DÜNYA BALKABAĞI GÜNÜ
🙂

 

Vampirlerin olduğuna bir tek ben mi inanıyorum diye üzülürken bir baktım herkes vampir olmuş. Malum Halloween yani Cadılar Bayramı bizim buralarda da pek moda oldu son yıllarda. Belki de yıllardır içimizde ki kostüm giyme heyecanını, senede 1 kez bize veren ve doğal havasıyla yaratan bu günü ondan çok sevdik bilinmez. Ama gene de şahsi görüşümü soran olursa sanki biz de biraz sırıtıyor gibi.

Yıllar önce Suudi Arabistan’da bir Halloween party’e katılmıştım orası sanki daha orjinaldi bilemiyorum. Yani ora ile buranın dışarıdan kıyas kabul edemeyeceğini duyar gibiyim haklısınız ama yaşayan bilir diyelim. Sadece buralarda hala o işi bir oturtamadık ondan düşüncemi paylaştım.

Bir de güzelim Malefiz kostümü herkesin en sıra dışı ve bir tek ben olurum herhalde diye düşünüp, aslında herkesin ilk aklına gelen şey olması biraz komediydi. Ve neredeyse varlıklarına bir tek benim inandığım bir tanelerimin meşru bir şekilde kılıktan kılıkta olması da ayrıca gururlandırdı derdim ama inanın cadı dediklerinde ilk akla gelen şeyin Vampir olmaması gerek sanki. Bir tık daha yaratıcı olup, plastik makyajı öğrenmelisiniz eğer bu kadar önemliyse sizin için ve de madem balkabağının sırrına bu kadar karıştınız bari o zaman gece 00.00 dan sonra ona dönüşmeyin derim.

Bu arada herkesi de yıkmayalım sonuçta iyi tasarımcıların oldukça başarılı kostümlerini bu sayede görmüş olduk. Ama genel anlamda bu işi iyi yapmak yerine fazla taklit mantığında olmak yüzünden bizde biraz eğreti durduğu kesin. Neyse zamanla iyi olacağız diye düşünüyorum sağlam makyöz ve tasarımcılarımız var sonuçta.
Gelelim yıllardır içimizde yanıp tutuşan ama bir türlü ortaya koyamadığımız karanlıklar diyarında ki karakterlere bürünmemizin manası neymiş, nereden çıkmış bütün bunlar…
O zaman bu da burada dursun belki birilerine ilham olur bir gün.

Sevgili Vikipediciğim diyor ki; Cadılar Bayramı, her sene 31 Ekim’de kutlanan, öncelikle Pagan ve sonrasında Hristiyan kökleri olmasına rağmen günümüzde seküler bir kutlama halini almış bayram. Çocukların, genellikle korkunç kostümler giyerek, kapı kapı dolaşıp şekerleme ve harçlık topladığı bir bayramdır.
Yani işin için şeker, çikolata ve harçlık olunca çocukların bundan aldığı keyif tartışılamaz.

 

CADILAR BAYRAMI NEDEN KUTLANIR?

Cadılar Bayramı bazı belli başlı Batı dünyası ülkelerinde kutlanır. Amerika’da oldukça büyük ve görkemli bir festivaldir. Cadılar Bayramı, Anglosakson dünyasında ve başlıca Batılı ülkelerde Halloween olarak adlandırılır. Bu sözcük All Hallow’s Eve (Azizler Günü’nün arifesi) kavramından kısaltılarak oluşturulmuştur.

Cadılar Bayramı’nın kökeni antik Britanya’da pagan Keltlerin kutladığı Samhain Festivali’dir. Keltler 1 Kasım’ı yazın bitişi, kışın başlangıcı kabul ediyorlardı. Samhain kelimesinin kökeni Eski İrlandaca sam (yaz) ve fuin (son) sözcüklerine dayanır. Bu tarihte sürüler yaylalardan dönüyor, toprak ağaları ile çiftçiler arasındaki arazi kira sözleşmeleri yenileniyordu.

Yaz sonu Keltlerde aynı zamanda evliliklerin gerçekleştiği, ölülerin kutsandığı ilahî bir dönemdi. Bu günde, ölülerin ruhlarının geçmişte yaşadıkları evleri ziyaret ettiğine inanılıyordu. Tepelerin üzerinde, evlerdeki ocakları tutuşturmak ve aynı zamanda kötü ruhları uzak tutmak için büyük ateşler yakılıyordu. İnsanlar, ortalıkta dolaştığına inandıkları ruhlara tanınmamak için maskeler takıyor, kostümler giyiyorlardı. Bu gelenekler nedeniyle Samhain festivali zamanla cadılar, goblinler, periler ve iblislerle özdeşleşti. Romalılar 1. yüzyılda Kelt topraklarını fethettiklerinde, kendi ölüm festivalleri Feralia ve hasat festivalleri Pomona’yı Samhain ile birleştirdiler.

7. yüzyılda Papa IV. Boniface 13 Mayıs’ta kutlanan Azizler Günü’nü -muhtemelen pagan festivalinin yerini alması için 1 Kasım’a taşıdı. Azizler Günü’nün arifesi (31 Ekim) kutsal kabul edildi ve Batılı dillerdeki Halloween adı buradan geldi. Orta Çağ’ın sonlarında seküler kutlamalar ile Hristiyan bayramı kaynaştı. Avrupa’daki Reform hareketleri esnasında, özellikle Protestan Hristiyanlar arasında, Cadılar Bayramı kutlamaları neredeyse son buldu; Britanya’da ise seküler bir bayram olarak kutlanmaya devam etti.

