Yazılar

“Denizlerin Beyi” demek isterdim tabii ki ama bu canlı bazı beylerde olmayan özellikleri ile göz doldurduğu için “Denizlerin Beyni” olarak anılsa diğer başlığa da haksızlık etmemiş olurum diyerek başlıyorum.

Hoş geldiniz hayvanlar âlemine…
Ben nedense “hayvan” kolik bir kişilik olarak hepsini tek tek yazsam hiç sıkılmam ama merak etmeyin bugün gerçekten sağlam şaşırtıcı bir canlı var önümde… Kendisi ara ara rüyalarıma giriyor ve ben nedense varlığının verdiği ürpertici tanımlamaları yapamıyorum. Bazen kendimi ahtapot gibi hissettiğim için kimseyi de suçlayamıyorum açıkçası.

Çoğu insan tarafından “garip yapışkan şey” diye tasvir edilse de bu olağanüstü sekiz kollu sihirbaz, gezegendeki en büyüleyici hayvanlardan biri imiş. Kendisini gördüğüm bir rüya üzerine araştırıldığımda, onların neredeyse “doğaüstü” güçleriyle var olduklarını da öğrenmiş oldum. Sevimli değil, pofuduk tüylerle kaplı değil ya da büyük tatlı gözleri yok elbette hatta son derece itici geliyor yüzerken falan hani. Lezzetti tartışılmaz olunca biz ölümlülerin en sevdiği canlı haline geliyor.

Çok az insan bu hayvana hayranlık besliyor. Ama gösterilen ilgi, onların neredeyse “doğaüstü” güçleriyle orantılı olsaydı, ahtapotlar dünyanın en sevilen hayvanların olurdu.

Ne yazık ki, onun yerine deniz canavarı efsaneleri Kraken ve Lusca’ya, kurgusal kötü karakterler Ursula ve Doctor Octopus’a ilham kaynağı oldu. Şimdi ise bu ağırbaşlı ve dahi varlıklara çamur atmak yerine saygı gösterilmesini gerektiren bilgilerle sizi baş başa bırakıyorum.

Sihirbazlık yetenekleri olduğunu bilmiyordunuz tabii…
Tıpkı sihirbazlar gibi ahtapot da nesneleri duman ve aynalar kullanarak yok edebiliyor. Fakat bunu yaparken sihirbazlar gibi mekanik aletler kullanmak yerine, ahtapot bildiğimiz biyolojiyi kullanıyor. Pigment hücre ağı ve özelleşmiş kaslarını kullanarak, bir ahtapot nerdeyse anında; renkleri, şekilleri ve etrafındaki yüzeyleri birebir taklit edebiliyor. Kamuflajı o kadar ustalıkla yapılmış ki yırtıcılar yanından fark etmeden geçip gidiyor.

Ahtapotlar en havalı kaçış mekanizmasına sahipler…
Sihirbazlara eşdeğer farklı bir yeteneği de saldırganın görüşünü engelleyerek ahtapotun kaçmasına olanak sağlayan, salgıladığı mürekkep bulutu – bu özellik genelde mürekkep balıklarıyla karıştırılır, bazı türleri bu özelliğe sahiptir ve mürekkep balıkları ahtapotların en yakın akrabasıdır. Ne ilginç ben hepsinin akraba olduğunu düşündüğümü söylediğimde çok akıllı biri gülmüştü katıla katıla.
Eğer bu da yeterince havalı gelmediyse, çoğunlukla mukus ve pigment hücrelerden oluşan bu bulut, saldırganın gözlerini tahriş eden ve koku hissini körleştirerek kaçış ustasının takip edilmesini daha da zorlaştıran bir çözelti barındırıyor.

Hız ve çeviklikte muhteşemler!
Kendilerini güvende hissetmediklerinde ahtapotlar, mantolarından geriye doğru suyu ileterek kendilerini ileri itiyorlar. Bu davranış onları saatte 40 kilometre hıza çıkarıyor. Ayrıca görülmeye değer başka bir becerileri de, yumuşak vücutları sayesinde en ufak çatlaklardan ve deliklerden rahatlıkla geçebilmeleri.

Belki bu noktada çok esnek olmayabilirim ama istediğim yerden her zaman girer ve geçerim. Hele kullandığım araba gerçekten önden çekişli ve sağlam bir motor gücüne sahipse siz beni bir de trafikte görün… Şaka tabii bunlar sakın örnek almayın.

Ortalama bir Ayı’dan daha zekiler!
Aristotales ahtapot hakkında “aptal bir yaratık” tabirini kullanmasına rağmen (ölmüşün arkasından konuşulmaz ama gerisini siz tamamlayın), araştırmalar ahtapotların gelişmiş zekâya, duygulara ve hatta kişisel karakterlere sahip olduklarını gösteriyor. Kurnaz kafadanbacaklı aynı zamanda labirentlerden geçebiliyor ve hatta işbirliği yapmak istemiyorsa karşı koyabiliyor.

Problem çözüp çözümleri hatırlayabiliyor, sadece eğlence olsun diye bir şeyleri parçalarına ayırabiliyorlar. Hatta oyun olsun diye köpekler gibi atılan şeyleri alıp geri getirebiliyorlar. Su borularını yerinden çıkarabiliyor, kablo bağlantılarını kesebiliyor, laboratuvarlardan kaçabiliyor ve hatta yuvalarının etrafına deniz kabuklarını ve diğer objeleri toplayarak kale inşa ediyor ya da yuvalarının etrafına bahçe yapabiliyorlar.

Bilim insanları ahtapotların bireysel kişilikleri olduğunu düşünüyorlar. Yapılan çalışmalarda ahtapotların her birinin mizaçlarına göre, oynamak için farklı oyuncakları tercih ettikleri gözlemlenmiş.

Geniş kapsamlı beyinleri vardır!
Ahtapotların en çılgın özelliği nöronlarının kafaları yerine kollarında bulunmasıdır. Ve bu kollardan biri vücuttan koparsa, araştırmalar kopan kolun suda kendi kendine hareket edebildiği ve hatta bir besini bağımsız ağzın bulunacağı bölgeye doğru yönelttiğini gösteriyor. Tabii kol koptuktan sonra bu öyle kolay olmuyor ama gene de bağımsız olarak çalışan uzuvları aslında beyinleri.

Kaybedilen uzuvlarını yenileyebiliyorlar!
Adeta Deadpool’un yenilenebilme yeteneğine sahipmiş gibi kaybettiği bir kolunun yerine hiçbir kalıcı zarar almadan tekrar yenisini çıkarmak onun için tam bir çocuk oyuncağı. Nedense Vampirleri hatırlattı.

