Yazılar

ŞİMDİ SEN OLMA ZAMANI!

Ne zamandan beri kendindesin? Ne zamandan beri buralardasın? Sanırım ruhsal olarak göç ettiğin yerlerden dönüş yolunu ya bulamıyorsun ya da dönmek işine gelmiyor.
Şimdi SEN olarak eve dönme zamanı! Senin zamanın bu ve gerçekleştireceğin gerçek sen ile tekrardan barışma zamanı. İçinde ki merhametle yeniden bir kahve molası vereceksin. Onun hatırına hep ihtiyacın var nefes aldığın sürece sana merhametten bahsedecek.
Affetmekten bahsedecek, aşktan bahsedecek, geçmişten, geçmişinde ki “sen” lerden bahsedecek. Uzunca bir süre susturamayacaksın onu çünkü uzun süredir neredeyse yok bile saydın onu sana kendini hatırlatmaya geliyor.

Şimdi kapını aç ve gerçek benliğine merhaba de tekrardan. Yeniden doğuş hikâyesini hatta değerli Anka’yı hatırla… Simurg nerelere değmişti ve yeniden var olabilmek için nerelerden geçmişti. İşte şimdi geçmişle hesaplaşma değil hesapları birer birer kapama zamanı.
Bu yeniay çok fazla sen ile karşına çıkacak çünkü her birini de çok uzun zaman oldu sahnede görmeyeli haksız mıyım?
Sen sen olmaktan çıkmakla kalmadın sen olmadığın kişiye uyum sağlamak için gerçek benliğine ihanet ettin. İşte dikiş gene tutmadı ve olmadı.
Şimdi gerçek bedene iniş zamanı, yükseklerden korkmadığını biliyorum ama tadında bırakman için gerekli uyarıları da aldın şimdi yuvaya dönme zamanı.

Gerçekleştiremediğin o güzel davet hazırlıklarını yapman için göz kırpıyor yukarıdan ve de ekliyor “benim iyi tarafımdan beslen” mesaj çok açık ve net. Evet, artık yuvaya dönme zamanı. Merhametinden öğreneceklerin var ve merhametinden yoksun bıraktıklarına bir özür borçlusun. Sanırım birilerini kızdırdın ve senden son olarak bir açık kapı aralığından girmeni ve de ben buradayım demeni isteyenleri kırmadan geçmek var. İşaretleri ve mesajları iyi dinle. çünkü hepsi de önündeler. İhmal edilen her şey zamanla ölür sende bu gruba dahil olanlardan mı yoksa buna izin veren mi olacaksın? Zalim kalabilmek için çok fazla şansın yok!
Uyan çünkü bu sen değilsin.

Akrep yeniayı, kendini tekrardan deneyimlemen için müthiş bir fırsat sunacak adeta küllerinden doğmak diye buna denir dedirtecek cinsten gümbür gümbür bütün zehri ile geliyor.
Haksızlığa uğramış herkesin büyük dersler vereceği ve de alacağı bir dönem bu. Haksızlığa uğrayan kişi neden ders alır ki diyenler olacaktır kesin. Çünkü haksızlığa uğradıktan sonra sadece artık kimseye güvenmemeyi deneyimlemezsiniz, ortada gerçeklerin açığa çıkması gibi ciddi bir durum olduğundan teslimiyet ile tekâmül sınavınızı alnınızın akıyla vermiş olursunuz. Bu bir sınavdır çünkü ve bu sınavdan çıkıldığında öz benliğe değecek çok ders vardır. Ama haksızlığı yapanın alacağı derslerin sınav sayısı şu an itibari ile ciddi bir kalabalıkla geliyor.

Ne demişler “ne ekersen onu biçersin” yukarıda öylesine öfkelenmiş ve canı sıkılmış bir akrep var ki adeta intikam istiyor ancak bu sadece onun karanlık tarafında ki alt bilincine ait düşünceleri. Üst bilinci her zaman affetmeyi öğütlüyor ve de öyle ya da bu şekilde kaybettiği merhamet duygularını acilen eline geri almasını öğütlüyor.

İşte tam da burada sen neresindeysen bilincinin onun emirleri ile rotanı çevireceksin. Ancak geri adım saymak istiyorsan kaderin buna da razı çünkü katiyetle mecbur tutulduğun bir bilinç yok. Sadece sana ait olanlardan en şifalı olanını kullanmak var. Sanırım doğrusunu biliyorsun yani kendin için doğru olanı…

Dünyayı daima iyilik kurtaracak demekten ölene kadar vaz geçmeyeceğim. Bizler ne olursak olalım, ne yaşarsak yaşayalım kendi yaralarımızı başkalarına değdirdiğimizde bunu hastalıklı ve de bulaşıcı hale getiriyoruz. İnsanların nicedir üzerine basarak bir yerlere gelmek adet olmuş olmasına ama bunun da bir ayarı var elbet yukarıdan yani çekirgenin hikâyesini hatırlayalım. Kaç kere zıplarsa zıplasın doğru durmadığı sürece aynı şiddetle yere çakılması kaçınılmaz olacaktır.
Kötülükten beslenmeyin lütfen ve kötülükle yapılan herhangi bir olayın içinde var gücünüzle temizlenerek kaçın. Bu dünyanın adaleti de fenadır benden söylemesi. Kimsenin hakkı kimse de kalmadığı gibi, kul kulun hakkından geliyor sonunda işte en acı kısmı da bu. Hayırlara vesile olmalı bu #yeniay !

 

 

Anlık öfkelerinizin kurbanı olmayın, anlık öfke tutulmalarına yenik düşmeyin. Karşınızda ki insanlarla da ilgili olabilir bu inanın ki gökyüzü çok nazik olmayacak bu süreçte.

Kendin olma zamanı!
Affetme zamanı!
Olanı hayırla uğurlama zamanı ve daha iyisine daha yenisine enerjilerle donanma zamanı. Bırakın geçmişte ki enerjiler hayırlı olsaydı ya şu an hayatınızda olurlardı ya da size iyi bir hatıra bırakmış olurlardı NET!
Bolca şifalanma, tütsülenme zamanı. Neye inanıyorsanız öyle arının ve tabii ki su işin içinde mutlaka olsun:)
Ne ile mutluysan onu seç, sana zorla diretilen hiçbir şeyi kabul etme öz değerinden vaz geçme.
Skandallardan uzak dur.
Dedikodu ve fiskos ortamları oldukça fazla, kendiliğinden kurulan masalarda çok acımasız yorumlar imkânsızı deler şekilde ifşa olacak ve maalesef bazılarının gerçek yüzü çıkacak ortaya…

 

 

Son olarak ben daha çok taze bir Astroloji öğrencisiyim.
Daha çok yeni ve sıfır diyelim bunlar da tamamen büyük büyük hocaların aylardır ifade ettikleri günümüzle ilgili olan anlatımlarının benim tarafımdan bir özeti. Aslında ilk astroloji yazım olsa gerek kendisi.
Üstelik kızımın doğum ayına denk gelmesi boş değil. Astroloji upuzun bir yol umarım gerekli ilgiyi ve alakayı gösterebildiğimde bende iyi bir yorumcu olabilirim.
Şimdilik öpücükler…

SEVGİLERİMLE,
MERVE

 

 

 

 

 

 

 

New Moon in Scorpio, October 28, 2019 Lunar Calendar

Finding your Power♣

 

On Sunday, October 27 at 8:38 p.m. PST, the new Moon in Scorpio will rise. New Moons occur when the Sun and Moon conjoin, occupying the same degree of an astrological sign. In a nutshell, this means that our core identity (Sun) and emotions and feelings (Moon), align. They communicate fluently and provide us with greater clarity about ourselves. As the Moon begins a new cycle, we’re invited to start one too, and new Moons are known accordingly as times of initiation and intention-setting. They’re also powerful opportunities for breaking unhealthy patterns and exploring our shadow, which is more perceptible under a sky lit only by stars. Shadow work is particularly relevant on this new Moon as we’re entering the season of Scorpio, the sign most associated with it.

