BİR ŞARKI OLSAYDIN EĞER…

Böyle giriş yaparsam aklıma ilk Nietzsche’nin “Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanıyorlar ” sözü gelir…

“And those who were seen dancing were thought to be insane by those who could not hear the music.”

Yakında özelden mesaj almaya başlayacağım Friedrich Nietzsche sözleri yüzünden. Ne yapayım inanılmaz malzeme var bu sözlerde kendini tutamıyor insan. Yazdıkça yazası geliyor.

Kendisi hakkında ekşi sözlükte “annesi yüzünden bunalımlara girmiş başarılı bir filozof” yorumunu okuduktan sonra tamamen duygusal olarak gene bu annelerle-oğullarının ilişkisi gelmedi değil aklıma hadi neyse bugün oradan çalmayacağım. Repertuarım hazır.

Ve evet eğer bir şarkı olsaydınız siz hangisi olurdunuz isimli çoktan seçmeli sınav blogu♥ma hoş geldiniz. Sonunda kazanan falan olmayacak sadece kendinizi bir şarkı yerine koyduğunuz oldu mu hiç. Merak ediyorum. Acaba herkes benim kadar meraklı mı bu şarkı işine.

Ben müzik olmadan yaşayamayanlardanım. Her zaman her yerde mutlaka şarkılar şahitlik etmeli yaşananlara bence ancak böyle ölümsüzleşir insanın anıları. İşte ne yapalım bu da bir bakış açısı…

Öyleyse başlıyorum…

Eğer bir şarkı olsaydım milyon tanesi olabilirdim elbet konu bensem…
Ama hatırlatmak iyi gelir belki hani 1990’lardan birkaç dize size…

Senle topla beni
Çarp uzaklarla
Ekle sensizliği
Böl saatlere
Ne kaldı ne kaldı…

Özlemi formülleştirilmiş şarkı sözüdür kendisi. Adı gibi “Melankoli” şimdilerde belki de tam şu anda aklınıza gelip de dinleyeceğiniz melankolik şarkı.

Sene 1989…

Ben o zamanlar 4 yaşındayım ve bu şarkıyı ezbere söylüyorum. Elimde fön fırçası, adeta süper star havasında uçuyorum evin içinde…

Demet Sağıroğlu daha 20li yaşlarında sanıyorum ve sesi derya gibi akıyor şarkıya. Tabii onu henüz Kayahan vokalisti olarak tanıyoruz sadece. Henüz kendisinin Kınalı Bebek albümü çıkmamıştı.

Yani kronolojik bilgilere yer vermeden olmaz elbet ama ben bir şarkı olsam özlemi böylesine formüle eden bir şarkı olurdum. Bundan daha iyi anlatılamaz birine duyduğun özlem.

Şimdi bugün bu şarkılara bakıp nasıl “ah ah” çekiyoruz. Çünkü böylesi yok artık, sesi olan da olmayan da sahnede elinde en kötü bir single albüm… Eskiden bunlar yoktu ki sesi güzel olmayan birini piyasa da içine almazdı… Seslerin düzeltildiği, muhteşem notalara dönüştürüldüğü stüdyolar yoktu dolayısıyla da eğer sesin de malzeme yoksa ne olursan ol tutmazdı. Piyasa gerçekti, yapılan işler kaliteliydi. Ondandır halen bu şarkılar çaldığında içim cız ediyor.

Arabada, evde, telefonda ne kadar müzik için alan varsa hepsinde ayrı bir bölümde bu yılların şarkılarının olduğu albümlerim vardır halen de sıkılmadan dinlerim.
Sıra sizde…?

 

Sevgilerimle,

Merve♥

2 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir