Yazılar

İlk önce tabii ki canım Vikipedim’den derin ve narin bilgileri sizlerle paylaşmak için müsaadenizle diyorum…

Seyşeller (Seyşeller Kreyolu: Sesel; İngilizce: Seychelles; Fransızca: Seychelles) ya da resmî adıyla Seyşeller Cumhuriyeti, Hint Okyanusu’ndaki 115’in üzerinde adadan oluşan ada ülkesi. Afrika’nın doğusunda, Madagaskar’ın ise kuzeydoğusunda yer almaktadır.
Adaların, 1505 yılında Portekizliler tarafından bulunduğu sanılmaktadır. 1768’de Fransızlar tarafından işgâl edildi. 1794’te Büyük Britanya Krallığı yönetimi altına girdi. 1810’da bir İngiliz kolonisiydi. 1814’te Paris Antlaşması’yla tam olarak Birleşik Krallık’a verildi. 1903’te Birleşik Krallık’a bağlı bir koloni hâline geldi. 1976 yılında bağımsızlığını elde etti. Bir yıl sonra askerî bir darbe yapıldı ve France-Albert René yönetimi ele geçirdi. 1979’da ilan edilen yeni anayasa ile tek partili bir devlet oldu. France Albert René 1989 seçimlerini de kazanarak üçüncü defa başkan oldu. 1977’deki darbeden sonraki ilk çok partili seçim 23-26 Temmuz 1992’de yapıldı. Seçimin amacı anayasa taslağını hazırlamakla vazifeli 23 kişilik bir komisyonun üyelerini tespit etmekti. Anayasa teklifi 15 Kasım 1992’de halk oylamasına sunuldu ise de %60 barajını aşamadığı için kabul edilmedi.

Mevkii itibariyle Hint Okyanusunda ve Madagaskarın 1200 km kadar kuzeydoğusunda ve Zengibar’ın yaklaşık 1600 km doğusundadır. Yüzölçümü yaklaşık 493 km2dir. Bu yüzölçüme 92 ada ve adacık, mercan ve granit ada ve kayalıkları dâhildir. Bu adaların en büyüğü 142 km2lik Mahé Adasıdır. Diğer önemli adalar; Praslin, La Digue, Silhouette, Destroches ve Aldabradır. Adalar, granit ve genellikle volkanik türde olup, dağlık bir arâziye sâhiptir. En yüksek nokta Mahé Adasındaki Morne Seychellors Tepesi olup, yaklaşık 900 metredir.

Takımadalar ekvatora çok yakın olmasına rağmen, iklim, güneydoğu alizeler sebebiyle ılımandır. Hazirandan kasım ayına kadar bu ılık iklim devam eder. Mahé Adasında sıcaklık aşağı yukarı 24 °C ilâ 29 °C arasında değişir. Başşehir Victoria ve çevresine düşen yıllık yağış miktarı yaklaşık 2300 mm kadardır. Bu rakam yüksek bölgelere gelince artar ve hemen hemen 3550 mmye kadar ulaşır. Ülkede genellikle kaplumbağa, guano ve kıyılarda da köpekbalığı bulunur.

Ülkenin nüfûsu yaklaşık 71.000’dir. Nüfus yoğunluğu 157’dir. Yıllık nüfus artışı %2 dolayındadır. Nüfûsun %60’tan fazlası gençtir ve şehirlerde yaşayanlar aşağı yukarı %37 civarındadır. Nüfusun etnik yapısını Creoller meydana getirir. Creoller, Fransız asıllı olup Louisianada ve İspanyol asıllı olup Karaip Adalarında doğmuş ve buralarda yaşamış kimseler demektir. Bunlar esas îtibâriyle Fransız, İspanyol, Asyalı ve Afrikalı insanların birbirleriyle kaynaşması netîcesi meydana gelen melez insanlardır. Halkın çoğu katoliktir. Ayrıca bir miktar Müslüman, Protestan ve Hindu da mevcuttur.

İngilizce ve Fransızca resmî dillerdir. Bunun yanı sıra Fransızcanın değişik bir şekli olan Créole dili de yaygındır. Başkenti Victoria’dır. Okuma-yazma oranı %60 civarındadır.

Ve son olarak;
Ülke ekonomisi esas olarak tarım ve turizme dayanır. Ayrıca tüketim malları ihracatı da önemli bir gelir kaynağıdır. Ülkede yetişen başlıca tarım ürünleri; muz, tatlı patates, manyok ve bunun ürünü nişasta, kokonat ve vanilyadır.

Ülkenin en önemli endüstrisi gıda endüstrisidir. Ayrıca deniz ürünleri önemli bir gelir kaynağıdır. İşçi gücünün %19’u tarımda, %20’si mâdencilik ve inşaatçılıkta, %14’ü kamu sektöründe ve sosyal hizmetlerde, %11’i de lokanta ve hotel işletmeciliğinde istihdam edilir.

İthâlat ve ihrâcatını daha çok Birleşik Krallık, Fransa, Güney Afrika, Yemen ve Pakistan ile yapar. Başlıca ihraç ürünleri şunlardır: Kurutulmuş hindistancevizi içi, tarçın, sabun ve parfüm yağı, vanilya ve balık. Diğer önemli gelir getiren kaynaklar ise guano, kaplumbağa kabuğu, köpekbalığı yüzgeci ve balık ürünleridir.

Ulaşım sistemi yeterli olup ülkenin en gelişmiş şehri ve limanı başkenti Victoria’dır.

Hepiniz bekleriz…

Teşekkürler Vikipedi… 🙂

Sıra bana gelsin artık…!

Yıl 2015 Aylardan Mart güzel bir sebep ile iş için Seyşeller’e uçuyoruz… Tabii iş içinde sürekli tatil yapma imkânım sayesinde çevremde ki eşim, dostum benden nefret etse de bir o kadar da ilginç buldukları hayatımı eleştirip duruyorlar… Oturduğun yerden para kazanıyorsun, oh hayat sana güzel, gene hangi tropik adaya gidiyorsun yazık ne sıkıcıdır sana artık vb. salak salak gizli hayranlık içeren eleştiriler bir ara yazarım…

Günlerden bir gün bir e-posta geliyor ve ben bu muhteşem Ada’ya doğru havalanıyorum…

Can çıkar huy çıkmaz demişler, tabii ki iyi demişler ancak öyle bir takıntılıyım ki, otel öncelikli araştırdığım konu olduğu için, bütün önemli bilgilerden önce otel araştırmaları yapıldı. Meslek hastalığı diyelim bu duruma, zamanla ve deneyimle sabit olan, şirkete güven doğrultusunda karşımıza öyle oteller çıkmışlığı vardır ki bu konu da sazı elime aldığımdan beri herkesin huzuru ve mutluluğu barizdir.

Ne kadar laf etseler de odanın kapısı ilk açıldığı an gördükleri manzara hep “feel like at heaven” kıvamındadır.

Neyse geliyorum o en sevdiğim otele…

Varır varmaz muhteşem karşılamaları ve misafirperverliklerini gördüğüm anda anladım ki harika bir otel seçmişim. Yazımın devamında bilgilerini paylaşacağım.
Zaten şu anda resmi bayrak taşıyıcı şirketimiz Türk Hava Yolları’nın yeni hatlarından biri olarak Seychelles diye araştırma yaptığınızda ilk karşınıza çıkan otel Savoy Resort&Spa oluyor ki burası Seychellerde kalabileceğiniz hem en uygun ,hem de en uygun kıstasının içinde ki en lüks otel oluyor. Önceden sahipleri Araplar olan bu otel artık Ruslara ait o yüzden de lüksünden ve konforundan şüphe etmeyiniz. Yine Airbnb sitesinden de bütçenize en uygun evi seçebiliyorsunuz.