The Dark is Rising

Scorpio season, the time when the Sun is in Scorpio, begins on the 23rd. With the Sun, Moon, Mercury, Venus, and soon, Mars, all in Scorpio, a Scorpionic mist hangs about our lives. Decorations of death and occultism abound, and nature is palpably darkening. There’s a texture in the air of something active just beyond the veil, and that Samhain is near. Paralleling Persephone’s annual descent, we’re called to enter the Underworld within, the soil of our being, to do what can only be done in darkness.
Scorpio is the fixed water sign (each element has three phases in Astrology: cardinal, fixed, and mutable). Fixed signs are steadfast, stubborn, persistent, and strong-willed, and Scorpio embodies these qualities. Water signs are home to emotion, intuition, psychic ability, and instinct, though they manifest these things differently. Scorpio is the water of glaciers, wells, and the deep ocean beyond the reach of the Sun. In its highest manifestation, Scorpio is a sign of truth telling, skin-shedding, transformation, regeneration, and owning our entire being: light and shadow. It has no interest in superficiality or hiding.

Ruled by Pluto (in Classical Astrology, Mars), the planet that unrelentingly seeks truth at the expense of comfort, Scorpio unlocks the closets we keep our skeletons in, and Scorpio season can place what we usually avoid or deny in our face, demanding that we claim it or suffer for resisting doing so. There’s a famous Zen Proverb, “Let go or be dragged,” which may as well come directly from Pluto. The best way I know to navigate this is to recognize that ultimately, what terrifies us from our shadow is the parts of ourselves and our history we struggle with, the actions we regret, and the aspects of life we fear. Centering ourselves and bringing these matters to consciousness while applying mindfulness, wisdom, and compassion can provide relief, especially with consistent practice (and we can pace ourselves in this work). Scorpio season challenges us to integrate all of what we are, and in doing that, become freer.

Scorpio is also known for being suspicious, even paranoid, which extends from the sign’s innate ability to see through falsehood. Scorpio won’t tolerate deception, and it’s harder for us to tolerate it within ourselves (and otherwise) during Scorpio season. One of the shadow sides of Scorpio is cynicism because in seeing through social masks and comforting illusions, Scorpio must grapple with disturbing truths: people can be profoundly selfish. Violence surrounds us. Nature is magnificent, but also deadly, cruel, and unforgiving. Many of us care little about the suffering of others as long as our wants and needs are largely met. On the wave of this realization, Scorpio can become misanthropic and vengeful.

The answer to this isn’t to argue against these assessments, but to continue the Plutonian journey of truth seeking. Underneath the selfishness and cruelty of the human ego is the crystalline structure of the soul, and beyond that, the undiluted spirit common to all things. If Scorpio can just keep going, it will experience the alchemical flowering of consciousness. Mature Scorpio composts what it finds in its shadow and creates a fertile soil for the growth of others, whether directly as a teacher or indirectly by lived example.

On a lighter note (not really, no such thing with Scorpio!), Scorpio is tied with Taurus for being the most sexual sign, and that’s also available to us during Scorpio season. Where Taurus seeks sensual rapture, Scorpio wants to experience cosmic consciousness. It craves orgasms, whether solo or with partners, that take minutes to recover from, where “Oh, God!” isn’t just something we cry out because of social convention. With others, Scorpio seeks nakedness on every level, and in that vulnerability and connection, to make such passionate love that all sense of separation from the divine dissolves.

Otherwise, though Scorpio can be highly possessive, Scorpio season is often a time of purging. We have an opportunity to clarify what is and isn’t serving us, and to let things go or change them accordingly. Much like the Hindu deities Shiva and Kali, Pluto can destroy or create (or create through destruction), and when we align with Scorpio season, we shed skins to regenerate as deeper, fuller beings.

www.patheos.com

27/09/2019

” Hatır için unuttuğun kendini, hatırlatmaya geldi Yeniay. Sana unutturdukları kişiyi, seni. Kendinden, isteklerinden, hayallerinden uzaklaştın, seçimlerinle. Peki seçme şansın var mıydı? Sana bu şansı vermişler miydi gerçekten? İyi bak geçmişine, son kez. İyi bak seçimlerine ve iyi bak kendine, bu sen misin diye. Buraya gelene kadar uzun bir yoldan geldin, peki sen mi seçmiştin bu yolu? Bir yolun daha sonuna geldin. Son kez, geçmişine bak ve bu sefer tamamen sana ait bir seçim yap. Çünkü geçmişin perdeleri iniyor, bundan sonra ardına baktığında sadece bugünü hatırlayacaksın. Bugün yaptığın seçimi.

Şu an her şeyi sorguladığın bir dönemden geçiyorsun. Kariyerin, ilişkin, yürümek istediğin yol, olmak istediğin kişi, yaşadığın yer belki, kazandığın para, hak edişleri sorguluyorsun. Sorgulamak, uyanışının göstergesidir ve hatta gece uyuyamayışların da. Sorguluyorsun, çünkü her şeyin rayına girmesine ihtiyacın var. Bu süreç her şeyi yoluna koymak için önemli bir süreç, ancak gerçek bir seçimle, tamamen sana ait olan bir seçimle. Unutma, bu seçimi sana yaptırmamak için her şeyi yapacaklar. Kendini seçme diye, çünkü kendini seçtiğin an senden beslenen herkes hayatından çıkacaklar.

Kendinle olan savaşında, kendini sorgu odasına almış, sorguluyorsun. Başkalarının senden cevap beklediği soruları, kendine soruyorsun. Başarılı mısın? Yeterli misin? İyi kazanıyor musun? İşinde iyi misin? Yükseliyor musun? Seviliyor musun? Güçlü müsün? Güzel misin? Kabul ediyorlar mı seni? Bunlar senin soruların değil, görmüyor musun? Bu yüzden hiçbir cevap seni tatmin etmiyor. Kendi sorularını, kendine sorana kadar da etmeyecek.

Hayatına aradığın ortağı bulacaksın belki, ama kendini daha güçlü hissetmek için değil, ona sırtını dayamak için değil, ondan beslenmek için değil, yaşamdan beraber beslenebilmek için. Seni kendi yolundan çevirmeyecek, seni yargılamayacak, her şeyi biliyormuş gibi davranmayacak ve seninle öğrenmeyi seçen birini bulacaksın. Sevmiyorsan işini, istediğin işi bulacaksın, sabah kalktığında küfretmeden uyanacağın bir iş. Zevk alarak, koşarak gideceğin, mutlulukla yapacağın bir iş. Hayal gibi mi geliyor? Evet hayal. Senin hayallerin, sana unutturdukları ve gerçekleşmeyeceğine inandırdıkları hayal. Hayatın gerçekleri var! Gerçeğin ne olduğunu açıklayamayacakları bir gerçek. Mutsuzluk veren bir gerçek, senin gerçeğin değildir.

Denge süreci. Peki hangi denge? Savaşmak isterken, barışmak isteyen sen. Kaos olduğunda içini kıpır kıpır eden enerji ve huzur isteyen sen? Nefretle kavrulurken, öfkeni kusmak isterken, sevgiyi beslemeye çalışan sen. Birini severken, birinden nefret eden sen. İyiyle, kötüyü ayırt etmek ne kadar zor değil mi artık? Peki senin için iyi olan ne? Kötü olan ne? Ağır basan tarafın ne? Kendini bastırdıkların ne? Bunların hepsini dış dünyaya göre algıladıkça, yargılara göre derecelendirdikçe, kendine göre neyin katkı olduğunu göremeyebilirsin. Bu süreç, iyi veya kötüyü değil, neyi eksik hissediyorsan onu dengeleyecek. Yaşam amacın, hislerin, sevgin, kendin, mutluluğun her neye ihtiyacın varsa.