Tam üç adet kalbe sahipler!
Dediysem asla 3 kişiyi aynı anda sevemiyorlar :). Onu sadece biz İnsanlar yapabiliyor ah ne manidar…
Evet, tam üç adet kalbe sahipler, iki tanesi kanı solungaçlara oradan da 3 numaralı kalbe taşımakla görevliyken, 3 numaralı kalp ise diğer 2 kalpten aldığı kanı bütün vücuda pompalıyor. Ve şaşırtıcı olan şey, 3 numaralı kalbin ahtapot yüzerken durması ki bunun sebebi hızlıca yüzerek kaçmaktan çok kamufle olarak saklanmayı tercih ettiklerini açıklıyor, yüzmek bu kafadanbacaklı için yorucu bir aktivite.

Çiftleşme sırasında erkek, dişinin her zaman sağ tarafındadır!
Erkek spermleri dişinin tübüler borusuna koyar veya dişi, erkekten kollarıyla kendi alır. Spermleri aktardıktan sonra erkek hemen kaçabilirse şanslı! Çünkü çiftleşmeden sonra dişi erkeği boğarak öldürür ve yer. Erkeği her zaman sağ tarafında tutması ise henüz açıklanamamış.
Dişilerin bu agresifliğinin sebebinin bir çeşit annelik içgüdüsü gibi yumurtalarını her türlü tehdite karşı korumak amaçlı olduğu düşünülüyor. Çok şeker.

Çiftleşme döneminden sonra, erkekler hala yaşıyorsa bile birkaç hafta içinde ölür. Dişiler ise yumurtalar açılana kadar yaşamaya devam ederler. Fakat yumurtalar açılana kadar beslenmelerini durdurdukları için yavrular çıktıktan bir süre sonra açlıktan ölürler.

Dağlar kadar yaşlılar…
Hatta belki de daha yaşlı. Bilinen en yaşlı ahtapot fosili 296 milyon yıl önce Karbon Çağı zamanı yaşamış. Şu anda Chicago, ABD’de Field müzesinde sergilenmektedir. Çağımızdaki ahtapotlar gibi sekiz kola ve iki göze muhtemelen de mürekkepli kaçış mekanizmasına sahipti. Smithsonian, “Ahtapotlar karada yaşamdan çok önce, şekillerini milyonlarca yıl sonrasına gelebilmek için belirlediler” diyor. Bence çok doğru bir tez.

Neredeyse tüm ahtapotlar zehirlidir. Mavi Halkalı bu ahtapot ise (Haoalochlaena lunulata) dünyadaki en zehirli ahtapottur. Bir ısırıkta sizi öldürebilir. Herhangi bir panzehri henüz yok.

Ahtapotlar gruplar halinde yaşamazlar. Bu nedenle her biri, çevik davranışlarıyla av olmaktan kaçarak türlerini kontrol altında tutarlar. Bu nedenle süper avcılar olarak bilinirler. Zeki olmalarının temelinde de tek başına yaşam sürdürebilmenin zorlukları yatıyor olabilir.
Derin denizlerde hayatta kalabilmek için, kanlarında oksijen taşıyan solunum pigmenti olarak hemosiyanin bulunur. Hemosiyanin yapısında bakır içerir ve oksijenle birleştiğinde mavi renkte görünür. Bu sistem asitlik-bazlık değişimlerine karşı çok hassastır, eğer ortam asidik olursa ahtapotlar yeterince oksijen alamaz. Bu nedenle iklim değişikliğine bağlı olarak okyanusların yavaş yavaş asidik hale gelmesiyle buradaki canlılara ne olacağı hala tartışma konusu.

Dünya denizlerinde çeşitli büyüklük ve özellikte 50’den fazla ahtapot çeşidi vardır. Mavi olanı görünce sakın sevmeyin ok 😉

Genel olarak kendilerinden büyük hayvanlardan korkan ve insanlardan olabildiğince uzak durmaya çalışan, parlak veya ses çıkaran bir obje gördüklerinde meraklarını dizginleyemeyen bu muhteşem canlılar, sadece Ege ve Akdeniz sofrasında bir meze olarak görülmekten çok daha fazlasını hak ediyorlar.

Evrimin yıllardır nerdeyse hiç uğramadığı ahtapotlar, zekâlarıyla birçok insanı kendine hayran bırakabilme yeteneğine sahip muazzam bir canlı.

 

Sevgilerimle,
Merve♥

 

Çok gülerek alıntı yapıyorum yazanında mizah duygusu kadar beklentilerinin geniş olmamasını umuyorum :).

Ekşi Sözlük/ Scarletsage: Her işe el atan, bir sürü meziyeti olan insanlara verdiğim isim.
Ekşi Sözlük/Islak köpek: Gittiği yer neresi olursa olsun fark etmeden, tanıdığı tanımadığı sağda solda gördüğü herkese hemen bir kol atan, bunlar hatunsa bele sarılmak ya da omzundan tutmakla da yetinmeyip, enseden yakalayıp kulağa baskı uygulamak suretiyle kol hareketlerinde bulunan ve aynı anda kaç kişiye kolunu attığını takip edemediğimiz insanlara verdiğimiz isim.Ekşi Sözlük/Olmayana yergi: İspanyolların İtalyan erkeklerine taktığı isim.
Hepsi de çok iyi yorumlar…

 

Kısa kısa…
Kraken: iskandinav mitolojisin ’de bir karakter. Kendisi dev bir mürekkep balığıdır. Gemileri kollarıyla sarıp dibe çekecek kadar güçlüdür.
Lusca: Karayiplilerin efsanevi deniz canavarıdır.
Aristotales: Aristoteles ya da kısaca Aristo Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir.
Smithsonian: Smithsonian Enstitüsü, ABD hükümeti tarafından yönetilen bir müze ve araştırma merkezi öbeğidir. 1846 yılında “bilgiyi artırmak ve yaymak” amacıyla kurulmuştur. Washington, DC’deki merkezinde 137 milyon nesne bulunmaktadır.

Kaynaklar

https://onedio.com/haber/ahtapotlar-hakkinda-muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-15-enteresan-bilgi-715746

Afrika’nın İncisi Cape Town

Çok küçüktüm herhâlde 8 yaşlarındaydım bir komşumuz vardı Güney Afrika’da yaşıyorlardı ve hep çok büyük köpek balıkları olduğundan bahsederlerdi… İşte çocukluk ne bilirsin ki ileride bütün kıtayı gezeceksin… Köpek balıklarını her şeyden çok seveceksin.

Güney Afrika’dan bahsedelim biraz… Güney Afrika Cumhuriyeti, Afrika kıtasının güney ucunda 22°10′-34°55′ güney enlemleri ile 16°30′-32°55′ doğu boylamları arasında yer alan ülkedir. Güney Afrika Cumhuriyeti, Afrika’nın güneyinin yaklaşık yarısını kaplar. Bu enlemi boylamı ne yapacağım diye soranlara verecek bir cevabım yok gerçekten.

