından sonra en çok takım elbise satan dükkânlar karşınıza çıkar Chaweng tarafında gezerken… Eğer yeni yılı burada geçirme planınız var ise sahilde güzel bir havai fişek şovu, havada uçuşan ışıl ışıl balonlar ile yeni yıl eğlencesi yaşayabilirsiniz… Ya da konaklama yaptığınız Otelin eğlencesine dâhil olabilirsiniz. Eğer ki Thailand sınırları içindeyseniz zaten aynı zamanda da eğlence dünyasındasınız demektir… Ladyboy Showlar ne güne duruyor bence en eğlenceli partyler orada…

Burada da insanlar inanılmaz güler yüzlü ve neşeli. Sanki Balideyiz.
Samui Adasında ne yapılır, nerelere gidilir hakkında çok fazla kafanız karışmasın her yerde olduğu gibi temel atraksiyonlar: fillerle gezme, dalma, maymun ve timsah gösterileri, altın buda tapınağını gezmek gibi etkinliklere katılabilirsiniz…

Eğer ki balık yemiyor, deniz ürünlerine karşı antipatik bir tutum içindeyseniz üzgünüm ama gittiğiniz yerlerde makarna yapıyorlar mı bir sorun…

Deniz ürünleri demişken fiyatlar inanılmaz ucuz. Özellikle Frogs diye bir restaurant var ki uğramadan Adadan ayrılmayın derim. Gece hayatı Phuket kadar olmasa da Koh Samui’nin de kendine has bir eğlence caddesi var elbet Chaweng plajı üzerinde “Soi Green Mango”. Ama tabiatı gece hayatından üstün tabii ki…
Not: Leonardo Di Caprio’nun oynadığı, “kumsal” filmi Koh Samui’ye tekneyle iki saat uzaklıkta olan Phi Phi Lay Adalarında çekilmiştir… Koruma altına alınmış yeryüzü cennetlerinden biridir…

Thai dili bir efsane sürekli unutup duruyorum merhabadan öteye gidemedim, teşekkür ederim’i unutuyorum zaten başka da bir şey bildiğim yoktu zaten;)

Hadi o zaman turlayalım…

Koh Samui Adasına gidiyorsun…
Güzel fotoğraflar çekmek istiyorsan, harika yemekleri tatmak istiyorsan… Doğru adreslerden birindesin… 😉

Angthong Marine Milli Parkı

102 km² kare alandan ibaret olan milli park 12 Kasım 1980 yılında koruma altına alınmıştır. Ang Thong deniz milli parkı Tayland körfezinde bulunuyor. Çeşitli adalara ve bu adalardaki lagünlere sahip olan park Tayland’daki en güzel ve de önemli doğa harikalarından. Buraya Koh Samui, Koh Phangan ve Koh Tao adalarından günübirlik turlarla ulaşmak mümkün. Adadaki kuş türleri batakçulluğu, brahminy kites, oriental pied horn bills, drongo kuşu, mina kuşu, balıkçıllardır. Kuş haricinde görülen diğer hayvan türleri ise yeşil kaplumbağalar, piton, kobra, büyük kertenkeleler, iguana ve şahin gagalı kaplumbağalardır.

Bophut Plajı


“Fisherman’s Village” (balıkçı kasabası) Samui adasının kuzeyindeki Bophut bölgesinin küçük bir mahallesi. Burası adada ki Tai-Çin kültürel etkilerinin en çok görüldüğü yerlerden biri. Kuzey kıyısında bulunan Bophut plajı lüks butik otelleriyle daha seçkin bir kesime hitap ediyor ve özellikle balayı için sıkça tercih ediliyor.
Dalmayı Sevenler için…


Mutlaka 2 gün bu Adaya ayırmalı harika ulusal parklar ve su altı cennetine sahip olan bu adaya yolunuz düştüyse mutlaka suyun altını da görmelisiniz.

Wat Khunaram


1973 yılında vefat eden ve insan varlığının geçiciliğinin hatırlatıcısı olarak cesedinin sergileneceğini söyleyen “Anne Karnesi” nin tapınağı Luang Pho Daeng için en dikkat çekici şey. Adanın etrafındaki ana rota olan Taylandlı rota 4169’da, Na Muang ve Hua Thanon arasındaki bölgede bulunur. Adanın “başkenti” ve ana limanı olan Nathon’un 13 km güneydoğusunda ve tatil köyü Lamai Plajı’nın 6 km batısında.