Terazi Yeniayı Mars etkisinde. Bu etki özellikle kişisel konulara etki edecektir. Kendinizi beğenmek, kendini sevmekle ilgili durumlar oluşabilir. Fiziksel görünümünüzle daha fazla ilgilenebilirsiniz, değişim yapabilirsiniz. Ancak kimsenin sizi yargılamasına izin vermeyin. Kilo, saç, makyaj gibi alttan alta laf sokan insanlara izin vermeyin. Ne kadar ben etkilenmem deseniz de, bilinçaltında bir güvensizlik oluşabilir. Diğer yandan siz de yargıdan uzak durmalısınız. Kişisel olarak huzursuz hissetmek normaldir. Daha fazla hareket halinde olmalısınız.

Terazi Yeniayı güzel açılar yapmakta. Özellikle maddi konularda, birlikteliklerde düzene girmek için bazı adımlar atabilirsiniz. Maddi konularda ileriye gidebilmek adına bazı riskler alabilirsiniz. Yeni iş yeri, yeni şirket veya yeni bir iş için olumu konumda gökyüzü. Maddiyat ile kendinizi güvende hissedebilirsiniz, bu yanlış bir şey değil, bu yüzden almaya açmalısınız kendinizi. Yeni ilişkiler için güzel bir süreç, uzun süreli hayat ortaklarınızı bulabilirsiniz.

Terazi Yeniayı hayatınıza güzellikler getirmek adına konumlanmış, ancak yapılması gerekenler, atılması gereken adımlar var. Cesaret ve özgüvenle yapılacak her işin dönüşü iyi olacaktır sizin için. Özgüven çok önemli, kendi ayaklarınızın üzerinde durabildiğinizi gösteren her eylem, size hediyeler sunabilir. Yurtdışı seyahatleri ve yabancılarla yapılacak işler, yeni ortaklar katkı olabilir. Sağlık açısından ise öfke ve stres ile başa çıkmak gerekiyor, özellikle stres sağlık konusunda negatif etkiler yaratabilir bu dönem. Baş ağrıları da olabilir.

Terazi Yeniayı yeni başlangıçlar için katkı dolu görünmekte, aynılaşmış günleri değiştirmek için, sıkılmış ilişkileri hareketlendirmek için, sıkışmış konuları açmak için, yeni hedefler için gelmek. Ancak, seçimlerin çok önemli olacaktır. Başkaları dediği için değil, kendin istediğin için bazı adımları atmalısın.

Olmak istediğin insanı öldürüp, yerine olmanı istedikleri insanı koydular, bunu senin iyiliğin için yaptıklarını söylediler, bütün farklılıklarını, potansiyelini baskıladılar, senin daha iyi olabilmen için akıl verdiler ve sen buna inandın. Önce hayallerin değişti, sonra ‘hayatın gerçekleri’ ile yüzleştiğini düşündün, evet! sorumluluklarım var dedin. Hedeflerin değişti. Hedeflerin değişince yavaşladın, gitmen gereken noktaya ayağını sürüyerek gitmeye başladın ve herkesin seni geçtiğini düşündün. Bunun senin yolun olduğuna öyle inanmıştın ki, öyle inandırmışlardı ki seni, hiç sorgulamadın bile. Kendini güçsüz ve yetersiz hissettin. Hissettirdiler! Hislerin, acıların, dertlerin, başkalarına göre şımarıklık olarak geldi. Hiçbir duygunu kendin gibi yaşayamadıkça, hissizleşmeye başladın.

Korktun sonra. Yalnız kalmaktan korktun, başaramamaktan korktun. Oysa bu duygular yoktu sende, bu korkuyu sana ektiler ve sen beslemek zorunda kaldın. Herkesi beslediğin gibi. Şimdi. Bu yol ayrımında, kendi hayallerini seçer misin? İçinde öldürdükleri hislerini yeşertir misin? Olmak istediğin kişiyi hatırlar mısın?

Bilmiyorum diyemedin, dışlanmak istemedin. Sevmiyorum diyemedin, kırmak istemedin. Gelmiyorum diyemedin ve en önemlisi gidiyorum diyemedin. Sen kaldın, onlar gitti. Yargılaya yargılaya gittiler, kendini sorguladın. Bütün çirkin yüzlerini göstererek gittiler, negatif ne varsa sende bırakıp gittiler. Onlara ait ne varsa bırakır mısın bu yolun sonunda. Şimdi bu yol ayrımında yargılardan soyunarak, kendi yolunu seçer misin? Bu kadar mesaj yağarken sana her yerden, bana yardım edilmedi diyemezsin. Sana uzanan her el, bir cümle olarak sana iletildi. Devam etmen için, hayatındaki yükler atıldı, bu yükler atılırken yaşadığın acıyı kötü günler olarak hatırlama.

Kendine verdiğin sözü hatırla ve bu sözü unutturmak için çabalayanlara fırsat verme. İçindeki çocuğun, olmak istediği kişiye doğru yürümeyi seçmek için geç kalmadın, şimdi tam zamanı. O elini uzatmış, yola çıkmak için tutmanı bekliyor ve onun tutacağı elin verdiği hissi, hiçbir insan veremeyecek. O seni sorgulamayacak, seni cevaplara götürecek. Sana ve olmak istediğin kişiye iyi yolculuklar! Sevgilerle. “

 

Demiş Sevgili Penguen Yiğit…

Okuduğunuz üzere alıntı olarak paylaştığım, kalemini ve yazılarını çok severek takip ettiğim #penguenyigit gene döktürmüş…

Herkesin kendinden bir şeyler bulacağını hissederek bende kendi sayfamda paylaşmak istedim. 1 aydır uyanış süreci benim içinde hiç kolay değildi. Herkesin sınavı muhakkak kendi hikayesi içinde saklı ancak her birimizin içinde bulunduğu muazzam etkili olan bu tekamül sürecinde, yolumuzu ışıklarla tamamlamayı diliyorum♥

 

SEVGİLERİMLE,

MERVE♥

 

 

 

 

 

 

 

 

 

#zodiacmemes #moon #witchesofinstagram #magic #astrologia #astrologysigns #leoseason #zodiacsign #universe #crystals #yoga #spiritualawakening #tarotcards #witch #astrologypost #magick #astronomy #fullmoon #india #like #zodiacs #astroloji #astroworld #vedicastrology #vastutips #tarotreading #energy #metaphysical #zodiacfacts #bhfyp

HEY TEMMUZ AYI

İYİ Kİ GELDİN!

Sanırım daha fazla söylememe gerek yok 🙂 ben bir Yengeç Kadınıyım.
Ve halimden çok mutluyum.

Hakkımızda yapılan saçma esprileri çok doğru buluyorum.
Hayat gerçekten burçmuş, ten rengiymiş, din, ırk demeden hepimizin aynı gökyüzü altında bulunduğumuz muhteşem bir dönüşüm yuvası.

AMA

KONUMUZ

YEN-GEÇ!

Size baştan söyleyeyim asla kendimi överek falan yazmıyorum ne yazıyorsam bildiğimden… İyi okuyun ama hele hele hayatınızda bir Yengeç varsa gerçekten bilmeniz gereken çok önemli şeyler var.