Güneybatısında Atlas Okyanusu, güney ve doğuda Hint Okyanusu, kuzeydoğuda Swaziland, Mozambik ve Zambiya, kuzeyde Botsvana, kuzeybatıda Namibya ile çevrili olan Güney Afrika Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde, topraklarının Ortadoğu kesiminde Lesoto Devleti bulunmaktadır. Dünyada, ırk ayrımının en şiddetli bir şekilde vuku bulduğu ülke olması ile tanınmaktadır.

http://Kaynak: Güney Afrika hangi kıtadadır? https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/412572-guney-afrika-hangi-kitadadir.html#ixzz4hz4cJEX0

Cape Town şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Güney Afrika, ekvator çizgisinin güneyinde yer aldığından iklimler Türkiye’nin tersidir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Cape Town ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 16.9’dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 853 mm. 20.9 sıcaklıkla Ocak yılın en sıcak ayıdır. Temmuz ayında ortalama sıcaklık 12.8 olup yılın en düşük ortalamasıdır. Yılın en kurak ve en yağışlı ayı arasındaki yağış miktarı: 119 mm Yıl boyunca ortalama sıcaklık 8.1 dolaylarında değişim göstermektedir.

İlkbahar ayları: Eylül, Ekim, Kasım Yaz ayları: Aralık, Ocak, Şubat Sonbahar ayları: Mart, Nisan, Mayıs Kış ayları: Haziran, Temmuz, Ağustos

Yaz aylarında ortalama sıcaklık 30 derece civarıdır. Kış ayları rüzgârlı ve çok nadiren sıfırın altındadır.

Şehirler

Yaz Kış

Bloemfontein (Free State)

29,0 ° C 18,5 ° C

Cape Town ( Western Cape)

24,0 ° C 22,6 ° C

Durban (KwaZulu-Natal)

25,5 ° C

22,6 ° C

Johannesburg (Gauteng) 24,7 ° C

18,0 ” C

Kimberley (Northern Cape) 32,0 ° C

20,0 ° C

Nelspruit (Mpumalanga) 28,5 ° C

23,0 ° C

Pretoria (Gauteng) 27,5 ° C

21,0 ° C

 

Farklı soy ve farklı ırklardan gelen yaklaşık 50 milyon insanın vatanı olan Güney Afrika’da İngilizce ve Afrikans dillerinin yanı sıra, Xhosa, Sotho, Venda, Tsonga, Pedi, Shangan ve Ndebele yerli dilleriyle birlikte 11 resmi dil kullanılmaktadır. Bu yerli diller birbirlerine ancak Almancının İspanyolca’ya benzediği kadar benzerler.

Turistlere zengin kültür yelpazesinin ilk ipuçlarını veren bu dil çeşitliliği eşsiz bir ülke olan Güney Afrika’nın bu sıfatı hak ettiğinin en önemli belirtisidir. Güney Afrika Avrupa kültürünün geleneklerle kesiştiği, küresel akımların eski törelerle omuz omuza verdiği, güneyin kuzeyle, doğunun batıyla kaynaştığı bir ülke…

Kültür köylerindeki sergilerde görebileceğiniz el sanatları, yöresel yemeklerin hazırlanışları ve izleyeceğiniz yerel dans ve törenler, Güney Afrika’nın kırsal kesimlerine ait geleneksel yaşama açılan pencereler olacaktır. Eğer seçiminiz Johannesburg’un dış kesimlerindeki büyüleyici Soweto’ya yapılacak bir gezi ise, derme çatma kulübe ve mütevazı evlerin hemen yanı başında muhteşem malikâneleri de görme şansını elde edecek, caz kulüpleri ve meyhanelerden yayılan gizemli ruhu ve enerjiyi hissedeceksiniz.

Gökkuşağı Ulusu

Güney Afrika ‘nın gökkuşağı ulusu az sayıda San üyeleri (Bushman’lar); Sotho,Tsvana ,Tsonga’lar; Venda’lar; Hintiler, Afrikaanlar, Ingilizler konuşan ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen göçmenler ile değişik kökenlerden gelen diğer halklardan oluşur.
http://www.southafrica.org.tr/

Dünyanın En Güzel İnsanlarının Olduğu Yere Gidiyorsun… Bu cümleye dikkat edin çünkü gerçekten öyle… İnsan Mozaiği çıkıyor karşınıza sırf o da değil, doğayı sevenler için rengârenk bir yelpaze sizi bekliyor o zaman… Öncelikle herhangi bir kıyaslamaya girmek istemem ama kendi şehrimden daha güvenli olduğunu söyleyebilirim. Ama illa ki okyanusta yüzeceğim, telleri aşacağım, kafes dalışını kafessiz yapacağım diyorsanız böylesi yüzen köpişler dünyanın hiçbir yerinde yok bilginiz olsun. Kafes dalışından sok dakika dönmüş biri olarak söylüyorum…

Tabii Güney Afrika ilk düşündüğünde “hadi gidelim” destinasyonu olmuyor. Belki Afrika, belki o belli belirsiz yanlış intiba yüzünden. Kötü bir ün sahibi maalesef ama Güney Afrika’nın karanlık tarihi artık sadece kitaplarda… Fakirlik ve zenginliğin en uçlarda yaşandığı bu ülkede Afrikalılar Avrupalılar tarafından yıllarca ezilmiş, sömürülmüş ve ayrıştırılmış. Doğal olarak siyah halk bunca sömürü yüzünden açlığa ve fakirliğe isyanlarından beyazlara nefret duymuşlar. Bu yüzden uzun yıllar bu karanlık tarihe ev sahipliği yapmış. Mutlaka gidilmeli mutlaka görülmeli yerlerden biri olduğunu bastıra bastıra söylüyorum. Gerçi dünyanın her yeri ayrı güzel, her yeri ayrı kendine has ve öz. Ne aradığına, ne beklediğine bağlı. Bana hep sorarlar filanca yere gitmişsindir nasıl, iyi mi, gidelim mi? Ben hep şunu söylüyorum yolculuğunun adını ne koyduğuna bağlı… Tatil mi, iş mi, keşif mi, gezi mi, fotoğraf mı, meditasyon mu? Hangisisin ona göre bir yer seçmek en mantıklısı.

Güney Afrika Cape Town yolculuğu İstanbul’dan 13 saat sürüyor…Hani daha uzunlarını da gördüm bu bir şey değil demiyorum tabii. Ancak yolculuktan keyif almanız adına artık Türk Hava Yolları çok keyifli bir seyahat sunuyor size o yüzden bu süre sizi korkutmasın sakın.

Genel olarak Cape Town seyahatlerim hep Kasım-Aralık-Ocak aylarında olmuştur o yüzden Kıştan yaza gitmek psikolojisiyle valizimi hep mutlulukla hazırlamışımdır. Size tavsiyem rüzgârlı günleri ve dağ yürüyüşlerini dikkate alarak yanınıza mutlaka hafif kalın bir şeyler alın  tecrübeyle sabit.

Peki, Cape Town’da Neler Yapılmalı?