Otel neden güzel? Diye sorduğunuz da buna verilecek tek cevap inanılmaz temiz ve okyanusun sadece 50 metre gerisinde kalıyor bu yüzden de hem konum, hem lüks, hem temiz ve kolay ulaşılabilir olması ve son olarak fiyatının çok uygun olması burayı tercih sırasının en üstüne getiriyor.

Diğer ada otellerini araştırdığınızda karşınıza çıkan fiyatlar sizi şok etmesin çünkü Seycheller konaklama konusunda son derece lüks hizmet anlayışını size veren bir destinasyon.

Bu konu da çok araştırma yapmış biri olarak aklımda kalan ve bir sonraki tekrar eden Seycheller tatilimde ki alternatiflerim olacak bir kaç Oteli size tavsiye edeceğim…

⇒Eden Island Luxury Accommodation
Mahe Adası’nda bulunan Eden Island Luxury Accommodation, başkent Victoria’ya sadece 5 km mesafededir. Tesise 400 metre uzaklıktaki Eden Plaza’da çeşitli mağaza ve restoranlar mevcuttur.Eden Island, tamamı modern bir dekora ve mobilyalara sahip olan mutfaklı bir dizi konaklama birimi sunmaktadır. Birimlerde klima, salon alanı, uydu TV ve dizüstü bilgisayar kasası vardır. Tüm modern birimlerde mutfak bulunmaktadır. Tesiste 4 özel plaj, 2 yüzme havuzu ve bir tenis kortunun yanı sıra su sporları olanakları ve tur masası mevcuttur. Tesis bünyesinde veya çevresinde balıkçılık, yürüyüş ve dalış gibi bir dizi aktivitenin keyfini çıkarabilirsiniz. Bu tesis, Seyşeller Uluslararası Havaalanı’na 6,5 km uzaklıktadır.


⇒Hotel Le Duc de Praslin
Bu tesis plaja 3 dakikalık yürüme mesafesinde. Cote D’or beyaz ve kumlu plaja sadece 2 dakikalık yürüyüş mesafesinde yer alan Hotel Le Duc de Praslin, tropikal bir bahçe, spa terapi havuzu ve 2 restoran sunmaktadır.Zarif dekore edilmiş oda, süit ve dairelerde klima, düz ekran TV ile çay-kahve yapma imkanı sağlanır. Bir teras veya balkon bulunmaktadır. Geniş dairelerde ayrıca bir mutfak mevcuttur.Konuklar, plaj yanında konumlanan ve taze deniz ürünleri servis eden Café des arts Restaurant’ta yemek yiyebilir. Otelin ana restoranı Le Dauphine’de Creole ve uluslararası mutfaklardan lezzetlerin tadına bakabilirsiniz. Bar, kokteyller ve serinletici içecekler ile hizmetinizdedir.
Vallée de Mai Doğa Koruma Alanı 4 km uzaklıktadır. Otelde araba ve bisiklet kiralama hizmetleri verilmektedir. Bölgede yapılabilecek diğer faaliyetler arasında şnorkelli yüzme, balıkçılık ve dalış sayılabilir.

http://www.leduc-seychelles.com
https://www.agoda.com/tr-tr/praslin-island/


⇒Four Seasons Resort Seychelles
Kannel Restoran, öğle yemeklerinde dünya mutfağı, akşam yemeklerinde ise Asya ve Creole mutfağıyla hizmet verir. ZEZ restoranda günlük spesiyallerden oluşan uluslararası bir kahvaltının yanı sıra alakart seçenekler mevcuttur, akşam yemeğinde ise modern Akdeniz menüsü servis edilir. ZEZ Lounge’da kokteyller, şaraplar, taze yapılmış sushi ve sashimi sunulur. Kannel Bar’da ise gün boyunca hafif atıştırmalıklar, meyveli içecekler ve kokteyllerin tadını çıkarabilirsiniz. Otel 4 yaşında.

⇒Kempinski Seychelles Resort
Mahé’nin güneyinde, seçkin bir bölgede, ünlü Baie Lazare’de yer alan Kempinski Seychelles balkon ya da teras içeren lüks odalar ile hizmet vermektedir. Tesis açık yüzme havuzu ve spa olanaklarına sahiptir.Kempinski Seychelles Resort’un geniş odaları modern ahşap mobilyalarla şık bir biçimde dekore edilmiştir. Klimalı birimlerin tümünde balkon veya terasın yanı sıra uydu TV, iPod yuvası, çay-kahve yapma imkânı ve minibar mevcuttur.
Café Lazare, açık büfe kahvaltı ve temalı açık büfe akşam yemekleri sunmaktadır. L’Indochine geleneksel yemeklerden oluşan bir seçki ile hizmetinizdedir. Windsong Bar’da kokteyl ve atıştırmalıkların tadını çıkarabilirsiniz. Planter’s Lounge and Bar ise her akşam canlı müzik sunmaktadır. Tesisin olimpik havuzu yorgunluk atmak için ideal bir yerdir. Fitness tutkunları için havuzun bitişiğinde modern bir spor salonu vardır. Şnorkelli yüzme ve kano gibi aktivitelerin keyfini çıkarabilirsiniz. Spa bünyesinde 6 terapi odası mevcuttur. Seyşeller Uluslararası Havalimanı’na arabayla 30 dakikada ulaşılabilir.


⇒Hilton Seychelles Labriz Resort & Spa / Silhouette Island
Silhouette Adası’nda bulunan Hilton Seychelles Labriz Resort & Spa, özel teraslı ve tam donanımlı geniş villalarıyla hizmet vermektedir. Tam donanımlı bir spa merkezi bulunan tesiste tropikal palmiye ağaçlarıyla çevrilmiş bir sonsuzluk havuzu da vardır. Tesisin tüm villalarında kaliteli nevresimler, düz ekran TV, DVD oynatıcı ve kanepe bulunmaktadır. Bazı odalar Hint Okyanusu manzaralıdır. Hilton Seychelles bünyesinde 7 restoran ve kafe bulunmaktadır. Sofistike bir ortamda servis edilen, Fransız esintili İtalyan ve Japon yemeklerinin ve yerel lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz. Bar Lo Brizan’da canlı eğlence gösterileri ve tropik kokteyller sunulmaktadır. Konuklar Hilton Seychelles’in 5 yıldızlı PADI dalış merkezinden yararlanabilir ve adanın renkli resiflerini keşfedebilirler. Yemyeşil bitkilerin bulunduğu, kayalık bir bölgede yer alan bu otelin yakınlarında çeşitli yürüyüş parkurları vardır. Hilton Seychelles’in Çocuk Kulübü, 4-12 yaş arası çocuklar için özel olarak tasarlanmıştır. Düğün ve etkinlik olanakları da mevcuttur. Hilton Seychelles Labriz Resort and Spa’ya arabayla 20 dakikalık mesafedeki iskeleden 35 dakikalık bir tekne yolculuğu ile Seyşeller Uluslararası Havaalanı’na ulaşabilirsiniz. Talep üzerine ve ek ücret karşılığında havaalanı servisi de sunulmaktadır.