Ayrıca bu yazıyı bu kadar geç yayınlamış olduğum için de kendimden utanıyorum! Çünkü bu ay doğduğumu bile unuttum. Toplam 33 sene bunun 4 yaştan sonrası farkındalık diyelim ve ben ilk kez bu ay doğduğumu bile unuttum!

Sebepleri sadece gökyüzünü ilgilendirir:)…

Yengeç burcu insanları olumlu ya da olumuz durumlara ani tepkiler verebilirler, anlayamazsınız. Zaten anlamaya da çalışmayın fazladan size hızla geri dönecek olan tepkiler silsilesi ile karşılaşırsınız. Hani onu bilinde. Yok, o iyi niyetli anlamaya çalışan tavırlı insanları bazı olay ve anlar da bizler oldukça yanlış anlarız. Sonra pişman oluruz eğer iş işten geçmemişse gönül almayı da çok iyi biliriz. Tabi terslenirsek o zaman pek hoş olmayan durumlar söz konusu olabilir.

Şaka gibi kendimi yazıyorum öz güven patlaması yaşıyorum sanki…
Ben gidip birinden özür dileyeceğim ve o da beni kabul etmeyecek, düşünemiyorum bile! Neyse bunu yapan çok sayıda insan olmadığından edinilmiş fena deneyimler yok. İçiniz rahat olsun.

Dışarıdan kolay kolay kimsenin fark edemediği, kendini korumak adına ördüğümüz duvarlar sayesinde en güçlü depremlere bile dayanacak sinir ve sabır vardır bizlerde. Ama abartmayın yıkılmayız dediysek, savaş çıkaramayız demek değil bu. Hani ben düşerken yükseklerden diye tuttura tuttura gidersiniz…

Sevdiğimiz insanları korkunç anlamda (korkun ama) koruruz. Sahiplenme duygusu yüzünden çoğu zaman da kaybettiğimizi anlamamız biraz uzun sürebiliyor. Yani bunu da çok anlamaya çalışmayın çünkü anlayamazsınız.

Acayip senaryolar içinde oldukları için sizi, 7 göbek uzak akrabayı falan da koruma altına alırlar ruhunuz duymaz. Öyle değişiktir. Sebebi yok yani asla, birini sevmişse tamam konu kapanır ama sevmedi mi ömür billah kimse sevdiremez ona.

Aslında bu duvarın arkasında son derece duygusal, hassas ve ılımlı bir karakter yatar. Bunu da en yakınındakilere anlatmaları haliyle zaman alacağından, hayatlarında kalan insanlar genellikle uzun ömürlü kişilerdir. Yani günlük arkadaşlıklar, ani sosyalleşmeleri sizi şaşırtmasın bir anda sizi tanımayabilirler. Ama bunun mutlaka kendileri için geçerli sebepleri vardır.

Ördükleri duvar ancak karşısındaki insana güvendiğinde yıkılır. Yengeç burcunun insanlara güvenmesi oldukça zordur. Burası çok mühim!
Güven kelimesi onların başkentidir. Yani güveni ele aldınız mı tamamsınız. Sonuna kadar sizinledirler. Yengeç burcunun güvenini kazanan insanın asla sırtı yere gelmez. Varlıkta ve yoklukta asla sizden kopmazlar.

Kırıcı değildir, karşısındaki insanın kalbini kırmaktan hoşlanmaz. Moralleri bozulduğu zaman onları toplamak oldukça zordur. Asla asılan suratları 5 dakikada düzelmez. Maalesef kendimden çok iyi biliyorum. Benden beklenen ışık hızıyla eski halime dönmem iken ben asla o ben olmayabilirim hatta daha kötüsü bile diyebilirim. O yüzden bir yengeç insanını kırıp, küstürdüyseniz size hayatta başarılar dilerim.

Kolay Affetmez!
Hatta Affetmez!

Yapılan hiçbir şeyi unutmama özelliği sayesinde zaten beyninde ki çeşitli sinyaller his duygusunu oldukça geliştirmesine sebep olmuştur.
O sebeple dünyada ki bütün gizli servis ajanlarının %70nin Temmuz ayında doğduğu saptanmış. Düşünün artık. İçine bir kurt düştü mü onu ortaya çıkarmadan rahat edemez. Acayip bir araştırmacı kişiliği vardır. Ve bunu anlamanız da mümkün değil çünkü açıklaması oldukça güç ve zor bir durum. Sezgileri sayesinde tehlikeyi anında fark ederler. Ama o an doğru zaman değilse mutlaka bir yerde bekletilir o bilgi ya da kişi. Tabii ki ileride kullanılmak üzere. Rüyalar görür bunlar ve gördüklerini anlatırlar karşılarında ki insanlar dalga geçer. Kendimden biliyorum. Ne olur sonra biliyor musunuz? Görülen rüya gerçek olur. Bunun da tarafımdan defalarca yaşanılmışlığı vardır.

Aklınızı okuyabilirler dikkat edin derim 🙂 minik bir uyarı. Asla zekasını “duygusal” diye hafife almayın. Çünkü onun kıvrak zekâsının içinde ayrıca dolaşan minik minik tılsımlı ajanları vardır ve hisleri asla yanıltmaz onu. Ben demiştim demeyi çok sever. 🙂

Yengeç burcu insanları gülmeyi aşırı derecede sever ve çelişkili bir yapıya sahiptir. Yerlere yatabilirsiniz doğal halleri ile olan tavırları yüzünden. Mizah duyguları gelişmiştir. Aşırı empati bakış açısı sayesinde genel olarak “ben olsaydım” diyerek bakar. Ve konuşmaları genelde yıkıcı değil yapıcıdır. Tabii eğer karşısında kendini delirmeyen biri var ise. Her zaman anlayışlı ve sevecendir. Tabii anlayış dediysem abartmayın. Onun da bir sınırı var ki işte ben o halimi pek sevmiyorum.

Arkadaşlığa ve dostluğuna önem verir. Yardıma ihtiyacı olan herkese elini uzatır. İnanılmaz şekilde merhamet insanıdır. Dayanamaz ama asla da acımaz. O yüzden alçak gönüllü olması fark edilen en belirgin özelliğidir.

Sempatik bir kişiliği vardır. Zamanla onu daha yakından tanıyan kişiler onun içten içe acı çektiğini düşünebilir. Çünkü acısını belli etmemek için çok direnir. Saklar her şeyini asla bilemezsiniz onun. Yani ben onun her şeyini biliyorum diyebilen insan emin olun ki çok az bilgiye sahiptir. Çünkü yengeçler daima bir adet kendilerine ait sırrı kimseye anlatmazlar. Bunun mutlaka bir sebebi vardır. Yıllarca bir konuyu içinde tutabilir. Ama asla unutmaz.

Ya çok sevinçlidir ya da ölümcül derecede üzüntülü. AHAHAHAHAH Yüksek sesli gülüyorum çünkü bu Merve….

Bu özelliği Yengeç burcuna yönetici gezegeni olan Ay vermiştir. Şarkısı bile var arkadaş “aya benzer yüreğim” bu yüzden zaten ne oluyorsa o Ay yüzünden oluyor.

Yengeç burcu insanoğlunun doğumuyla ilişkilendirilir. Ölümü ve doğumu kendi iç dünyalarında bir bütün halinde yaşar. Sorunları olduğunda kendini toplumdan soyutlar, bunu da rahatsız edilmemek ve etmemek için yapar. Kendi acısını önce kendi hazmetmelidir ondan sonra ancak dışarı açabilir kendini.

Yengeç burcu o kadar gizemlidir ki, tüm burçlar arasında birinci sırayı alır. Depresyon ve taşkınlık, neşe ve üzüntü, iyilik ve kötülük hepsi bir aradadır.

BEN:)

Kendini tam anlamıyla bulamadıklarında, kapalı duygularını sevgiyle karıştırabilirler. Kendisine yöneltilen her öneriyi kabul edecek hale gelirler. Hatta o kadar benimser ki bu öneriyi, ortaya çıkaranın kendisi olduğunu bile düşünebilirler. İtiraz eden ve taraf olan kişi olmamak adına çevresindeki herkesten uzaklaşmak ister. Bu tarz yönleri ile kötü bir yoldaş olduğunu söylemek mümkündür.
Ancak kendini tam anlamıyla bulan bir Yengeç bunların tam tersi bir özellik sergiler.

Yengeç burcu insanları aşk hayatlarında son derece tutkuludur! İşte geldik en acı konuya çünkü bu yengeçler ne çekmişlerse hep aşktan çekmişlerdir. Ve aslında onların, aşka âşık olduklarını bile söylenebilir. Aşk hayatlarına çok fazla değer verirler. Sevdikleri kişiye, deyim yerindeyse taparlar. Var olan tüm enerjilerini aşk hayatları için harcar ve sevdiği kişinin uydusu haline gelebilirler. Eş seçiminde yengeç kusursuzdur. Tabii ki bazı kusurları vardır mesela korkunç kıskançtır. Aklınızın alamayacağı seviyede kıskanırlar ve bunu öyle bir yönetirler ki kıskanılmadığınızı bile sanabilirsiniz. Ama eve dönünce duvarlara falan kafa atabilirler sinirden tabii asla belli etmezler. Çünkü korkunç gururludurlar ve dik duruşlarını bir kere kaybetmek demek onlar için şeref meselesidir. Toparlayamazsınız bir daha. O yüzden aşk konularında özellikle bir yengeçle kurduğunuz diyalog her daim olumlu olsun derim.

Arada aşk varsa 2 kişi arasında yaşanan her şey özeldir ve bir Yengeç hiçbir şekilde yaşananların 3. kişilere anlatılmasından hoşlanmaz.
Ve asla ona yalan söylemeyin! Çünkü söylemeye başladığınız an anlar!

Yengeç burcu insanlarının aşırı derecede hayalperest olduğunu söylerler sanırım bu da doğru. Kurdukları hayale kapılırlar ve bunların gerçek olduğuna inanıp bu şekilde davranmaya başlarlar. Aslında hayal ettikleri her şeye de ulaşırlar. Çünkü inanılmaz odaklıdırlar hayallerine.

Yengeç burcu için maddiyat oldukça önemlidir. Her ne kadar madde insanı olmasa da. Paranın gücünden ve öneminden bir haber değildir. Lüks ve iyi şartlar için yaratılmıştır öylesine güzel harcar ki asla hesabını bilmez. Ama hep bir yerlerde sakladığı “kötü gün” parası vardır onların.

Aslında paraya kendilerinin ve ailesinin güveni olarak ihtiyaç duyar. Bu konuda her zaman dikkatli olur. İş hayatında da bu durum değişmez. Güvenli bir şekilde iş hayatında yükselmek ve başarılı olmak ister. Risk almak ona göre değildir. Ama gene de alır. Ve hırs yaptığı zaman onu yolundan döndürecek bir güç maalesef yoktur.

 

UFAK UYARILAR

Bir Yengece bağırmadan önce iyi düşün. Bir Yengeç kendisine yüksek sesle söylenen her harfi karşısındakine yedirmeyi iyi bilir.

Bir Yengeç “Hayatım deme bana” diyorsa; bu başın belada kırıldım demek oluyor.

Hatasını bildiği halde “Bu gün neden böylesin sen?” diye soran insan bir hata daha yapmış olur! Tam çıldırtır bir Yengeci.

Bir Yengecin her şarkıda bulduğu insan olduğun zaman onun içine işlemişsin demektir.

Bazı şeylerden vazgeçmesinin sebebini tek kelimeyle açıklar bir yengeç “Sıkıldım!” Aklı olan onu sıkmadan yıpratmadan sever.

Bir Yengecin sana dargın uyumasına izin verdiğin zaman en çok onu kaybedersin. Bazı şeyler sabaha ertelenmez!

Pazar günü Yengeçle birlikte olmak özel bir durum ve sen bir yengecin yanında olmak varken evde oturuyorsan çok şey kaçırıyorsun.

Ne diyeyim size kolay gelsin…

Yengeç insanları gerçekten çok evcimen ve aile kişileridir. İyi anne olurlar ve bunu bir görev haline getirdiklerinde hayatlarında kurdukları düzenlerinde onları kimse mutsuz edemez. Tabii eğer macera peşindeyseniz Yengeç sizinle anladığınız dilden oynayabilir ve âşık olabilirsiniz.

İYİ Kİ DOĞDUK

İYİ Kİ VARIZ

DOĞUM GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN!!!

BİZİM DÖNGÜNÜN ÜNLÜLERİ

Bedrettin Dalan, Türkan Şoray VE BEN aynı gün doğmuşuz.
#18 Temmuz

Sezen Aksu- Yıldız Tilbe- Harun Kolçak- Deniz Seki- Aşkın Nur Yengi
#sezenaksu
#yıldıztilbe
#denizseki
#aşkınnuryengi
#harunkolçak
#aşkinsanı
#yengeç

Türkiye’yi ağlatarak kendisine servet yapan Sezen Aksu, yengeçlerin duygularımızı nasıl helak ettiğinin bir numaralı kanıtı! Ve Yıldız Tilbe anlatmama gerek var mı? Duygularını şarkılarına döküp yaşadığı acıyı da sevinci de en dengesiz hali ile yansıtan kişilik.

Müjde Ar
Serenay Sarıkaya
Tuba Büyüküstün
Gizem Karaca
Kenan Evren

Louis Armstrong – Nelson Rockefeller – Yul Brynner – Ernest Hemingway – Hermann Hesse – Kafka – Ringo Starr – Mireille Mathieu – Nathalie Wood – Sylvester Stallone – Tom Cruise – Julius Caesar (Sezar) – Lady Diana

 

SEVGİLERİMLE,
MERVE

O zaman güzel bir Sezen şarkısı gelsin bütün Yengeçlere…♥

 

 

Kaynak


www.yengecburcu.net/yengec-burcu-ozellikleri.html

www.hurrem.com/yengec-burcu-kadin-unluleri/

İŞTE BENİM ZAMANIM!

Kalemimi elime almışsam hele aylardan Temmuz ise beni durduramazsınız… Kendi doğama ve hatta doğumuma bir throwback yapıyorum demek oluyor bu. Hani hal böyleyken son günlerde bütün yazılı basın ve haberlerde sözü geçen Kanlı Ay için benimde birkaç sözüm olacak… Biraz erken giriş yapacağım belki önceden okuyup farklı fikirler edinir insanlar diye. Kanlı falan olduğuna bakmayın hani işte klasik ay tutulması demiyorum diyor muyum asla! Ama varsın olsun her türlü kültürün ve inanışın içine daldım ben de kendi düşüncemi paylaşayım istedim. Kimileri için dünyanın sonunun geleceği inanışı olduğundan biraz olsun içinizi ferahlatabilirim belki de.

Farkındaysanız bu blog sitesi tamamen gezdim-gördüm üzerine açılıp zaman içinde çıkacak kitabımın içinden parçaları ve güncel hayata dair konuları ele aldığım bir yer haline geldi. Ben çok memnunum halimden ama bazı blogger arkadaşlar için eleştiri simgesi haline geldiğim doğrudur. Haksız değiller elbet ama dünya bile sınırlı hani hepsini gezsem de yazsam da okumaya ne vakit kalır ne de zaman. Siz en iyisi beni arayın . Tabii ki işin şakası 256 Ülke gezmişim dile kolay ve bu dünyanın yarısı demek oluyor ki sanırım az buz yol kat etmemişim. Şimdi ise yılların birikimi birkaç kitap toplanıp sizlerle buluşmaya yüz tutunca az biraz kitaptan tılsımlar vermek istiyorum hem de güncel hayattan kopmamak. Bu sebepten sürçü lisan ediyorsam ve beklenti karşılığında kafa karışıklığına sebep oluyorsam şimdiden söz veriyorum ki beni okuduğunuza hiç pişman olmayacaksınız.