Masa Dağı- Table Mountain

1503 yılında ilk kez Portekizli bir pilotun tırmandığı Masa Dağına ismini veren de aynı kişi. Portekizce Taboa da caba yani Cape’in Masası anlamına gelen bu dağ ismini şeklinden alıyor.


Masa Dağı; dünyanın 7 doğal harikasından biri, şehrin de simgesi. Alp Dağlarından, And Dağlarından hatta Himalayalar’dan bile daha eski bir tarihe sahip. Üç km uzunluğunda düz bir zirveye sahip olması nedeniyle Masa Dağı ismini almış. Gerçekten de uzaktan bakınca dağ bir masayı andırıyor. Zaman zaman dağın tepesini bulutlar kaplıyor ve zirve gözden kayboluyor. Zirveyi kaplayan bu bulut için de “masa örtüsü” benzetmesi yapılıyor. Masa Dağı, yaklaşık 2,200 çeşit bitkiye, 1,400 çeşit floraya ve dünyada sadece burada yaşayan Heleophrynidae isimli bir kurbağa cinsine ev sahipliği yapıyor.

Masa Dağı’na Waterfront’tan binebileceğiniz kırmızı tur otobüsleriyle hop-on & hop-off ile ulaşabilirsiniz. Tur otobüsleri hem şehri kolayca gezmeniz yardımcı olacaktır. Dağın zirvesine aynı anda 65 kişiyi taşıyabilen bir teleferikle çıkılıyor. Gezginlerin en çok fotoğraf çekebildiği nokta desem… Bu manzara gerçekten kaçmaz! Teleferiğin bir özelliği de kendi etrafında dönmesi; bu sayede yerinizi değiştirmek zorunda kalmadan 360 derecelik bir seyir şansını yakalıyorsunuz.

Buraya kadar sizi leylekler getirmedi kalkın helikopterle bir de kuş bakışı gezin şu güzel şehri. Yazı dilinde ki anlam ve mana size ağır gelmesin elbet bir seyahat her şeyden önce maddiyatla çok ilişkili buna zaten sözüm yok sadece imkânlar dâhilinde rahatsanız diye söylüyorum mutlaka bir de şehir yukarıdan görülmeli. Göremezseniz de üzülmeyin zaten Cape Town şehri manzarasını izlemek için yeterince doğal tepe ve yüksekliğe sahip.

V & A Waterfront dendiğinde…
Ben mesela çok mutlu oluyorum. Sanki bir 100 metre geride yazlık evimiz var da ben niye seviniyorsam. Burada çok şeker bir anım var paylaşamadan duramam. Şimdi benim yolum bir gün Güney Afrika’ya düşer ve tabii bir Türkün ulaşılması zor hayali nedir? Diye sorsalar asla köpek balıklarıyla dalmak değildir sanırım. Neyse ben aşırı motive ve kendinden oluşmuş doğal heyecanımla kendimi marina da zencilerle pazarlık yaparken buldum. Sonra bir baktım benden başka kimse yok. 3 tane zenci ve ben. Dedim bu iş böyle olmaz başkası yok mu falan dediler ki şu an da belirlenmiş bir tur yok. Neredeyse tamam gidelim diyeceğim yani. Tabii her zaman olduğu gibi orada da aklıma en son gelen yani sorulması gereken ilk soru oluyor o da. Dedim ki bu dalış yapılan yer kıyıdan ne kadar uzaklıkta? Cevap:2 saat. Ben tabii iyi günler diyerek kaçtım… Zaten elinden imzalı kâğıt alıyorlar bir de tanımadığın adama pasaport kopyanı veriyorsun. O yetmiyor 2 saat gidiyorsun üstelik can güvenliğin yok, tek başınasın, zaten kendi başına bir tekneyi kiralamak çok maliyetli falan derken dedim ki Merve kalk evine dön deli misin kızım. Niye yalnız başınasın derseniz çünkü orada bunu yapmak isteyen bir deli vardı o da bendim diğer arkadaşlarım yanıma yaklaşmadılar bile. Ama içim de o kadar büyük ukde ki hala istiyorum, hala yapacağım diye hayallerim var. Artık çoluk çocuk dalarız bilmiyorum. Ayrıca Waterfront çok güzel bir alışveriş merkezi var bir de kocaman bir dönme dolap bilginiz olsun ve çeşit çeşit seafood restaurant’larla çevirili. Güney Afrika şarabı içmenizi de ayrıca tavsiye ederim. En lüks oteller Waterfront etrafında denebilir. Ama ben gene de bir alternatif olarak ev kiralamanızı öneririm.

En renkli bölge Bo-Kaap… Müslüman halkın yaşadığı bölge Malay Quarter olarak biliniyor. Birçok milletten Müslümanın yaşamasına rağmen çoğunluğu oluşturan Malezyalılar sebebiyle bu adı almış. Bölgenin yemekleri çok meşhur. Evleri ise asıl önemli özelliği. Müslümanlar renkli karakterlerini yansıtmak için evlerinin dışını parlak, fosforlu ve canlı renklere boyamışlar ve ortaya bu güzel bölge çıkmış… Bo-Kaap’ı hop-on hop-off’un 2 günlük turunu alanlar ücretsiz olarak yapılan yürüyüş turuyla gezebiliyorlar.

Cape Town için diğer yapılacaklar listesindeki aktivitelerden en popüler olanı yürüme sporları. Kişiden kişiye ve yol alternatiflerine göre çeşitli zorluk dereceleri olan dağda en kısa süren yol 3 saatlik mesafeden oluşuyor. Eğer bütün yürüme yollarını tamamlayacaksanız sadece bunun için 1 haftanızı ayırmanız gerek. İkinci popüler alternatif ise, dağcılık. Farklı zorluk derecelerinden oluşan yamaçlarda sert tırmanma stili olan “trad climbing” yani her türlü emniyet aleti dağcı tarafından yerleştirilen spor deniliyor ki bu da diğer popüler aktivite denebilir.

Diğer yapılacak aktivitelerde fokların yaşadığı Houtbay Adası mutlaka görülmeli diyebilirim… Ünlü Chapmans Tepeleri ve Atlantik Okyanusu ile Hint Okyanusu’nun birleştiği nokta olan ünlü denizci, kâşif Vasco de Gama’nın geçtiği Ümit Burnu’nu ve Cape Point’teki dünyanın en yüksek fenerini ve Boulders Beach’teki penguenleri görmenizi tavsiye edebilirim. Afrika kıtasının en uç noktası olan Ümit Burnu, Cape Town’a bir saatlik uzaklıkta bulunuyor.