⇒Banyan Tree Seychelles / Takamaka
Bu tesis plaja 1 dakikalık yürüme mesafesinde. Mahe’nin güneybatı kıyılarındaki Intendance Körfezi’nde yer alan Banyan Tree Seychelles, konuklarına özel yüzme havuzlu ferah villalar ve plaja doğrudan erişim imkânı sunmaktadır. Tesiste fitness merkezi, tenis kortu ve spa olanakları bulunmaktadır. Banyan Tree Seychelles, Seyşel mimarisini modern bir dekorla birleştiren lüks bir şekilde döşenmiş villalarla hizmet vermektedir. Hint Okyanusu’na bakan klimalı villaların her biri uydu TV ile donatılmıştır. Tesisin restoranında çeşitli yerel ve uluslararası yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz. Saffron’da Tay mutfağı ve Güneydoğu Asya spesiyaliteleri, La Varangue’de ise pizza ve hafif atıştırmalıklar sunulmaktadır. Konuklar sonsuzluk havuzunun kenarında meyve kokteyllerini yudumlarken dinlenebilir ve ardından yoga seanslarına katılabilir ya da tenis oynayabilir. Dilerseniz yamaçlardaki lüks çardaklardan birinde spa uygulamalarını deneyebilirsiniz. Otel çevresindeki bölge, dağ bisikleti gezisi, şnorkelli yüzme ve kano gibi bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Tesis bünyesinde ayrıca ücretsiz bisikletlerin yanı sıra araba kiralama hizmeti de sunulmaktadır.

Yani ister Airbnb mantığı ile ister lüks bir tatil kısacası Seyşeller size bütün bütçe olanaklarını sunuyor. Mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biri.
Ben Maldivleri de çok seviyorum ama ada turizmi dendiğinde Hint Okyanusu tercihen Seyşeller derim. Ölmeden en az 50 kere daha gitmem gereken bir yer olarak iyi ki varsın Seyşeller. ♥

#besttimetovisit
http://travel.usnews.com/Seychelles/When_To_Visit/
⇒Ne zaman en iyi zaman dersek…
Nisan/Mayıs – Ekim/Kasım en güzel zamanlar. İnanın zaman dursun isteyeceksiniz o kadar güzel ve doğallığından zerre kaybetmemiş bir bölge ki İnsan yerleşmek için düşünmüyor değil…

#thetop10thingstodoinSeychelles
Seyşeller’de Yapılacak 10 şey…
⇒Açık Hava Aktiviteleri

Neden?
Yüzmeyi seviyorsunuz herhâlde ki böyle bir destinasyon düşündünüz… Şaka bir yana harika olan Hint Okyanusunun en eşsiz tarafında kaldığı için denizi inanılmaz güzel ve buna oranla günlük tekne turları düzenleniyor. Klasik bildiğimiz Halk turu bunlar. Fiyatları da bizim paramızla aşağı yukarı 150 TL civarında.

Yine Açık Hava Aktivitesi olarak doğa yürüyüşlerine katılabilirsiniz tabii sıcak altında yürümekten ne kadar hoşlandığınıza bağlı bu. Yukarıdan harika bir manzara elde edebilir ve unutulmaz fotoğraflar çekebilirsiniz.

 

⇒Su sporları Seyşeller’de çok popüler… Özellikle #diving dalış turlarına katılıp ulusal koruma altına alınmış doğa parklarında muhteşem bir dalış deneyimi elde edebilirsiniz.

Turistik ve Simgesel yerler denildiğinde… Balık kokusuna dayanabilen gezginler için burası Seyşeller Adasının en güzel ve kendine göre en büyük olan Pazarı. Sabah erken saatlerde gitmek daha çok balık çeşidi görmek için en uygun zaman. Muz reçeli yapıyorlar ben çok beğenmiştim tadı başka bir lezzet bizim reçellerimize göre sanki ama güzeldi. Gene tropik yağlar ve vanilya tozu bulabileceğiniz, bize göre tropik meyve çeşitlerinin bulunduğu renkli bir Pazar.

 

             

#clocktower
⇒Victoria Saat Kulesi

Victoria Saat Kulesi kendine has bir ihtişamı ve bu ulusu eve çağıran insanlara bir şey ifade eden bir geçmişi barındırıyor. Seyşeller’deki saat kulesi anlamak için, ulusun kendisini anlaması gerekir.

#yemeiçme
⇒Ben bu konuda biraz olumsuzum maalesef… 2 defa halk arası sokaklar ve caddelerde bir yer bulup yemek istedim ancak çok lezzetsiz ve kötüydü. Kalan zamanı sadece otelimde yiyerek geçirdim. Sanırım burada oteller her yere göre en iyi hizmeti vermenin dışında çalıştırdığı mutfak ekibi olarak en iyi şeflerle çalıştığından sadece otel restoranları iyi.
Beau Vallon’da pizza ve pasta turistlerin gözdesi olunca her yerde en çok bunlar var tabii ama bunu da iyi yapmak diye bir şey var neyse ben çok tatmin olmadım ama pizza ve makarnayla idare edilir.

20.03.2015

Buralarda mutlaka güney Afrika şarabı içmenizi öneririm.

Yerel halkın tercihi ise bu plajın köye yakın olan tarafında sahilde kurulan barbekülerde genelde tavuk kanat ve but satan teyzeler, gençler görebilirsiniz… Yanında körili pilav da alabiliyorsunuz. Yani pilavı ve içeceği ile toplam masrafınız 8 tl yi geçmez. Köyü plajdan uzak kalan polis karakolu tarafında ise süper marketler bulunuyor. Buradan içecek ve yiyeceklerinizi bakkal fiyatına alabilirsiniz.

Bar ve eğlence hayatını sevenler Seyşelleri baştan hiç tercih etmesinler çünkü sadece Mahe değil tüm adalarında ortamlar orta yaş üstü fransız dinginliğine göre şekillendirilmiş. Burada en büyük eğlence akşamüstü gün batımında biranızı alıp sahilde oturmak. En geç saat 10-11 gibi de herkes yatağa. Ya da arkadaş grubuyla gelmiş zenciler kendin pişir kendin ye havasında son ses müzik açarak genelde hafta sonları buralarda eğleniyorlar. O eğlenceler de saat 12 ye doğru yerini sessizliğe bırakıyor.

 

#ulaşım
Ulaşım taksi ve birkaç otobüs ile yapılmaktadır. Havaalanında 24 saat açık gümrüksüz butik, banka, döviz büroları, bar & restaurant mevcut. Trafik sol taraftan işler. Genelde 18 kişilik minibüsler havaalanı ile şehir arasındaki ulaşımı sağlar. Otobüs ve minibüs fiyatları çok uygun. Mahé ve Praslin’de 135 adet taksi vardır. Taksilerin ücretleri devlet tarafından kontrol edilmektedir. Adalarda yollarda sürat 65 km şehir içlerinde ise 40 km ile sınırlıdır. Ülkesel ehliyetiniz ile araba kullanabilirsiniz. .