Gelelim şu meşhur Kanlı Ay Tutulmasına…
27.07.2018 Cuma
Günlerden en sevdiğim…

2- B, K, R – Öğrenme, Hassasiyet, Hayal gücü, Annelik etmek, İkilemler
7- O, Z – Gizem, Ruhsallık, Hassasiyet, Gizli olana ilgi, İnceleme, Derinlik
Bu mükemmel ve şanslı bir sayıdır. Kişiye cesaret ve güç getirir. Kişi kendi özgün düşüncelerini, planlarını sürdürmeli, yaptığı işlerde başkalarının etkisinden uzakta kalmaya özen göstermelidir. Bu da karmik bir ödül sayısıdır.

Bence bütün bunlar bir mucizenin kapı aralığından gözükmesinden başka bir şey değil.

Öncelikle kıyametin kopacağına ilişkin düşünceler ve makaleler doğrultusunda çokta iyimser olamayacağım. Çünkü neredeyse 100’den fazla makale okudum ve her biri öylesine inandırıcı halde yazmış ki kronolojik olarak ay tutulmalarının üstüne olan olaylar mı dersiniz, kâhinler ve büyücüler mi dersiniz ne derseniz deyin insan aklını aşan konulara fazla yorum yapmamalı derim. Tabii herkes boylu boyunca yapıyor. Körü körüne dinine inanan en günah olanı yaptığında gene saklanıyor bir köşeye ve oradan inandırıyor kendini. Hani bunu küçümseyen bir bakış açısına sahip olduğumdan değil sadece hiçbir dine ve inanca bağlı kalmadan bakmak bence objektif olarak yorumlamak anlamına geliyor benim için. Size çok komik gelebilir ama ilk Terminatör filmi çıktığında ben daha dünyada yoktum. Daha sonraları bu film serisini istemeden de olsa her izlediğimde hep aynı yorumu yaptım. Eğer bir gün dünyanın sonu gelecekse bunu insanlık yapacak. Yani dünyanın sonu gelmeyecek ya da başımıza taşlar yağmayacak. Biz insanlar kendimiz için ürettiğimiz ilaçlar ve kimyasal silahlar yüzünden dünyanın çivisini çıkaracağız. Bence Terminatör filmi tam da bu idi. Bilim-kurgu hiç sevmesem de önereceğim en mantık ve dürüst yapıt bu filmdir.
Kıyametin kopacağına çocukluğumuzdan beri bir şekilde inandırıldık. Ama kopmadı. Kopan bir şey yok aslında baktığında. Çok şey var. Suçsuz günahsız insanların ölmesi, çocukların öksüz kalması ya da kadınların savaş sırasında uğradığı tarifi zor işkenceler bunlara zaten net örnek. Yani öyle fazladan Kanlı Ay olmasına çokta gerek yok. Dünyanın büyük bir kısmı şu an zaten kan kaybetmekte. Ancak biz gene madde olarak ele aldığımız için algımızı korkunç teoriler geliştiren beyinlere inanmaya fazla meyilliyiz. Neyse ki bu konu tam da burada çok derinleşeceğinden şahsi kanaatim ile ancak bunu aklımı bir gördüğüm insanlarla paylaşmayı tercih edeceğim. Sonuçta burası er meydanı değil.

Ben daha çok Ay denildiğinde yüreği hop eden cinsten bir kadın hatta yengeç bir kadın olarak bu duruma daha iyimser bakıyorum. Çok anlamasam da Venüs falan hoş gezegenler bence bir gün gidilmeli mutlaka…

Her şeyden önce kan kelimesi bana en sevdiğim vampirleri falan çağrıştırıyor o yüzden o kadar da zoraki bir durum yok bence şu an gökyüzünde. Biraz hareketlilik var elbet aldığım bilgilere göre ancak olana kabul verme zamanı diyebilirim. Ve daha az çikolata yemenizi önerebilirim. Şahsen ben hayatımda yemediğim kadar çikolata yiyorum sıralar. Ve bence bu tam da Kanlı Ay yüzünden.
Gelelim o gece yapılacak önemli işlere… Eğer fırsatınız ve imkânınız olursa bolca mum yakmanızı öneririm tabii ki evinizi yakmayın. Öyle şeyler okuyorum ki evlilik teklifi ederken ev yakanlar olduğu için uyarmadan edemedim. Ani kararlar almayın derim niye derseniz deneyimle sabit.♣ 

Biliyorsunuz mum yakmanın çeşit çeşit inanışlara göre anlamları da var…

Kiliseye giren biri mum yakar. Basit görünmesine rağmen, aslında çok derin ve anlamlı bir eylemdir. Mum yakmak Rabbe sunulan bir adaktır. Dualarımızı ve O’nun nimetleri için olan şükürlerimizi O’na sunar. Mum yakmak duanın bir sembolüdür. Mum yakma hareketi, sözsüz bir duadır; yine de mum yakarken dua edilebilir. Ki ben en çok o kısmını yürekten ve özgürce yapılmasına değer veririm.
Işık, insanları ve imanı temsil eder. İnsan kilisede dururken Rabbin Sözüne karşı alev gibi canlı ve özenlidir. Bu yüzden, mum kişinin kilisedeki varlığını temsil eder. Bu aynı zamanda, Mesih’in dünyanın IŞIĞI ve ALEVİN Kutsal Ruh olduğunun hatırlatıcısıdır.
Ayrıca, mum bir insana benziyor – sertleşmiş bir kalple dünyadan kiliseye geliyor. Tıpkı alevin ısısı balmumunu eriterek yumuşak yaptığı gibi, umarım aynısı birey için gerçekleşir ve kalbi yumuşar, Tanrıyı kabul eder.

Çoğu mumlukların ortasında büyük ana mum olur. Mumunuzu o mumdan yakın – bu ana mum (Mesih’i temsil eder) küçük olanlara (insanlara) ışık tutması sebebiyle semboliktir.

Bazı kaynaklar böyle söylese de ben evimde hep güzel kokulu mumlar bulundururum. Her ışığı kapatıp mumlarımı yakarım. Onların verdiği ışık içime huzur verir. Bazen dileklerimi dilerim ve yakarım bazen de onları saklarım mutlaka önüme yanması gerektiği gün geri gelir. Sonuçta ışık her daim içimizde ki sonsuz umudun bir yansıması. Tabii bu mumların renkleri de önemli ve ayrıca kokuları da.

Kırmızı Mumlar

Kırmızı rengi fiziksel dünyada kesin olarak kökleşmiştir. Kırmızı mum yakmanın kişiyi bedenin gücüyle temasa geçmesine yardım ettiği söylenir. Kırmızı rengi geçici, dünyevi hazları temsil eder. Ayrıca kırmızı rengi; kişinin düşmanlarına karşı durmasını sağlayan küçümseme ve cesaret duygularının yanı sıra aşkı ve tutkuyu sembolize eder. Kırmızı enerjiyi, canlılığı, doğurganlığı ve kişisel gücü tetikler. Kırmızı mum yakanlar Scorpio’nun enerjisinden faydalanır; aşk, saygı, güç çekimi ve hayatta kalma arayışındadırlar.