Peki Nerede yenir???
The Roundhouse Restaurant ben burayı çok sevmiştim. Burada ki his aynı menüsünde de yazdığı gibi “home is where the heart is…” Rezervasyon yapmadan gitmeyin. Tel:021 438 4347
Savoy Cabbage Restaurant burasıda snop mekânlardan biri yemekleri çok lezzetli. Çalışma saatlerini kontrol edip çıkıp gidin şansınız varsa masa bulabilirsiniz. Yoksa rezervasyon yapmanızı önereceğim.
Signal Restaurant burasıda Waterfront bölgesinde bulunan çok şık mekânlardan biri.
Pepenero Restaurant

Son olarak konaklamadan hiç bahsetmedim farkındayım çünkü birden fazla otel de kaldım o yüzden en güzel şurası demek için bu satırları en sona ayırdım.

Cape Town Marriott Hotel Crystal Towers konumu ve kendisi için kelimelerim kifayetsiz kalır diye makyajsız övüyorum bu oteli.
Belmond Mount Nelson Hotel Masa Dağı manzaralı harika bir otel neredeyse bütün odalarından rahatça görebileceğiniz gizemli bir manzaraya sahip. Spa bölümü muhteşem. Odaları çok konforlu ve en sevdiğim oda bölümü banyosunda ki küveti…
The Commodore burasıda bir başka sevdiğim ve huzuru hiç değişmeyen bir otel. Waterfront için sadece 5 dakika yürüme mesafesinde.
Cape Town Hollow konum olarak harika, çalışanları da güler yüzlü.

En sevdiğim kısım Safari turu… Bunun için Johannesburg ya da Nairobi yazısında görüşürüz artık diyorum çünkü Safari için bundan daha güzel bir seçenek bulabileceğinizi düşünmüyorum.

Afrika kültürünü daha yakından tanımak için seyahatinizi mutlaka çok ince detaylandırmalısınız. Yukarıda da bahsettiğim gibi yolculuğunun adını ne koyduğuna bağlı… Tatil mi, iş mi, keşif mi, gezi mi, fotoğraf mı, meditasyon mu? En önemli ayrıntı bu bence. Buradan sonra bu kıtayı ister ortasından, ister batısından, ister güneyinden başlayarak keyifle gezebileceğinizi düşünüyorum. Yine söylüyorum bu kültürü yakından tanımak gerçekten başka bir farkındalık kazandırıyor bir zaman sonra yarattığı fark sayesinde bakış açınızı nereye çevirirseniz çevirin buranın sizde bıraktığı kültürel iz kolay kolay silinmiyor.

Para Birimi:Rand (sembolü: R; ISO 4217 kodu: ZAR) Güney Afrika Cumhuriyeti’nin para birimi. 1TL- 3.6516 ZAR

Saat Farkı: Türkiye ve Güney Afrika arasında sadece 1 saat fark bulunmaktadır. Türkiye Güney Afrika Saatine göre 1 saat ilerdedir.

Vize İşlemleri: Türk vatandaşları Güney Afrika Cumhuriyeti’ne yapacakları 30 güne kadar ikamet süreli seyahatlerinde vizeden muaftır.

#visitcapetown
#musttovisit
#gocapetown
#southafricamemories

İyi Yolculuklar

Güzel Uçuşlar olsun diyorum şimdiden.

Sevgiler

Merve

İlk önce tabii ki canım Vikipedim’den derin ve narin bilgileri sizlerle paylaşmak için müsaadenizle diyorum…

Seyşeller (Seyşeller Kreyolu: Sesel; İngilizce: Seychelles; Fransızca: Seychelles) ya da resmî adıyla Seyşeller Cumhuriyeti, Hint Okyanusu’ndaki 115’in üzerinde adadan oluşan ada ülkesi. Afrika’nın doğusunda, Madagaskar’ın ise kuzeydoğusunda yer almaktadır.
Adaların, 1505 yılında Portekizliler tarafından bulunduğu sanılmaktadır. 1768’de Fransızlar tarafından işgâl edildi. 1794’te Büyük Britanya Krallığı yönetimi altına girdi. 1810’da bir İngiliz kolonisiydi. 1814’te Paris Antlaşması’yla tam olarak Birleşik Krallık’a verildi. 1903’te Birleşik Krallık’a bağlı bir koloni hâline geldi. 1976 yılında bağımsızlığını elde etti. Bir yıl sonra askerî bir darbe yapıldı ve France-Albert René yönetimi ele geçirdi. 1979’da ilan edilen yeni anayasa ile tek partili bir devlet oldu. France Albert René 1989 seçimlerini de kazanarak üçüncü defa başkan oldu. 1977’deki darbeden sonraki ilk çok partili seçim 23-26 Temmuz 1992’de yapıldı. Seçimin amacı anayasa taslağını hazırlamakla vazifeli 23 kişilik bir komisyonun üyelerini tespit etmekti. Anayasa teklifi 15 Kasım 1992’de halk oylamasına sunuldu ise de %60 barajını aşamadığı için kabul edilmedi.

Mevkii itibariyle Hint Okyanusunda ve Madagaskarın 1200 km kadar kuzeydoğusunda ve Zengibar’ın yaklaşık 1600 km doğusundadır. Yüzölçümü yaklaşık 493 km2dir. Bu yüzölçüme 92 ada ve adacık, mercan ve granit ada ve kayalıkları dâhildir. Bu adaların en büyüğü 142 km2lik Mahé Adasıdır. Diğer önemli adalar; Praslin, La Digue, Silhouette, Destroches ve Aldabradır. Adalar, granit ve genellikle volkanik türde olup, dağlık bir arâziye sâhiptir. En yüksek nokta Mahé Adasındaki Morne Seychellors Tepesi olup, yaklaşık 900 metredir.

Takımadalar ekvatora çok yakın olmasına rağmen, iklim, güneydoğu alizeler sebebiyle ılımandır. Hazirandan kasım ayına kadar bu ılık iklim devam eder. Mahé Adasında sıcaklık aşağı yukarı 24 °C ilâ 29 °C arasında değişir. Başşehir Victoria ve çevresine düşen yıllık yağış miktarı yaklaşık 2300 mm kadardır. Bu rakam yüksek bölgelere gelince artar ve hemen hemen 3550 mmye kadar ulaşır. Ülkede genellikle kaplumbağa, guano ve kıyılarda da köpekbalığı bulunur.

Ülkenin nüfûsu yaklaşık 71.000’dir. Nüfus yoğunluğu 157’dir. Yıllık nüfus artışı %2 dolayındadır. Nüfûsun %60’tan fazlası gençtir ve şehirlerde yaşayanlar aşağı yukarı %37 civarındadır. Nüfusun etnik yapısını Creoller meydana getirir. Creoller, Fransız asıllı olup Louisianada ve İspanyol asıllı olup Karaip Adalarında doğmuş ve buralarda yaşamış kimseler demektir. Bunlar esas îtibâriyle Fransız, İspanyol, Asyalı ve Afrikalı insanların birbirleriyle kaynaşması netîcesi meydana gelen melez insanlardır. Halkın çoğu katoliktir. Ayrıca bir miktar Müslüman, Protestan ve Hindu da mevcuttur.

İngilizce ve Fransızca resmî dillerdir. Bunun yanı sıra Fransızcanın değişik bir şekli olan Créole dili de yaygındır. Başkenti Victoria’dır. Okuma-yazma oranı %60 civarındadır.

Ve son olarak;
Ülke ekonomisi esas olarak tarım ve turizme dayanır. Ayrıca tüketim malları ihracatı da önemli bir gelir kaynağıdır. Ülkede yetişen başlıca tarım ürünleri; muz, tatlı patates, manyok ve bunun ürünü nişasta, kokonat ve vanilyadır.

Ülkenin en önemli endüstrisi gıda endüstrisidir. Ayrıca deniz ürünleri önemli bir gelir kaynağıdır. İşçi gücünün %19’u tarımda, %20’si mâdencilik ve inşaatçılıkta, %14’ü kamu sektöründe ve sosyal hizmetlerde, %11’i de lokanta ve hotel işletmeciliğinde istihdam edilir.

İthâlat ve ihrâcatını daha çok Birleşik Krallık, Fransa, Güney Afrika, Yemen ve Pakistan ile yapar. Başlıca ihraç ürünleri şunlardır: Kurutulmuş hindistancevizi içi, tarçın, sabun ve parfüm yağı, vanilya ve balık. Diğer önemli gelir getiren kaynaklar ise guano, kaplumbağa kabuğu, köpekbalığı yüzgeci ve balık ürünleridir.

Ulaşım sistemi yeterli olup ülkenin en gelişmiş şehri ve limanı başkenti Victoria’dır.

Hepiniz bekleriz…

Teşekkürler Vikipedi… 🙂

Sıra bana gelsin artık…!

Yıl 2015 Aylardan Mart güzel bir sebep ile iş için Seyşeller’e uçuyoruz… Tabii iş içinde sürekli tatil yapma imkânım sayesinde çevremde ki eşim, dostum benden nefret etse de bir o kadar da ilginç buldukları hayatımı eleştirip duruyorlar… Oturduğun yerden para kazanıyorsun, oh hayat sana güzel, gene hangi tropik adaya gidiyorsun yazık ne sıkıcıdır sana artık vb. salak salak gizli hayranlık içeren eleştiriler bir ara yazarım…

Günlerden bir gün bir e-posta geliyor ve ben bu muhteşem Ada’ya doğru havalanıyorum…

Can çıkar huy çıkmaz demişler, tabii ki iyi demişler ancak öyle bir takıntılıyım ki, otel öncelikli araştırdığım konu olduğu için, bütün önemli bilgilerden önce otel araştırmaları yapıldı. Meslek hastalığı diyelim bu duruma, zamanla ve deneyimle sabit olan, şirkete güven doğrultusunda karşımıza öyle oteller çıkmışlığı vardır ki bu konu da sazı elime aldığımdan beri herkesin huzuru ve mutluluğu barizdir.

Ne kadar laf etseler de odanın kapısı ilk açıldığı an gördükleri manzara hep “feel like at heaven” kıvamındadır.

Neyse geliyorum o en sevdiğim otele…

Varır varmaz muhteşem karşılamaları ve misafirperverliklerini gördüğüm anda anladım ki harika bir otel seçmişim. Yazımın devamında bilgilerini paylaşacağım.
Zaten şu anda resmi bayrak taşıyıcı şirketimiz Türk Hava Yolları’nın yeni hatlarından biri olarak Seychelles diye araştırma yaptığınızda ilk karşınıza çıkan otel Savoy Resort&Spa oluyor ki burası Seychellerde kalabileceğiniz hem en uygun ,hem de en uygun kıstasının içinde ki en lüks otel oluyor. Önceden sahipleri Araplar olan bu otel artık Ruslara ait o yüzden de lüksünden ve konforundan şüphe etmeyiniz. Yine Airbnb sitesinden de bütçenize en uygun evi seçebiliyorsunuz.

Otel neden güzel? Diye sorduğunuz da buna verilecek tek cevap inanılmaz temiz ve okyanusun sadece 50 metre gerisinde kalıyor bu yüzden de hem konum, hem lüks, hem temiz ve kolay ulaşılabilir olması ve son olarak fiyatının çok uygun olması burayı tercih sırasının en üstüne getiriyor.

Diğer ada otellerini araştırdığınızda karşınıza çıkan fiyatlar sizi şok etmesin çünkü Seycheller konaklama konusunda son derece lüks hizmet anlayışını size veren bir destinasyon.

Bu konu da çok araştırma yapmış biri olarak aklımda kalan ve bir sonraki tekrar eden Seycheller tatilimde ki alternatiflerim olacak bir kaç Oteli size tavsiye edeceğim…

⇒Eden Island Luxury Accommodation
Mahe Adası’nda bulunan Eden Island Luxury Accommodation, başkent Victoria’ya sadece 5 km mesafededir. Tesise 400 metre uzaklıktaki Eden Plaza’da çeşitli mağaza ve restoranlar mevcuttur.Eden Island, tamamı modern bir dekora ve mobilyalara sahip olan mutfaklı bir dizi konaklama birimi sunmaktadır. Birimlerde klima, salon alanı, uydu TV ve dizüstü bilgisayar kasası vardır. Tüm modern birimlerde mutfak bulunmaktadır. Tesiste 4 özel plaj, 2 yüzme havuzu ve bir tenis kortunun yanı sıra su sporları olanakları ve tur masası mevcuttur. Tesis bünyesinde veya çevresinde balıkçılık, yürüyüş ve dalış gibi bir dizi aktivitenin keyfini çıkarabilirsiniz. Bu tesis, Seyşeller Uluslararası Havaalanı’na 6,5 km uzaklıktadır.


⇒Hotel Le Duc de Praslin
Bu tesis plaja 3 dakikalık yürüme mesafesinde. Cote D’or beyaz ve kumlu plaja sadece 2 dakikalık yürüyüş mesafesinde yer alan Hotel Le Duc de Praslin, tropikal bir bahçe, spa terapi havuzu ve 2 restoran sunmaktadır.Zarif dekore edilmiş oda, süit ve dairelerde klima, düz ekran TV ile çay-kahve yapma imkanı sağlanır. Bir teras veya balkon bulunmaktadır. Geniş dairelerde ayrıca bir mutfak mevcuttur.Konuklar, plaj yanında konumlanan ve taze deniz ürünleri servis eden Café des arts Restaurant’ta yemek yiyebilir. Otelin ana restoranı Le Dauphine’de Creole ve uluslararası mutfaklardan lezzetlerin tadına bakabilirsiniz. Bar, kokteyller ve serinletici içecekler ile hizmetinizdedir.
Vallée de Mai Doğa Koruma Alanı 4 km uzaklıktadır. Otelde araba ve bisiklet kiralama hizmetleri verilmektedir. Bölgede yapılabilecek diğer faaliyetler arasında şnorkelli yüzme, balıkçılık ve dalış sayılabilir.

http://www.leduc-seychelles.com
https://www.agoda.com/tr-tr/praslin-island/


⇒Four Seasons Resort Seychelles
Kannel Restoran, öğle yemeklerinde dünya mutfağı, akşam yemeklerinde ise Asya ve Creole mutfağıyla hizmet verir. ZEZ restoranda günlük spesiyallerden oluşan uluslararası bir kahvaltının yanı sıra alakart seçenekler mevcuttur, akşam yemeğinde ise modern Akdeniz menüsü servis edilir. ZEZ Lounge’da kokteyller, şaraplar, taze yapılmış sushi ve sashimi sunulur. Kannel Bar’da ise gün boyunca hafif atıştırmalıklar, meyveli içecekler ve kokteyllerin tadını çıkarabilirsiniz. Otel 4 yaşında.