Mesela biz bunu yaptık ve gerisin geri arabayı iade edip otelimize geri döndük çünkü #yapacakbirşeyyok…

Fotoğraf için tamam, Adayı kısa bir keşif için tamam ama dahası zaten suyun üstünde… Burayı ziyaret ediyorsanız bütün bölgeyi tekne turları ile keşfetmenizi öneririm.

#incredibleislands
Tekne turu ile yoldayız kafamız karışık çünkü saatini son dakika yakalayıp hiç seçme şansımız kalmadan bir tanesine katıldık…

Hangi adalara gider nerelerde durur bilmiyoruz neyse dedik bu da günün sürprizi olsun bize…
İlk durduğumuz ada L’Islette Island…

22.03.2015

Meşhur reality Show Big Brother’ın Rus versiyonu olan Dom bu adada çekiliyormuş. Biz gittiğimizde de ada da telaşlı bir çekim vardı. Açıkçası güzel fikir yani… Ada’nın arka tarafına dolandığınızda inanılmaz bir manzara çıkıyor karşınıza her yer bakir turkuaz mavi… Suyun üzerinde bir tane bile kir, çöp yok… Ben de burada dalış yapmıştım ve evime kendi topladığım mercanları taşımıştım… Allah bilir kaç kg taşıdım ama hala masamın üstünde en güzel anılarımın hatırlatıcısıdır onlar…

DOM TV SHOW

İkinci durduğumuz nokta Ste.Anne Marine National Park idi. Burası da koruma altına alınmış envai çeşit balık türünü dalarak görebileceğiniz muhteşem bir ada…

 

22.03.2015 NATIONAL PARK SEYCHELLES

STE.ANNE MARINE NATIONAL PARK SEYCHELLES

Tavsiyem buraya gelmeden önce yani çok önce biletinizi alın ve rezervasyonunuzu yapın. Son dakika fiyatlarıyla burası çok ünlü bir bölge dolayısıyla daha makul fiyatlarla da kalabilmeniz mümkün iken şansınızı fazla zorlamayın derim. Bir de buralara kadar gelmişken sadece Seychellerle kalmayın Mauritiusu görün derim. Çünkü direk AirSeyşeller ile karşılıklı seferleri var. 2.35 dk. uçuş süresi.

 

⇒Unutmadan Vize Ülke girişinde alınıyor.
⇒Seyşellerde geçerli para birimi rupe’dir.
1 SCR – 0.28 TL
1 USD – 13.48 SCR
⇒Şehirde herhangi bir sağlık problemi yok. Gitmeden önce özel bir sağlık uygulaması (aşı, tahlil vs.) istenmiyor.

İYİ TATİLLER…

Bugün özellikle artık herkesin mutlaka gittiği adadır. Gitmeyen de evlenmeyi bekler gider gene gider. Balayı der, yıl dönümü der, düğün der gene gider.

Peki, bu Maldivler nerededir, nasıl gidilir, neler yapılır?

Canım Vikipedim diyor ki; Maldivler, resmî adıyla Maldiv Cumhuriyeti, Hint Okyanusu’nda 1.200 adadan oluşan bir devlettir. Hindistan’ın güneyinde ve Sri Lanka’nın yaklaşık 750 kilometre (435 mil) güneybatısında yer alır. … Yerleşim bulunan 281 adadan 195’inde Maldivliler, 86 ada ise “otel ada” şeklinde kullanılmaktadır.
Maldiv halkının % 97’si Müslüman olup devlet “başkanlık” tipi cumhuriyet ile yönetilmektedir.

Adalarda ki yerleşim binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Daha önce Budist olan ada halkı, Arap tüccar Abul Barakhat Al-Bar Bari’nin tebliğiyle Müslümanlığı seçmiştir. Sırasıyla, Portekiz ve Hollandalıların saldırılarıyla ve kısa süreli hakimiyetleriyle boğuşan Maldivliler, 75 sene İngilizler’in hakimiyetine boyun eğmek zorunda kalmış, 26 Temmuz 1965 yılında İngiltere’den bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Daha sonra 3 sene Kral Muhammad Fareed saltanatı devam etmiştir. 11 Kasım 1968’de Monarşi kaldırılmış ve İbrahim Nasir başkanlığı idaresinde Cumhuriyete geçilmiştir. Cumhuriyet idaresine geçiş sembolik olmaktan öteye gitmemiş olsa da, 1970’lerin başlarından itibaren turizm adalarda gelişmeye başlamıştır.

Turizm ve balıkçılık, Maldiv ekonomisinin iki temel bileşenidir. Gemicilik, bankacılık ve taşımacılık da hatırı sayılır bir hızla büyümektedir. Dünyanın tüm büyük kara parçalarına uzak bu adalar ülkesinde hemen her şey İthalat yoluyla sağlandığından, yerel halk büyük bir sıkıntı çekmektedir.

Maldivlerin kültürü komşu olan yakın Srilanka ve Hindistan kültürleri benzer. Bunun nedeni zamanında adalara göç eden insanlar Srilanka’dan gelmektedir. Genel tropik ülkeler gibi çok eğlenceli bir kültür yoktur. Fakat genel halk daha sakin ve yavaş bir hayat düzeni sever.

Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır. Doğrudan ve dolaylı olarak istihdam ve gelir artışı sağlamıştır. Günümüzde turizm ülkenin en büyük döviz kaynağı haline gelmiştir ve ülke ekonomisinin %20’sini oluşturmaktadır. Maldivler’de oteller adalar üzerine kurulmuştur ve her otel genelde adanın adıyla anılmaktadır.

    

Düşünün 1200 adet ada ama tabii bunların bazıları sadece kara parçası ve küçük adacıklar. Bu kadar küçük kara parçalarına otel tesisi kurmak mümkün olmadığından gene de jeolojik olarak adadan sayılıyor. Başkent Male adası. Resmi dilleri Maldivce ve İngilizcedir. Ada tamamı Müslümandır. Male adasında her hangi bir etkinlik ve sosyal alan olmadığından gelenler sadece otel turizmi yaparlar ve bu geriye kalan 86 adadan birine giderler. Oteller de konaklama standarttır yani 2 tür oda seçebilirsiniz. Birazdan onları da ayrıntılı olarak yazacağım.

Eğer su sporlarına, su altı dünyasına meraklı iseniz aranılan kan bulunmuştur diyebiliriz. Gerçi ben Kızıl Deniz için daha iyi diye düşünüyorum ama burası doğa ve ada özelliği açısından durumu en başından farklı kılıyor. Mesela Başkent Male yakınlarında muhteşem sörf alanları var. Ben uğramadım çünkü Maleyi sevmemiştim etrafına da bakma istemedim. Ama burada bütün adalar ve etrafında her türlü su sporu yapılabiliyor. Özellikle Diving & Snorkelling dalmayı sevenler için mercanların okyanus derinliklerine girdiğiniz zaman belki de yeryüzünde başka hiçbir yerde daha bir arada bulamayacağınız kadar çok canlı türünü ve renk karmasını bir arada görebilirsiniz.

Dalgaların yumuşak dansı, beyaz kumlar ve palmiyelerin altında yüzmek eşsiz. Ananas, nar, hindistancevizini unutmayalım adanın başlıca yetiştirdiği ürünler bunlar. Çok iyi restoranlar da var oralarda ki yabancı şefler bu ürünlerle harika sunumlar yapıyorlar. Sadece bir kere akşam yemeğine kalmış biri olarak sanırım çok fazla şey yazmam doğru olmayabilir.