Ladyboy Kabere Şov


Yukarıda da yazdığım gibi Phuket ile bir tutmanız münkün değil çünkü Samui daha sakin daha az sesli bir ada. Genel olarak Tai Kültürel Tatil turizmini tatmak isteyenler ilk önce Phuket gezisi yaparlar ve bir sonra ki seyehatlari genelde Samui Adası olur. Eğer burada da etkinlik, müzik, eğlence yok mu yani derseniz tabii ki var sadece sabaha kadar değil çoğu mekân gece 02.00 sularında eğlence konusunu kapıyor. Chaweng plajında Soi Green Mango caddesinde yürürseniz mutlaka bir yerlere göz atacaksınız eminim ki. Ladyboy Show ları izlemediyseniz mutlaka gidip izleyin şahsen ben çok seviyorum ve çok yaratıcı buluyorum. Ayrıca hemcinsim olmasa da bence çok güzeller.

Alışveriş olmadan olur mu?

Alışveriş tutkunları için adanın her noktasında imkân olduğu gibi en önemli merkezleri Chaweng, Lamai ve Nathon’dur.

En Muhteşem Konaklama 😉

En sevdiğim başlık…
Dünya üzerinde Otel zincirlerine çocukluğumdan beri olan bağımlılığım ile gene çok mutlu ayrıldım… Keşke hiç ayrılmasaydım bütün tatili orada geçirseydim diyorum…
Neresi orası derseniz?


Intercontinental Koh Samui… Şiddetle mi tavsiye etsem kendiniz görünce tası tarağı toplayıp yerleşme kararı alacaksınız nasıl olsa…
Fiyatlar nasıl mı? İşte orada çok mütevazı değil burası maalesef ama bir görün sadece hak verirsiniz diyebiliyorum sadece…
Tam adı ile InterContinental Samui Baan Taling Ngam Resort

Öncelikle Yatık menüsünü sunuyorum takdirinize 🙂
👇🏻

Odanıza geçtiğinizde sizi harika bir sürpriz bekliyor olacak :)🐒

Kendinizi Rüya da hissedeceğiniz diğer  KoH SAMUI Otelleri
👇🏻

Banyan Tree Samui
Four Seasons Resort Koh Samui Thailand
W Retreat Koh Samui
Anantara Bophut Koh Samui Resort
Code Samui
X2 Koh Samui Resort – All Spa Inclusive
OZO Chaweng Samui
Chaweng Regent Beach Resort
Nikki Beach Resort & Spa

Gecelik ücret pool-villa seçiminiz de hatırı sayılır bir miktar. Elbet normal odalar da var ama buralara kadar gelmişken sabah uyanıp kendine ait olan bir havuza girmeyeceksen bence böyle bir otel tercih etmemelisin…

Çok Acıktım… 😉

Konaklamadan sonra en önemlisi doyma konusu. Biliyorum herkes bu Uzakdoğu mutfaklarına çok sıcak bakmıyor bizim kültürümüzde ama seven de çok meraklı ne kadar değişik tat varsa bilmek istiyor insan… Kırmızıbiber, taze nane, misket limonu, yer fıstığı, Hindistan cevizi başta olmak üzere egzotik tatlar ile yaratılan eşsiz karışımlardan oluşan Thai Mutfağı oldukça zengindir.
İlk gün tavsiyelerim; Tay usulü kızarmış uzun erişte (Phad Thai) ve Rosto ördekli köri (Kaengphet pet yang) olacak.
Deniz ürünlerini ve tropik meyveleri bol bol bulacağınız bölgelerden biride Koh Samui’dir.

Zazen… Şiddetle tavsiye ederim. Zazen Fransız mutfağını baz alarak Thai lezzetleriyle karma bir menü oluşturmuş… Önceden rezervasyon yapmanız gerekli.

Dr Frogs… Burayı çok sevmiştim yemekleri lezizdi ama manzarası da harika. Gece gece ne gördün diyenlere cevabım gündüz de gittim oradan biliyorum 😉 Italian&Thai Cuisine olarak geçiyor…
Executive Chef: Massimo Mariani’nin leziz yemeklerini tavsiye ederim…

Zen Japanese Restaurant… Burada da sushiler harikaydı tavsiye ederim…

Fisherman’s Village restaurantlarında yemeden dönmeyin derim..