⇒Kempinski Seychelles Resort
Mahé’nin güneyinde, seçkin bir bölgede, ünlü Baie Lazare’de yer alan Kempinski Seychelles balkon ya da teras içeren lüks odalar ile hizmet vermektedir. Tesis açık yüzme havuzu ve spa olanaklarına sahiptir.Kempinski Seychelles Resort’un geniş odaları modern ahşap mobilyalarla şık bir biçimde dekore edilmiştir. Klimalı birimlerin tümünde balkon veya terasın yanı sıra uydu TV, iPod yuvası, çay-kahve yapma imkânı ve minibar mevcuttur.
Café Lazare, açık büfe kahvaltı ve temalı açık büfe akşam yemekleri sunmaktadır. L’Indochine geleneksel yemeklerden oluşan bir seçki ile hizmetinizdedir. Windsong Bar’da kokteyl ve atıştırmalıkların tadını çıkarabilirsiniz. Planter’s Lounge and Bar ise her akşam canlı müzik sunmaktadır. Tesisin olimpik havuzu yorgunluk atmak için ideal bir yerdir. Fitness tutkunları için havuzun bitişiğinde modern bir spor salonu vardır. Şnorkelli yüzme ve kano gibi aktivitelerin keyfini çıkarabilirsiniz. Spa bünyesinde 6 terapi odası mevcuttur. Seyşeller Uluslararası Havalimanı’na arabayla 30 dakikada ulaşılabilir.


⇒Hilton Seychelles Labriz Resort & Spa / Silhouette Island
Silhouette Adası’nda bulunan Hilton Seychelles Labriz Resort & Spa, özel teraslı ve tam donanımlı geniş villalarıyla hizmet vermektedir. Tam donanımlı bir spa merkezi bulunan tesiste tropikal palmiye ağaçlarıyla çevrilmiş bir sonsuzluk havuzu da vardır. Tesisin tüm villalarında kaliteli nevresimler, düz ekran TV, DVD oynatıcı ve kanepe bulunmaktadır. Bazı odalar Hint Okyanusu manzaralıdır. Hilton Seychelles bünyesinde 7 restoran ve kafe bulunmaktadır. Sofistike bir ortamda servis edilen, Fransız esintili İtalyan ve Japon yemeklerinin ve yerel lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz. Bar Lo Brizan’da canlı eğlence gösterileri ve tropik kokteyller sunulmaktadır. Konuklar Hilton Seychelles’in 5 yıldızlı PADI dalış merkezinden yararlanabilir ve adanın renkli resiflerini keşfedebilirler. Yemyeşil bitkilerin bulunduğu, kayalık bir bölgede yer alan bu otelin yakınlarında çeşitli yürüyüş parkurları vardır. Hilton Seychelles’in Çocuk Kulübü, 4-12 yaş arası çocuklar için özel olarak tasarlanmıştır. Düğün ve etkinlik olanakları da mevcuttur. Hilton Seychelles Labriz Resort and Spa’ya arabayla 20 dakikalık mesafedeki iskeleden 35 dakikalık bir tekne yolculuğu ile Seyşeller Uluslararası Havaalanı’na ulaşabilirsiniz. Talep üzerine ve ek ücret karşılığında havaalanı servisi de sunulmaktadır.

⇒Banyan Tree Seychelles / Takamaka
Bu tesis plaja 1 dakikalık yürüme mesafesinde. Mahe’nin güneybatı kıyılarındaki Intendance Körfezi’nde yer alan Banyan Tree Seychelles, konuklarına özel yüzme havuzlu ferah villalar ve plaja doğrudan erişim imkânı sunmaktadır. Tesiste fitness merkezi, tenis kortu ve spa olanakları bulunmaktadır. Banyan Tree Seychelles, Seyşel mimarisini modern bir dekorla birleştiren lüks bir şekilde döşenmiş villalarla hizmet vermektedir. Hint Okyanusu’na bakan klimalı villaların her biri uydu TV ile donatılmıştır. Tesisin restoranında çeşitli yerel ve uluslararası yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz. Saffron’da Tay mutfağı ve Güneydoğu Asya spesiyaliteleri, La Varangue’de ise pizza ve hafif atıştırmalıklar sunulmaktadır. Konuklar sonsuzluk havuzunun kenarında meyve kokteyllerini yudumlarken dinlenebilir ve ardından yoga seanslarına katılabilir ya da tenis oynayabilir. Dilerseniz yamaçlardaki lüks çardaklardan birinde spa uygulamalarını deneyebilirsiniz. Otel çevresindeki bölge, dağ bisikleti gezisi, şnorkelli yüzme ve kano gibi bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Tesis bünyesinde ayrıca ücretsiz bisikletlerin yanı sıra araba kiralama hizmeti de sunulmaktadır.

Yani ister Airbnb mantığı ile ister lüks bir tatil kısacası Seyşeller size bütün bütçe olanaklarını sunuyor. Mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biri.
Ben Maldivleri de çok seviyorum ama ada turizmi dendiğinde Hint Okyanusu tercihen Seyşeller derim. Ölmeden en az 50 kere daha gitmem gereken bir yer olarak iyi ki varsın Seyşeller. ♥

#besttimetovisit
http://travel.usnews.com/Seychelles/When_To_Visit/
⇒Ne zaman en iyi zaman dersek…
Nisan/Mayıs – Ekim/Kasım en güzel zamanlar. İnanın zaman dursun isteyeceksiniz o kadar güzel ve doğallığından zerre kaybetmemiş bir bölge ki İnsan yerleşmek için düşünmüyor değil…

#thetop10thingstodoinSeychelles
Seyşeller’de Yapılacak 10 şey…
⇒Açık Hava Aktiviteleri

Neden?
Yüzmeyi seviyorsunuz herhâlde ki böyle bir destinasyon düşündünüz… Şaka bir yana harika olan Hint Okyanusunun en eşsiz tarafında kaldığı için denizi inanılmaz güzel ve buna oranla günlük tekne turları düzenleniyor. Klasik bildiğimiz Halk turu bunlar. Fiyatları da bizim paramızla aşağı yukarı 150 TL civarında.