Niye yemedim konusunu şöyle açıklığa kavuşturayım gün boyunca bu muhteşem manzaraya nazır güneşin altında korkunç bir mutsuzlukla kalmak akşama enerji bırakmıyordu ondan  Damak Zevkime her zaman güvenebilirsiniz tabii ama burada da gündüz ve öğlenleri ağırlıklı yemek yediğim için mutfak deniz mahsulleri üzerine kurulu bir düzen var diyebilirim.

Suyun Üstünde Uyanmak derseniz evet orası Maldivler. Rüyamı bu Tanrım dedirtiyor gerçekten ve huzur depolayacağınız bir manzara sürekli önünüzde. Ama bu balayı seferileri durumu inanılmaz abarttıkları için artık orada da uyumak gelmiyor insanın içinden 🙂 şaka tabii şu an Maldivlerde olsam ilk yapacağım şey suyun üzerine bütün düzeneğimle kurulmak olurdu.


Balayı çiftlerine alerjim var dermişim bunlar sadece şaka sakın ciddiye almayın böylesine güzel bir iklimi yazarken ambiyansı nasıl bozarım olmaz ki öyle şey… 😛

Her neyse yazıma geri dönüyorum… Daha önce hiç duydunuz mu bilmiyorum Deniz Kulağı yani diğer adıyla Lagun. Bunlar dalgalar tarafından oluşturulan kıyı birikim şekillerindedir alçak kıyılardaki koy ve deltalardan oluşurlar. Adadaki bir diğer özellikte her adanın kendine özgü bir lagün tarafından korunuyor olması… Buna örnek olarak Büyükçekmece Gölü ve Küçükçekmece Gölü verilebilir. Tabii ben Maldivleri yazarken neden bunu örnek verdim bilemedim. Odağımızı Maldivlerden almayalım lütfen :-P.

Neyse göller, akarsular konularından uzaklaşıp bazı önemli deneyimlerimi yazmak istiyorum. Daha üst satırlarda yazdığım gibi Halk Müslüman olduğu için alkol kullanımı sadece turistlere aittir. Ülkeye girerken havaalanında ciddi bir alkol kontrolü yapılıyor ve dışarıdan yanınızda getirdiğiniz içkilere dönüşünüzde geri verilmek üzere el konuluyor. Welcome to Maldives. 🙄

Otel konusu çok önemli çünkü burada çok fazla bir aktivite olmadığı için otellerin size sunduğu her neyse ondan faydalanacaksınız bu sebepten Maldivler diğer ada turizmi olan adalar gibi seçenek sunuyor ama fiyat olarak çok ucuza kaçmak gibi bir lüks vermiyor neredeyse oteller ortalama fiyatta aynılar. Sadece otel içi seçeneklerinizde fiyat artışına gidebilirsiniz bu da istediğiniz lüks seçime bağlı olarak değişiklik gösterir. Sadece lüks oteller için değil, Maldivler’in geneli için ekstraların oldukça pahalı olabileceğini söylemek mümkün. Yiyecek ve içecekler öncelikle dışarıdan, başkent Male’ye ithal edilir, sonrasında da otellere dağıtım yapılır. Otel fiyatlarının yanında 2 çeşit vergi uygulanmaktadır. % 10 servis bedeli ve – % 8 ürün ve hizmet bedeli (bu vergi sürekli olarak yükselmektedir.) Bazı otellerde ise bu bedeller menülerinde ve fiyat listelerinde size sunulan fiyatlar içine önceden dahil edilmiş olarak bulunur.

      

Eğer uçağınız saat 16.00’dan sonra Maldivler’e ulaşırsa otelinizin konumu ve politikası gereği ilk gecenizi Male’de ya da havaalanı adasında geçirmek durumunda kalabilirsiniz. Ertesi gün otelinize transferinizi gerçekleştirebilirsiniz. Dönüşte uçuşunuz gece geç vakitte dahi olsa otelinizi erken terk etmek durumunda olacaksınız, bu durumda da havaalanında fazladan bir kaç saat geçirmek zorunda kalabilirsiniz. Otelinizin konumuna göre tekneler ve deniz uçakları güvenlik nedeniyle son seferlerini en geç 17.00-17.30 saatlerinde gerçekleştirirler. Deniz uçakları gün doğumundan önce ve gün batımından sonra uçamazlar. Gün doğumu ile çalışmaya başlayıp gün batımı ile birlikte seferlerini durdururlar. Sadece ‘Fly Me’ ve ‘ Maldivian’ değişik tip uçaklarıyla gece uçuşu yapabilirler. Bu iki şirket hem Maldivlerin güney ve kuzey bölümlerine hem de takımadaların değişik havaalanlarına uçarlar.

Kuzey Male Atol’ ündeki en iyi ada ” Paradise Island” dır. Paradise Island haritada bulabileceğiniz adı ise “Lankanfinolhu” dur. Burada Sheraton Otel var iyi tercihlerden bir tanesi. Velassaru Maldives Otel var ben burada kalmayı çok istemiştim tabii hayaller son dakika gerçekleşemedi. Jumeirah Vittaveli var ki hani hayal bile etmiyorum inşallah canım demekle kalıyorum o derece yani. Gene onu takip eden Baros Maldives var herkes bir gün Baros lu olacak bu gidişle var da var kısaca… Gitmeden bütçe belirlemek en doğrusu olur sizin için… Eğer burada yer bulamaz iseniz ” Kurumba Village ” ikinci tercihiniz olabilir. Ama mutlaka Kuzey Male tercih edilmelidir. Ben Kurumba Viilage ı çok beğenmiştim. Turkuaz rengi deniz ve beyaz kumlar… Plajda sürekli önünüze çıkan minik beyaz yengeçler inanılmaz gerçekten… Hatta bir gün balıklardan bir tanesi ile çok içli dışlı olmuşum ekmek falan atıyorum suya bir tanesi sudan zıplıyor elimden ekmeği kapıyor falan bildiğin under water life sona erdi orada. Ne zaman ki otel görevlileri beni uyarana kadar. Hayaller denizkızı gerçekler Merve ne de olsa. Her neyse kendisi hakkında bir öğrendim ki adı Mr.Trigger Fish “more dangerous than sharks, can attack divers for no reason” dişleri var, denizdeki pislikleri temizliyor, diğer balıklar ona gayet rütbeli davranmaktaymış çünkü köpek balığından bile tehlikeli diyorlar. Düşünsenize ben bununla 1 saat falan oynadım suda sanıyorum ki evcil bir şey. Hala hatırladıkça buz gibi oluyorum. Onu evcil zannetmem ayrı bir konu zaten hiç oraya girmiyorum sadece havanın sıcaklığına veriyorum ruhsal durumumu ahahahah.

     
Bir sürü minik köpek balıkları var onlarla ilgili her hangi bir sorun yokmuş, hatta ada yerlileri “shark attack” köpek balığı saldırısı hakkında çok önemli bir şey olmadığını söyleseler de shark is shark arkadaş değişir mi huyu ısıran hep ısırır. Desem de bakmayın yüzün, açılın, dalışa gidin ben yüzdüm ne düşünürsen o olur sadece ben suyun üstündekilerden korkmayı o zamanlar öğrenmiştim mesela Senenin 365 günü sıcaklık 29 – 31 derecedir; ama muson yağmurlarını unutmamak gerekir: aslında çok hoş oluyor, yağmur altında yıkanmak, yüzmek vs.. vs.. Seycheller de en uzun gecenin sabahında yüzmüştüm hala o gün ki enerjiyi hissederim… Bu arada next topic will be Seychells olamaz mı olabilir…


Maldivlerin ne günahı var sanki burada en uzun gece oldu da ben mi uyanıp yüzmedim sanki zaten en uzun gecelerimin şahididir sanırım Maldives ve Taj Exotica Resort & Spa.