Sarı Mumlar

Sarı rengi zihin gücünü ve zekâyı temsil eder. Asırlık bir bilgelik, zihinsel yeteneklerinizden alacağınız faydalar üzerinde tam kontrol arayışı içindeyseniz sarı bir mum yakabilirsiniz. Sarı rengi yaratıcılığı, esinlenmeyi, konsantrasyonu, mantığı, öğrenmeyi ve eylemi düzenler. Sarı bir mumun ışığı kişiyi; arzuladığı keyifliliğe, dayanıklılığa, istikrara ve güvenliğe yaklaştırır.

Mavi Mumlar

Başlıca manevi renklerden yapılma mavi mumlar; duygu kontrolü (Satürn enerjisi) için, teskin eden bilgeliğe ermede ve iyileştirici uykuya ulaşmada kullanılır. Mavi birçok tonu vardır. Koyu mavi bir mum yakmak neşeyi ve gülümsemeyi güçlendirir. Koyu mavi rüyaları ve duyguları etkiler. Kraliyet mavisi bağlılığı ve sadakati belirtir. Ayrıca, kraliyet mavisi ruhsal benliği uyandırır ve bu renk mumlar gerçeklik arayışındakiler tarafından tercih edilir. Açık mavi bir başka maneviyatı güçlü renktir. Açık mavi mumlar Aquarian enerjisi (sakin sular) saçar ve ilham verici meditasyonlar yaparken idealdir. Yaratıcılık ve algılarını güçlendirirken bir yandan hakikat, ahenk ve rehberlik arayışında olanlar mavi mumları kullanabilirler.

Yeşil Mumlar


Yeşil, bereket ve başarının rengidir. Bu anlam, refahın bol hasatla aynı manada olduğu zamanlara kadar dayanır. İş bulmak veya işteki potansiyel başarını arttırmak adına ya da doğanın yansımalarını almak, güçlenmek, canlanmak ve bol şans için meditasyon yapıyorsan; yeşil bir mum yak.Manevi amaçlarla mum yakma uygulamalarının tarihi antik zamanlara kadar dayanmakta. Mumun varlığından bu yana, yanan bir mumun fiziksel dünyayla ruhlar âlemi arasında bağlantı kurabileceğine inanan insanlar var. Bu insanlara göre, ateş ve alevler yaratılışın kıvılcımları. Mum yakmak özü aydınlatmanın bir aracı.İnsanlar, mum yakmaya dair bu inançları, ulvi potansiyellerini ortaya çıkarmanın bir yolu olarak kabul ediyorlar. Bu inançların ve gösterilen mumların anlamlarının bir sonraki tetkiki temennilerin meditasyonla karışmasıdır. Bu tetkik elbette ki mumların renklerindeki anlamı ve önemi anlamayı içeriyor.

Pembe Mumlar


Ben mumlarımı her yaktığımda dileklerimi dilerim ayrıca dilediğim dileklerimden de boş çıktığım hiç görülmedi. Ne de olsa iş enerji meselesi. Örneğin, Ay tutulmasının size ve sevdiklerinize, ailenize huzur denge, bolluk getirmesini, hayırlı kapılar açmasını temenni edebilirsiniz. İnancınıza göre bildiğiniz bir duayı okuyabilirsiniz. Tutulmanın vurgulu rengi Mavi. Mavi, huzur ve dengeyi çağırmak, doğru iletişim kurabilmek adına da çok faydalıdır. Bu iki gün hayatınızda maviyi biraz daha öne çıkarabilirsiniz.

Bu arada Bath&Body Works mumları bir harika. Benim en sevdiklerim Tiki Beach-Watermelon Lemonade-Blue Ocean Waves-Sea Salt Linen-Island Margharita-Frozen Lake şiddetle tavsiye ederim.

Dünya Ay’ın Işığını Kısacak

Güzel geçen bir bayramı daha geride bırakmak üzereyiz. Kurbanlığıydı, misafirliğiydi, açılacak okuluydu derken hepimiz yoğunluk içerisindeyiz. Ancak Astronomi bizim dünya işlerimize bakmıyor. Gökcisimleri rutin hareketlerine devam ediyorlar. Tabi bu hareketleri sırasında bazı özel anlar oluyor. Cuma günü de bu özel anlardan biri gerçekleşecek.

Yılın dördüncü ve son tutulma olayında Ay, Dünya’nın yarıgölgesine girecek. Bu Tutulma Avustralya, Asya, Afrika ve Avrupa’dan gözlenebilecek. Tutulma, başlangıcından bitişine toplam 4 saat sürecek. Ay, Türkiye saati ile 19:54’te Dünya’nın gölgesine girmeye başlayacak. Bu sırada konum olarak doğu yönüne baktığınızda Ay’ı görebilirsiniz. Zamanla güney yönüne ilerleyerek aynı zamanda da ufuktan yükselecek. 21:54’te maksimuma ulaşacak olan tutulma 23:54’te ise son bulacak.

Tutulmanın simülasyonuna bu linkten bakabilirsiniz:
https://media.giphy.com/media/l3vRnIhAMA2RiSaiI/giphy.gif

KANLI AY NEDİR

‘Kanlı ay’ ise ay tutulması öncesi Dünya’nın gölgesinin Ay’a düşmesiyle oluşuyor.
27 Temmuz’da gezegenimizin tek uydusu Ay Dünya’ya yakın bir konuma ulaşacak ve bu tarihte Kanlı Ay Tutulması gerçekleşecek. Kanlı Ay Tutulması Dünya’nın gölgesinin Ay’ı tamamen karanlığa bürüyerek Tam Ay Tutulması yaşandığı zaman gerçekleşir ve bu sebeple Ay kırmızı renk görünür.

Her sene gökyüzünde Güneş ve Ay tutulmaları meydana gelir. Astrolojik olarak bu tutulmalar o senenin genel meydana gelebilecek olayların teması hakkında biz astrologlara bilgi verir. Tutulmalarda Güneş – Dünya ve Ay aynı hizaya gelir. Bu hizalanma aslında her ay meydana gelir ama her ay bir tutulma olmaz. Bunun da sebebi Dünya’nın yörüngesi ile – ki buna ekliptik diyoruz- Ay’ın yörüngesinin çakışmamasıdır. Eğer çakışırsa tutulma meydana gelir. Astrolojik olarak da Dünya ve Ay’ın yörüngelerinin çakıştığı noktalar Kuzey ve Güney Ay Düğümleridir. Ay düğümleri, karmik, kadersel konuları ifade eder. Hatta doğum haritalarımızda bulunan Ay Düğümleri de, bizim yaşam geliş amacımız, konfor alanlarımız ve geliştirilmesi gereken yönlerimiz hakkında bizlere detaylı bilgiler verirler.

Kanlı Ay Tutulması 27 Temmuz 2018 Cuma günü gerçekleşecek. Kanlı Ay Tutulması en net Afrika ve Avrupa’dan gözlemlenecek. Madagaskar ve Orta Doğu Kanlı Ay Tutulması’nın en iyi şekilde izlenebileceği yerler olacak.