Yine Açık Hava Aktivitesi olarak doğa yürüyüşlerine katılabilirsiniz tabii sıcak altında yürümekten ne kadar hoşlandığınıza bağlı bu. Yukarıdan harika bir manzara elde edebilir ve unutulmaz fotoğraflar çekebilirsiniz.

 

⇒Su sporları Seyşeller’de çok popüler… Özellikle #diving dalış turlarına katılıp ulusal koruma altına alınmış doğa parklarında muhteşem bir dalış deneyimi elde edebilirsiniz.

Turistik ve Simgesel yerler denildiğinde… Balık kokusuna dayanabilen gezginler için burası Seyşeller Adasının en güzel ve kendine göre en büyük olan Pazarı. Sabah erken saatlerde gitmek daha çok balık çeşidi görmek için en uygun zaman. Muz reçeli yapıyorlar ben çok beğenmiştim tadı başka bir lezzet bizim reçellerimize göre sanki ama güzeldi. Gene tropik yağlar ve vanilya tozu bulabileceğiniz, bize göre tropik meyve çeşitlerinin bulunduğu renkli bir Pazar.

 

             

#clocktower
⇒Victoria Saat Kulesi

Victoria Saat Kulesi kendine has bir ihtişamı ve bu ulusu eve çağıran insanlara bir şey ifade eden bir geçmişi barındırıyor. Seyşeller’deki saat kulesi anlamak için, ulusun kendisini anlaması gerekir.

#yemeiçme
⇒Ben bu konuda biraz olumsuzum maalesef… 2 defa halk arası sokaklar ve caddelerde bir yer bulup yemek istedim ancak çok lezzetsiz ve kötüydü. Kalan zamanı sadece otelimde yiyerek geçirdim. Sanırım burada oteller her yere göre en iyi hizmeti vermenin dışında çalıştırdığı mutfak ekibi olarak en iyi şeflerle çalıştığından sadece otel restoranları iyi.
Beau Vallon’da pizza ve pasta turistlerin gözdesi olunca her yerde en çok bunlar var tabii ama bunu da iyi yapmak diye bir şey var neyse ben çok tatmin olmadım ama pizza ve makarnayla idare edilir.

20.03.2015

Buralarda mutlaka güney Afrika şarabı içmenizi öneririm.

Yerel halkın tercihi ise bu plajın köye yakın olan tarafında sahilde kurulan barbekülerde genelde tavuk kanat ve but satan teyzeler, gençler görebilirsiniz… Yanında körili pilav da alabiliyorsunuz. Yani pilavı ve içeceği ile toplam masrafınız 8 tl yi geçmez. Köyü plajdan uzak kalan polis karakolu tarafında ise süper marketler bulunuyor. Buradan içecek ve yiyeceklerinizi bakkal fiyatına alabilirsiniz.

Bar ve eğlence hayatını sevenler Seyşelleri baştan hiç tercih etmesinler çünkü sadece Mahe değil tüm adalarında ortamlar orta yaş üstü fransız dinginliğine göre şekillendirilmiş. Burada en büyük eğlence akşamüstü gün batımında biranızı alıp sahilde oturmak. En geç saat 10-11 gibi de herkes yatağa. Ya da arkadaş grubuyla gelmiş zenciler kendin pişir kendin ye havasında son ses müzik açarak genelde hafta sonları buralarda eğleniyorlar. O eğlenceler de saat 12 ye doğru yerini sessizliğe bırakıyor.

 

#ulaşım
Ulaşım taksi ve birkaç otobüs ile yapılmaktadır. Havaalanında 24 saat açık gümrüksüz butik, banka, döviz büroları, bar & restaurant mevcut. Trafik sol taraftan işler. Genelde 18 kişilik minibüsler havaalanı ile şehir arasındaki ulaşımı sağlar. Otobüs ve minibüs fiyatları çok uygun. Mahé ve Praslin’de 135 adet taksi vardır. Taksilerin ücretleri devlet tarafından kontrol edilmektedir. Adalarda yollarda sürat 65 km şehir içlerinde ise 40 km ile sınırlıdır. Ülkesel ehliyetiniz ile araba kullanabilirsiniz. .

Mesela biz bunu yaptık ve gerisin geri arabayı iade edip otelimize geri döndük çünkü #yapacakbirşeyyok…

Fotoğraf için tamam, Adayı kısa bir keşif için tamam ama dahası zaten suyun üstünde… Burayı ziyaret ediyorsanız bütün bölgeyi tekne turları ile keşfetmenizi öneririm.

#incredibleislands
Tekne turu ile yoldayız kafamız karışık çünkü saatini son dakika yakalayıp hiç seçme şansımız kalmadan bir tanesine katıldık…

Hangi adalara gider nerelerde durur bilmiyoruz neyse dedik bu da günün sürprizi olsun bize…
İlk durduğumuz ada L’Islette Island…

22.03.2015

Meşhur reality Show Big Brother’ın Rus versiyonu olan Dom bu adada çekiliyormuş. Biz gittiğimizde de ada da telaşlı bir çekim vardı. Açıkçası güzel fikir yani… Ada’nın arka tarafına dolandığınızda inanılmaz bir manzara çıkıyor karşınıza her yer bakir turkuaz mavi… Suyun üzerinde bir tane bile kir, çöp yok… Ben de burada dalış yapmıştım ve evime kendi topladığım mercanları taşımıştım… Allah bilir kaç kg taşıdım ama hala masamın üstünde en güzel anılarımın hatırlatıcısıdır onlar…

DOM TV SHOW

İkinci durduğumuz nokta Ste.Anne Marine National Park idi. Burası da koruma altına alınmış envai çeşit balık türünü dalarak görebileceğiniz muhteşem bir ada…

 

22.03.2015 NATIONAL PARK SEYCHELLES

STE.ANNE MARINE NATIONAL PARK SEYCHELLES

Tavsiyem buraya gelmeden önce yani çok önce biletinizi alın ve rezervasyonunuzu yapın. Son dakika fiyatlarıyla burası çok ünlü bir bölge dolayısıyla daha makul fiyatlarla da kalabilmeniz mümkün iken şansınızı fazla zorlamayın derim. Bir de buralara kadar gelmişken sadece Seychellerle kalmayın Mauritiusu görün derim. Çünkü direk AirSeyşeller ile karşılıklı seferleri var. 2.35 dk. uçuş süresi.

 

⇒Unutmadan Vize Ülke girişinde alınıyor.
⇒Seyşellerde geçerli para birimi rupe’dir.
1 SCR – 0.28 TL
1 USD – 13.48 SCR
⇒Şehirde herhangi bir sağlık problemi yok. Gitmeden önce özel bir sağlık uygulaması (aşı, tahlil vs.) istenmiyor.

İYİ TATİLLER…