          Otellerden en ünlüleri:

  • One and Only Reethi Rah Resort – Makunudhoo
  • Huvafen Fushi Resort – North Male Atoll
  • Naladhu Resort – Gulhi
  • W Retreat Resort – Himandhoo
  • Jumeirah Vittaveli – Gaafu Alifu Atoll
  • Banyan Tree Resort – Vabbinfaru Island
  • The Beach House at Manafaru Resort
  • Ayada Resort – Gadhdhoo
  • Sheraton Resort – Furanafushi Island
  • Anantara Kihavah Maldives Villas – Kudarikulu Island
  • Baros Maldives – North Male Atoll
  • Conrad Maldives Rangali Island – Mandhoo
  • Taj Exotica Resort & Spa – South Male Atoll
  • Hurawalhi Island Resort – Kuredu Island

Hurawalhi Island Resort – Kuredu Island

⇐ Burası herkesin resimlerden bildiği su altında odaları ve müthiş restoranı bulunan Otel oluyor.

Otellerde iki ayrı oda kategorisi bulunmaktadır.
⇒Beach Bungalow (Sahil Villa)
⇒Water Bungalow(Su üstü Villa)

Water Bungalowlar, denizin üstüne çakılan kazıklar üzerine inşa edilmiştir. Birçok otelde “no news-no shoes” uygulaması vardır. (haber okumak yok, ayakkabı yok !) 😛
Tesislerin çoğunda “buttler” (bir çeşit uşak, sadece size hizmet eden görevli) bulunur. Ayrıca, birçok otelde 12 yaş altı çocuk kabul edilmemektedir.
(The Beach House, W Retreat, Baros Island Resort gibi).
Bazı oteller de sadece çiftler içindir zaten rezervasyon kanalınız nereyse oradan bu bilgilere rahatlıkla ulaşabilirsiniz.
Water Bungalowlar 12 yaş altı çocuklar için güvenlik gerekçesiyle yine yasaktır.

◊ Maldiv parası birimi Rufiyaa’dır. (1 Rufiyaa = 12 kuruş)

Bir de güzel harita linkimiz var bol bol bakabilirsiniz.↓
http://www.mal-dives.com/maldives/maldives_google_map.html

 

HUZURLU İNSANLARIN ADASI
BALİ

Ezan sesleri arasında Hinduizm rüzgârı kesinlikle kolay bir eşleşme değil ve her haliyle o puslu havayla uyum içinde olması kendine hayran bırakıyor. Evet, vardığımız ilk nokta Cakarta.

İstanbul Atatürk Havalimanından Endonezya’nın Başkenti olan Cakarta’ya 14 saat uçtuktan sonra varıyorsunuz. Cakarta-Bali arası iç hat uçuş süresi ise 1.20 dakika sürüyor. Normal şartlarda varış saatini takiben Endonezya’nın yerel havayolu olan Garuda Indonesia ile Bali Denpasar Havalimanına gitmek en çok tercih edilenlerden.

Ben Jakarta’da 1 gece konakladıktan sonra gitmeyi tercih ediyorum. Çünkü İstanbul-Cakarta arası zaten yeterince uzun bir uçuş olduğu için öncelikle üst üste uçmamayı istemediğimden kalmayı tercih ediyorum bir ikinci sebebi de Jakarta zaten kendine has, güzel ve hoş bir şehir.

Geçtiğimiz yıllarda da birçok kez mesleğim sebebi ile Cakarta’ya gitme şansım olmuştu, o zamanlarda da fazlasıyla gezmiştim.

Gerçekten Cakarta’nın gezmek ve görmek için çok çok güzel yerleri var. Mutlaka Bali programı yaptığınızda burası için 1 ya da 2 gün ayırın derim. Öncelikle Güneydoğu Asya’nın en kalabalık şehri olmakla birlikte dünyanın da 12.büyük şehridir.

Cakarta ismi Sanskritçe bir kelimedir ve “zafer” anlamına gelir.

Sanskritçe öğrenmek tabii ki hayalimiz orası işin ütopik kısmı, oraya sonra bir bakarız derin konu ne de olsaJ ve bu dili ilk konuşanlar da Hintliler olduğu için konuyu oraya bağlamadan take-off diyorum J zaten Hinduizm olacak içimiz dışımız…

MERHABA TANRILARIN BÜYÜLÜ ADASI

Avusturalya’nın kuzeyinde ve Malay takımadalarının güneyinde kalan Küçük Sunda Adaları’nın batısında yer alan Endonezya’ya bağlı bir ada olan büyülü, güzel ve inanılmaz huzurlu Bali’ye hoş geldiniz.
Başkenti Denpasar olan Bali’nin batısında Java, doğusunda Lombok Adası yer alır.
İyi ki varsın en derin ve uzun uzadıya bilgi bankam
#vikipedi…
Ne kadar uzun bir coğrafi cümle oldu.
Meditasyon sever insanların fazlasıyla seyahat ettiği bir lokasyon olduğundan ben biraz dışında yazmaya çalışacağım ama şehrin kendisi zaten medite.

Bali’yi bölge bölge düşündüğünüzde tek bir lokasyonda kalmak içinizi sızlatacağından, ister sahil şeridinden ister en orta noktasından konaklamaya başlayabilirsiniz.
Tabii ki birden fazla konaklama seçeneği mümkün ve burası hem fiyat hem kalite olarak diğer adalara göre oldukça uygun ve mutlu ayrılabileceğiniz standartları size sunabiliyor.

Tabii bir de daha lokal yaşamayı deneyimlemek adına da tapınak ev tiplerini de kiralamak mümkün. Zaten Bali Adası ve Balililer size her şekilde hayatta daha az şey yaparak daha sıradan ve mutlu yaşamanın aynası oluyor.
Metropol yaşam tarzını hayatımızın bir parçası yapmış olsak bile ister istemez buradan etkileniyor insan.

Seminyak – Jimbaran – Uluwatu – Ubud burada ki diğer lokasyonlara nazaran daha pahalı ve turistik bölgeler. Marka otellerin hüküm sürdüğü ve daha tatil köyü havasında geçirmek isteyenler için çok fazla çeşitli seçenek bulunmakta tabii ki buralarda da uygun yerler var ama zevk ve tercihler doğrultusunda karar vermek mümkün.


Nusa Dua daha uygun fiyatlı otellerin yer aldığı bir bölge olarak bilinir. Ekonomik oteller Kuta bölgesinde de bulunabiliyor ve daha genç jenerasyonun tercih ettiği bölgeler olarak geçer.

Bu sebepten herkes kendi lüks ve konfor tercih sıralamasına göre konaklama yapabilir. Ben kendi tatilimi ilk gidişimde 4 farklı otel ve bölgede yaptım.