Bunların dışında her keseye uygun farklı lezzetler tadabileceğiniz bir yer Koh Samui ama tabii çokta fazla güvenmediğiniz yerlerde Thai mutfağı dışına çıkmayın derim…

Biraz da İlgiye ihtiyacım var… 😉
Nedense masaj dendiğinde önce ben demekten hiç vazgeçemiyorum… Koh Samui’nin en iyi spa merkezlerinden olan
Eranda Spa ve Tamarind Springs Forest Spa’ya gidin demezsem sanki eksik kalacak bu yazı…
Beni en çok etkileyen buraların esasen Spa okulu olmaları ve aynı anda da 5 yıldızlı terapi hizmeti vermeleri. Bakmayın Spa Okulu olduğuna base olarak en pahalı okullardan biri ve burada eğitim alanların tamamı iyi maaşlı ve isimli yerlerde çalışabiliyor…

Eranda Spa


Kaldığınız otelde mutlaka masaj hizmeti var tabii…Ama biraz daha iyisine oynamak ve denemek istiyorsanız Eranda Spa’nın dünyaca ünlü Thai masajını denemenizi şiddetle öneririm.

 

Tamarind Springs Forest Spa


Six Senses Spa
Daha kaliteli bir spa hizmeti almak isteyenler Six Senses Spa’ya gidebilir. Fiyatları dışarıya göre daha pahalı olmasına rağmen farkı hemen hissedeceksiniz. Geleneksel Thai masajı, size verilen ipek ya da benzeri bir pijama üzerinden, eğitim almış bayanların kaslarınıza kısmen baskı, kısmen gerdirme hareketleri uygulayarak yaptıkları bir masaj türüdür. Günümüzde Tayland‘da bu masaj haricinde esasen Bali’de uygulanan aromaterapi (çıplak vücuda ılık esans karıştırılmış yağlar ile yapılır), geleneksel Thai masajlarından biri olan Ayak Masajı (foot Reflexology) da yapılmaktadır. İlk gün yaptıracağınız masajın kesinlikle Geleneksel Thai Masajı olmasını öneririm. Daha sonraki günlerde ise mutlaka 2,5 saatlik Samui Sensation paketini deneyin.


Rezervasyonsuz gitmeyin çünkü üzülerek otelinize geri dönersiniz sadece…

Belki lazım olur…

Para Birimi: Thai Baht (THB) para birimi olarak kullanılır.
Saat Farkı: GMT +7
Telefon Kodu: +66
Resmi Dili: Thai resmi dildir. Ama Çince ve İngilizce de konuşulan diğer dillerden.
Vize: Aralarında Türkiye’nin de olduğu birçok ülkenin vatandaşlarına Tayland vizesi gerekmiyor. Vizeye gerek olmaksızın Tayland’da 30 veya 15 gün kalma hakkı tanınıyor.

Her hangi bir durum acil numaralara ihtiyacınız olabilir.
Polis : 191 Türk Konsolosluğu: 61/1 So Chatsan Suthisarın Road Bangkok 10310, Tel: (2) 274 7262
Su konusunda çok dikkatli olun. Pet şişeleri tercih edin.

En sevdiğim kaynaklarım 😉

👇🏻

https://en.wikipedia.org

http://www.g-e-t.in/blog/index.php/ben-olsam-nasil-gezerdim-koh-samui-ve-bangkok/
https://thebuddhistcentre.com/buddhism
http://www.aboutbuddhism.org/what-is-buddhism.htm/
http://www.chanpureland.org/purelandhandbook.html
http://www.buddhanet.net/e-learning/5minbud.htm
https://www.agoda.com/tr
http://www.shivasamui.com
www.samui.intercontinental.com
http://www.drfrogssamui.com/
www.samuizazen.com

🐒

#visittokohsamui
#musttovisit
#gotothailand
#thaimemories
#girlsborntotravel
#travelmore
#sheisnotlost
#eatpraylove
#luxuryworldtraveller

🐒

İyi Yolculuklar ve İyi Tatiller
Güzel Uçuşlar olsun diyorum şimdiden.
Sevgiler
Merve😍