BİREYSEL OLARAK ETKİLERİNE GELİNCE

Kanlı Ay tutulmasının yansıması ile hepimiz fazlası ile gergin her şeye çatacak bir ruh haline bürünebiliriz. Anksiyete ve panik genel olarak ruhumuzda etkin olacaktır. Tutulma esnasında Ay Algol sabit yıldızı ile etkileşimde olacak. Gökyüzündeki en kötü, vahşi ve tehlikeli yıldız olarak kabul edilir ve dünya tarihinde birçok korkunç olayla bağlantılı olduğu düşünülür. Anahtar kelimeleri: şiddet, kötü talih, kişinin aklını yitirmesi, boğulma, ateş, sanat, müzik, krizler, boğaz hastalıkları, boyun yaralanmaları bu sabit yıldızla ilişkilidir. Algol sabit yıldızı kişiyi hayatının karanlık yönleriyle yüzleşmeye zorlar. Algol inançlı-ateist gaddar-hoşgörü, vahşet-şefkat ve iyileştirme karşıtlıklarında yer alır. Bu tutulma ile her birimiz kendi karanlığımızdan aydınlığımıza erişmek için çaba göstermeli son 6 aydır dünden bugüne yaptıklarımızı değerlendirmeli ve tutulma enerjisi ile bireysel anlamda da kendi değer yargılarımıza göre dersler alacağımız, olumlu ve olumsuz ektiğimizi biçeceğimiz zamanlar. Kendi içsel dönüşümümüzü gerçekleştirip farkındalığımızı arttırarak, eğriyi doğruyu ayırt etmek için çaba göstermeliyiz. Ruhumuzu arındırıp olumsuz davranış ve alışkanlıklarımızdan sıyrılmaya çalışmalıyız. Tutulma enerjisini HZ. Mevlana’nın İsyanlardayım Dedi; Hayır, İmtihanlardaydı. Fark Etseydi, Kurtulacaktı! Sözünün doğrultusunda değerlendirmeli, kalbimizi öfke, kibir ve kinden arındırarak özümüzle bütünleşme çabası içinde olmalıyız.

TUTULMADAN EN ÇOK ETKİLENECEK BURÇLAR

NOT: Doğum haritalarında aşağıdaki yerleşimlere sahip olanlar,
*Güneş ya da Ay burcu Koç olup 12’ 16 derece ile yerleşimi olanlar.
*Güneş ya da Ay burcu Terazi 12’ 16 derece ile yerleşimi olanlar.
*Güneş ya da Ay burcu Oğlak ya da Yengeç olup 12’ 16 derece olanlar.
*12’ 16 derece ile doğum haritalarında(MC kavuşumu) olanlar
*12’ 16 derece ile Koç ve Terazi yükselen burca sahip olan kişiler bu tutulmadan oldukça fazla etkilenecekler.

DÜNYA ve TÜRKİYE GENELİNDE ETKİLERİNE GELİNCE

Türkiye’miz tutulma ile birlikte önümüzdeki birkaç ay içinde halkı içine alan karışıklıklar ve kaosu yaşayabilir. Ekonomide beklenmedik gelişmelerle para piyasalarında ani ve zorlayıcı değişimleri yaşayabiliriz. Siyasi gösteriler öğrenciler eğitim alanlarında yürüyüşler çatışmalar gösteriler bu ay itibari ile başlayabilir sanat ve sanat alanında yaşanacak sansasyonlar ve bu alanlarda yaşanacak kayıplar gerginlikler söz konusu olabilir. Hükümete bazı tehditler yapılarak liderleri hedef alan çarpıcı gelişmeler ve gerginlikler yaşanabilir. Bunun getirisi olarak yerel düzeyde bazı yetkililer görevi bırakabilir. Dünyaya göre ülkemizde de depremler yaşanabilir fakat ülkemizi daha fazla sıkıntıya sokacak etki seller olabilir. Önümüzdeki altı ay içinde terörizm ve panik fazlası ile artacaktır bu süre içinde ekonomik panik olasılığı da fazlası ile etkili olacaktır. Dünya genelinde ise büyük felaketler küresel mali kriz etkili olacaktır. ABD İran anlaşması üzerinde siyasi nedenlerle uluslararası aşağılanma ile karşı karşıya gelebilir. İç ve dış kaynaklardan Mısır ve İsrail ciddi gerginlikler yaşanabilir.

Brezilya; Arizona ve Colorado; California. Ukrayna; Suudi Arabistan; Finlandiya, Ekvator Afrika da (Terörizm); Japonya da (Ekonomi); Filipinler ve Malezya da (Kazalar, felaketler). Orta Avrupa İngiltere, İspanya Almanya Fransa (Daha fazla seyahatlerde trajediler ve terörist eylemler).

Mali konularda kaygılar tutulma enerjisi ile ön plana çıkacak panik havası tüm dünyada etkili olacak. Dünya genelinde sağduyu hâkim olursa tüm bu kriz ortamı daha az etkilerle iyileştirilebilir.

‘’Ey hayat; Ey yaşanmışlıklarım, Ey hayatımda olanlar olmayanlar; Bana Ya hep ya hiç demeyi cesareti ve cesur olmayı öğrettiğiniz için aralarda sıkışıp kalmaktan beni kurtardığınız içimde ki ışığı görmemi sağladığınız için size müteşekkirim. Yükseklerden alçaklara düşüp ayaklarımın üzerinde durmayı bilgelik hamuru ile yoğrulmayı bana nasip eden yüce güç sana şükürler olsun. Bugünümü dünümden güzel kılan Allah’ım yarınlarımı da bugünümden güzel ve hayırlı eyle’’…Amin.!

Astrolog Senay Devi

Karanlığı ardımızda bırakıp IŞIĞA yürüyerek BİZ olabildiğimiz BİR olabildiğimiz günlerin gelmesi dileğimle.
Gökler rehberimiz yolumuz ışık olsun.

Sevgilerimle,
Merve♥

 

 

KAYNAKLAR
http://www.astrodeha.com/muneccim-baslarinin-ay-tutulmasinda-yaptiklari-uygulama-ve-ritueller-neler
http://gaybihaberleri.blogspot.com/2015/04/kanli-ay-tutulmasi-kehanetleri.html
https://www.timeanddate.com/eclipse/blood-moon.html?hc_location=ufi
https://www.cnnturk.com/bilim-teknoloji/bilim/kiyametin-27-temmuz-gunu-kopacagina-inaniyorlar?page=4

http://www.lulucandle.com/mum-renklerinin-anlamlari

https://www.facebook.com/futurescienceteam/posts/625515264276645:0

İsmim (okunduğu üzere) Merve 🙂 18 Temmuz 1985 Ankara’da doğdum. Koyu bir yengeç burcuyum o nasıl oluyor demeyin zamanla yazılarımdan anlayacaksınız durumun ne kadar vahim olduğunu :))) Her neyse Ankara’da doğmak iyi, hoş ve güzel de okumak bambaşka tabii ki. İşte bende o tayfadanım… Dünyayı birkaç Ülke eksik bırakmış olarak bir baştan bir başa gezip dolaşmış ve hayatın içinden harika anları yaşamış biriyim diyebilirim…

İlk Blog yazımı paylaşırken inanılmaz heyecan içindeyim. Blog’um hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. Bende bugüne kadar ve bugünden sonra edineceğim deneyimleri hayatın içinden olay ve görsellerle birlikte sizinle paylaşmak istiyorum. 7 sene Havacılık sektöründe bir fiil çalıştıktan sonra sanırım birçok şey ister istemez gökyüzünde birikiyor. Yukarıdan bakıldığında o büyük şehirler küçücük görünürken aslında okyanusta kum tanesi olduğumuzu kabul etmemek içten değil. Yazmayı çok sevdiğimden ben de bunları bir yerlerde de topladım ve zaman buldukça puzzle birleşmeye başladı. İçinden bir kitap bir de seyahatname tanımında bir birikim çıktı. Ama ortada henüz bir kitap yok J Bitmiş bir kitap var sadece J bu demek oluyor ki heyecanımı biraz daha dindirmek adına okur severlerle yazılarımı paylaşmanın tam zamanı diye düşünüyorum… Gezi, fotoğraf, moda, sanat, sağlık, müzik, mutfak, biraz gündelik hayattan ve bazen de nostalji yaparak yüksek basınçlı yazılarımı umarım severek okursunuz.

O zaman aranıza hoş geldim…