Seminyak Beach bölgesiyle başlamak iyi bir tercih diye düşündük ve adapte olmak adına da 3 gece orada geçirdik. Seminyak daha turistik ve kalabalık bir bölge.

Giyim için muhteşem dükkânlar var ve her biri tasarım markalar. Fiyatlar çok uygun hatta uygundan da öte ucuz. Alışveriş ve eğlence daha yaygın bu bölgede ve bana Bodrum merkezi anımsatmıştı ilk gidişimde çok bayılmamıştım çünkü hem çok sıcak hem de çok kalabalıktı nefes alamadığımı hatırlıyorum. Ama tabii ki Spa’ların müthiş etkisini de unutmamak lazım çünkü hemen hemen her gün masaj yaptırmak mümkün ve çok ucuz. Bu yüzden insan hemen rahatlama moduna geçiş yapıyor.

Kısa süreli masajlar gezerken verdiğimiz molalar da vazgeçilmezim. Yeme-içme sanıldığı gibi bela bir durum değil. Çünkü herkes Uzakdoğu denince korkunç fikirler üretiyor aslında orada birçok yere göre daha seçenek olduğunu söylesem hiç te haksızlık etmiş olmam. Fişi çekip 30 senedir Bali’ye yerleşen de var, kendi vatandaşının açtığı İtalyan Lokantası da var. Ne aradığını ne yemek istediğini bilmek en önemlisi çünkü ne istersen o çıkabilir cinsten karşına. Bu sene kebapçı bile gördüm

Kısaca inanılmaz keyifli ön yargılı olmamak lazım.

UBUD…
İkinci bölgemiz vazgeçilmez Ubud tabii ki. Benim için çok ama çok özel bir yer hem kendimi iyi hissettiğim, kafamı boşaltabildiğim hem muhteşem fotoğraflar yakalayabilme şansınız çok yüksek hem de insanlar çok mutlular.

Gülümsemeyen bir tane insan yok. Yüzlerine bakıyorsun telaş yok acele yok sonra kendime soruyorum neden biz bu seviye de olamıyoruz cevabı da net aslında. Neyse memleket sorunlarını Bali Adası güzelliğine karıştırmayayım…
Özetle İnsanların mutlu ve huzurlu olduğu yerde kavga, kargaşa olmuyor. Korna sesi bile duymuyorsun ki gerçekten berbat bir trafik ve sürücü potansiyeli var. Buna rağmen korna sesi gürültü kirliliği yok. Arınmaya gideceksen biraz uzak ama Bali kesinlikle mutlu, huzurlu, sağlıklı bir kaçış noktası.
#şiddetletavsiye
#visittobali

Sürekli tapınan, adanan insanlar etrafta her sokak başında ya da bir evin önünde o tütsü kokusu. Sessizlik ve sakinlik, adım başı masaj salonları, hediyelik eşyacılar, motoruyla şoförlük yapanlar ya da taksi olmak isteyen şirin güler yüzlü Balililer.

Bali her açıdan, her türlü tatil planına hizmet ediyor etmesine ama Balayı için en çok tercih edilen yerlerin başında olmasını anlayabiliyorum çok ta mantıklı zaten. Ama gezmek derseniz, keşfetmek, havayı koklamak, kendinden bir şeyler bulmak evet orası yine Bali.






Dediğim gibi burada gezmek görmek adına yapılacak çok şey var. Bunların en başında günlük turlar geliyor. İsteğinize göre rafting, atv, doğa yürüyüşleri, dalış, tapınak gezileri gibi dilediğiniz aktiviteye katılabiliyorsunuz.

Son gidişimde rafting yapmıştık ve inanılmaz eğlenceli idi, kamera taşımadığım için pişman oldum. Ayung River – Ubud rafting için muhteşem bir havaya sahip bütün nehir duvarları el oymalarıyla dolu inanılmaz bir görsel şölen sunuyor. O kadar basamak aşağı indikten sonra nehir boyunca sağ ve sol duvarlarda gördüğüm bu el oymalarıyla yapılan heykeller beni inanılmaz etkiledi. Gerçekten bu yüzden Ubud bambaşka bir yer evet Bali’nin her yeri özel, her yerinin kendine has bir duruşu var ama Ubud gerçekten mistik bir yer.

 




Pirinç tarlalarında bitmeyen yürüyüşler, tarlalarda çalışan insanları izlemek onların harika karelerini çekebilmek ayrıca güzel ve #mutlaka yapılması gerekenlerden.

Yine günlük aktivitelerden biri kuş parkları bazıları hayvanat bahçelerinin içinde de var ama sadece kendine has kuş parkları var mutlaka oraları da görmek gerek.

Luwak Kahvesi için Luwak çiftliği var, Luwak kedilerinin kendilerini görebiliyor ve kahve tadımı yapabiliyorsunuz bence en özel yerlerden biride Luwak Coffee Farm.

Bu kediler buraya tedavi amaçlı getiriliyormuş aslında resimdeki kediler oldukça hasta onlara bir şekilde kahvenin oluştuğu bitki yedirilip dışkılarından da Luwak Kahvesi yapılıyor. Kulağa ne kadar antipatik gelse de koyu ve esanslı kahve severler için gerçekten lezzetli. Ayrıca da çok pahalı hani dışkıdan yapılıyor hadi be canım deyip geçmeyin sakın inanılmaz pahalı bir kahve. Zaten bu hayvancık doğada gerçekten çok zor yakalanan bir cins hem çok hızlı koşuyor hem de vahşi. Luwak kedileri en çok karayılan sokmasında ölüyor ya da zehirleniyorlarmış. Çiftlikteki kadınla bıktırana kadar sorduğum için ne de olsa ben bir hayvan sever gene dokunmak istedim kucağıma almak falan tabii ki mümkün değil zaten çok hasta zavallıcıklar… Hastalıkları kahvenin içinde her hangi bir mikrop üretmiyor bu arada çünkü tedavi de ediliyorlar bu arada aynı yarasa gibi gündüzleri kör olurlarmış sadece gece görürlermiş.



Veeeeeee Maymun Ormanları 😛 en çok eğlendiğim ve her gün ziyaret etsem sıkılmayacağım en güzel yer. Tabii ki ben koyu bir hayvan sever olarak ayrıca seviyorum ama o kadar tatlılar ki moralin bozuksa git onları izle gülme krizine girmemek içten değil.  Bir de fotoğraf merakım var ki zaten onları çekmeden dönemezdim çokta güzel kareler yakaladım.


En önemli uyarım öyle leyla leyla akıllı telefonlarınızla maymunları görünce heyecanlanıp resimlerini çekmek isterseniz sonuç olarak telefonunuz muz zannedilip ormanın uçsuz bucaksız yerlerine gidebilir.

Bu yüzden lütfen dikkat elektronik ve değerli eşyalarınız elinizden kolayca alamayacakları şekilde muhafaza edin. Her şeyi yiyecek sandıklarından merak edip el atıyorlar J yani maymunlar asla hırsız değil…

Ancak yeme-içme konusunda şiddetle tavsiye edeceğim yerler olacak Ubud için bunları yazmazsam kendimi çok suçlu hissederim J
1.sırayı oldukça şık olan Mozaic alıyor tabii ki. Mozaic hakkında kısaca şunu söylesem “asla pişman olmayacaksınız” . Gurme, Şık, Fransız, Bali Füzyon Mutfağı Deneyimi için kesinlikle uğramanız gerekiyor buraya. Günlük sürpriz menüler var eğer bugün farklı olsun derseniz de damak tadınız şefin seçimlerine bırakabilirsiniz. Rezervasyon yaptırmadan gitmeyin yeter J

http://www.mozaic-bali.com adresinden inceleyebilirsiniz.

2. Locavore burasıda gurme Bali mutfağı olarak geçiyor.
http://www.locavore.co.id


3. Rouge Sushi Lounge

Burası tipik Japon menüsü havasında düşünülmüş ama 1-10 arasında derseniz 7 alır. Menüde çok lezzetli seçenekler var ama ben sushisini beğenmemiştim. Burayı önermemin sebebi tam yanında bir hamburgerci var ve aynı kişi sahibi bu iki mekânın. Fransız olan patron 30 kusur senedir hem otel hem restoran olarak işlettiği bu mekâna harika hamburger yapan küçücük bir yer eklemiş kesinlikle denemeden dönmeyin derim. Oranın adı da Trio Mini Burger 🙂

Mekan sahibi beyefendi çok şeker bir adam müşteri memnuniyetine ciddiyetle önem veriyor. Ayrıca burada haftanın belli günleri harika Jazz geceleri düzenleniyor.

Ayrıca Ubud alışveriş, sanat galerisi ve müzeler olarak oldukça zengin. Akşamları tapınaklarda dans gösterilerini izlemek harika. Geleneksel müzik ve dans, Bali kültüründe çok önemli bir yere sahip ve neredeyse her hafta, Hindu tapınaklarında gerçekleşen dinsel seramonilerden yükselen benim en çok sevdiğim hipnotik ve rahatlacı etkisi olan Gamelan müziğini duymak mümkün.

Ramayana epik Hindu destanlarından biri ve bu Balililerin en çok canlandırdığı gösteri.

Bali’de Kecak, Barong, Baris, Topeng, Sanghyang, Kebyar, Pendet gibi birçok farklı dans türü var ve bu türlerin her biri ayrı bir koreografiye sahip ve dansçılar genelde bir usta ile zorlu bir eğitim sürecinden geçiyorlar.

Eğer bir gün Bali’yi ziyaret ederseniz muhtemelen bu gösterileri izlemek için en iyi yer kültür merkezi olan Ubud olacaktır sizin içinde. Hemen her gece tapınak ve salonlarda farklı dans stillerinin sergilendiği en az bir kaç gösteri oluyor.

Birde Konaklama konusu var ki uzun uzadıya bilgi içermemekle birlikte kısadan direk Goya Boutique Hotel diyorum. Her anlamda mutlu ayrılacağınız bir Otel.
http://goyaboutiqueresort.com/

Maymun Ormanlarının tam arkası yürüme mesafesi 5-7 dk. Ana caddeye 4 dk. da ulaşabiliyorsunuz hem lokasyon olarak hem mekan olarak 10 numara. Üstelik diğer otellere kıyasla pahalıda sayılmaz.
Ubud hakkında sayfalarca yazabilirim tabii ki yazımı oldukça bilgilendirme amaçlı tutacağımdan sadece bu kadarıyla es geçmek zorunda kalıyorum.

ULUWATU…

Gelelim bu sene de son kaldığımız ve son durağımız olan Uluwatu bölgesine…

Uluwatu daha çok lüksün ve konforun hüküm sürdüğü otellerin konumlandığı bir bölge ve Bali adasının bir ucunda 🙂 muhteşem günbatımları ile ünlü, hint okyanusunun önüne uçsuz bucaksız kurulmuş harika manzarasıyla Bukit yarımadasında yer almaktadır. Dünya çapında sörfçülerin tercih ettiği bir sahil var burada, malum dalgadan sakin sakin yüzmek mümkün olmadığından plajda hoş fotoğraflar çekebilir ve huzurlu yürüyüşlere çıkabilirsiniz.

Bulgari Hotel son konakladığımız yerdi. Ama baktığınızda son derece pahalı ve karşılığında yenilenmemiş odalar çıkıyor karşınıza bir de otelin ortak havuzunda yemyeşil olan saçlarımı da katarsak ben hiç memnun kalmadım en azından o markaya yakışır hizmet maalesef kalite standartlarında yoktu. Ama otel için körü körüne kötü demekle geçmek istemem harika bir Spa merkezi var belki de şu ana kadar olduğum en güzel masajı yaptırdım orada. Masaj ücretleri otel içinde olunca tabii biraz daha pahalı olmaya başlıyor ama kendimi ödüllendirmek istiyorum ya da otelden çıkmamak üzere geldim diyorsanız denemeden geçmeyin derim. Otele ait olan restoranlar çok değil 3 tane çok ayrıcalıklı değil maalesef ayrıca kahvaltı büfesi de normal 3 yıldızlı bir otelin sunduğu kadar sadece manzara ve konumu harika onun içinde zaten Uluwatu bölgesi yeteri kadar kefil oluyor.

Burada ki en iyi tavsiyem Otel- Ayana Resort and Spa Bali
http://www.ayana.com burası hem otel hem villa odalarıyla inanılmaz lüks ve güzel asla pişman olmuyor, buradan çıkmak istemiyorsunuz.

Bir de meşhur Rock Bar var tabii ki.





Ayana Otelin vazgeçilmez yeri… Günbatımı için buraya dışarıdan yüzlerce insan geliyor ve bar kapısında ciddi bir sıra var. Erken giden en güzel yeri kapar. Burada atıştırmalık yiyecekler yiyerek sonrasında Otelin harika birkaç farklı seçeneği olan restoranlarından birinde akşam yemeğinize devam edebilirsiniz. İçeride ki Japon benim favorilerimden biri. Ayrıca otelin sabah kahvaltısı enfes… Açık büfe hizmeti veren Ayana herhâlde gördüğüm en zengin ve en lezzetli açık büfe servisine sahip.

Uluwatu bölgesinde kalırken mutlaka Jimbaran Sahilindeki deniz ürünleri servisi yapan salaş lokantalara uğrayın. Bata çıka yemek yiyeceğiniz için gayet kirlenebilir giysilerle gidin derim J Yengeç ya da Istakoz yemekten bayılan kişilerseniz burası tam da doğru adres derim. Tabii ki öyle bir saray edasında yemek yemeyeceğinizi tekrar tekrar hatırlatmak istiyorum sadece eller J eller çok önemli. Blue Marlin de bu lokantalardan en iyisi olan diyebilirim. Rezervasyonsuz da gidebilmeniz mümkün dediğim gibi fazlasıyla salaş ama burada da gün batımı oldukça güzel.

 


 

Uluwatu Tapınağı diyorum ve yazımı noktalıyorum…
Bali size tatiliniz boyunca mistik havası ile eşlik edecek, negatif enerjiniz varsa onu sessizce pozitife döndürecek ve evinize doğru yola çıktığınız da sizi fark etmeden iyileştirip döndürmüş olduğunu anlayacaksınız.

Umarım en kısa sürede Bali’yi ziyaret etme fırsatınız olur. Hepimizin bir parça ihtiyacı olan huzurun derinliklerine burada yaklaşmak çok daha kolay. Meditasyon yapmadan da yağmur sesine bile bütün ağırlıkları bırakabiliyorsunuz en azından ben faydasını gördüm darısı sizeJ

Not: Fotoğraflar bana aittir.