Amerika’ya yerleşen ilk kolonilerde -pek çok bayram gibi- Cadılar Bayramı da yasaklandı. Bununla birlikte 1800’lü yıllarda, Cadılar Bayramı’ndan öğeler taşıyan bir hasat bayramı kutlanmaya başlandı. 19. yüzyılda başta İrlandalılar olmak üzere Britanya’dan Amerika’ya göçen çok sayıdaki göçmen Cadılar Bayramı kostümlerini beraberlerinde getirdiler ve Cadılar Bayramı zamanla ABD’deki başlıca çocuk bayramlarından biri haline geldi.

CADILAR BAYRAMI NASIL KUTLANIYOR?

Cadılar Bayramı’nın sembolü gülen bir bal kabağıdır. Bal kabağının içi boşaltılarak gülen bir surat şeklinde oyulduktan sonra içinde bir mum yakılarak şeytani bir surat oluşturulmaya çalışılır.
En yaygın olarak tüketilen şekerleme, elma şekeridir. Çocuklar korkunç kıyafetler giyerek kapı kapı gezerler ve ev sahiplerine “Şaka mı, şeker mi?” diye sorarlar. Ev sahibi “Şaka!” derse çeşitli muziplikler yaparlar. Büyükler çocuklara şekerleme ikram ederler veya harçlık verirler. Bu uygulamanın kökeni geçmişte Britanya’da yoksulların kapı kapı dolaşarak “ruh keki” toplaması geleneğidir.

Yetişkinler, 31 Ekim’e en yakın hafta sonunda kıyafet baloları düzenlerler. Bu partilerde misafirler cadı, hayalet veya korku filmi karakteri gibi korkunç kostümler giyerler.
Muhafazakâr Hristiyanlar, özellikle tutucu Protestanlar, genelde Cadılar Bayramı’nı kutlamazlar ve yanlış bulurlar.

 

CADILAR BAYRAMINDA NEDEN BALKABAĞI OYULUR?

Kabak oyma geleneğinin esas adı, Jack-o’-lantern geleneğidir. 31 Ekim Cadılar Bayramı vesilesi ile bugünkü makalemizde kabak oyma geleneğinin ortaya çıkmasına neden olan efsane özetlenmiştir.

“Jack-o’-lantern” adı İngiltere’de 17. yüzyılda ortaya çıkmıştır. “Jack-o’-lantern”, tıpkı bir gece bekçisi gibi “fener taşıyan Jack” anlamına gelir. Bu aynı zamanda hayaletler ve periler gibi foklorik karakterlerle veya sulak arazilerde görülen gizemli titrek mavi ışıklarla ilişkilendirilen ve yaygın olarak kullanılan bir fenomendir.

1887 yılında yayınlanan Thomas Darlington’un, “Güney Cheshire Halk Konuşmaları” adlı eserinde de tasvir edilmiş olduğu gibi; 1800’lü yılların sonlarında insanlar, şalgam gibi sert kök sebzeleri, insan yüzünü kabaca temsil şekilde oyuyor, içine mum yerleştirerek bir fener yapıyorlardı. 1 Kasım’da kutlanan “Bütün azizler günü” ve 2 Kasım’da kutlanan “Bütün ruhlar günü” adlı iki yortuda, Katolik çocuklar ölülerini anmak adına, ellerinde şalgamdan oyulmuş fenerlerle kapı kapı dolaşıp, pasta istiyordu. Şalgamdan yapılmış fenerler aynı zamanda 5 Kasım’da kutlanan “Guy Fawkes Günü”nde yapılan geçit töreninde de kullanılır.

Korkunç Yüzler

Darlington 1887’de, şalgam fenerlerin geçitlerde korkutma amacı ile sıkça kullanılmasının hiç şaşırtıcı olmadığını söyler. 1898 yılında yayınlanan İngiliz Dialekt Derneği sözlüğünde “şalgam fener” (turnip lantern) açıklaması şöyledir: İnsan yüzünü taklit etmek için ağız, göz ve burun oyulmuş büyük şalgam. İçine bir mum konur ve insanları korkutmak amacı ile kullanılır.

Sör Arthur Thomas Quiller-Couch, 1899’da yayınlanan Cornish Dergisi’nde unutulmaz bir “fenerli jack” şakası anlatır: “Haşarı gençler, insan yüzü şeklinde oyulmuş bir feneri evin bacasından içeri sarktırlar. Fener bacayı tıkandığı için şöminenin dumanı, evin içine dolmaya başlar. Ne olduğunu, bacanın niçin dumanı çekmediğini anlamak isteyen bir kadın bacadan içeriye doğru baktığında, içinde mum yanmakta olan korkunç feneri görerek çığlıklar atmaya başlar.”

Bugün şalgamdan bir fener gördüğü için çığlık atıp, korku nöbetine tutulacak yetişkinlere rastlamak pek mümkün olmasa da kim bilir belki de dedikleri gibi bir zamanlar insanlar şimdi olduğundan daha naifti.

Cimri Jack EfsanesiBir İngiliz tarafından uydurulduğuna hiç şüphe olmayan ve sıklıkla anlatılan hikayeye göre; “Fenerli Jack” adını, şeytanı kandırarak kendisinin cehenneme gitmekten kurtaran “Cimri Jack”ten alır.

Cimri Jack, öldüğünde yaşamında şeytanla bir anlaşma yaptığı için cennete kabul edilmez ve cehenneme gönderilir, cehennemin kapısına geldiğindeyse şeytandan anlaşmaları gereğince, cehennemden kurtulmayı talep eder. Şeytan sözünü tutar ve Jack’i cehenneme almaz ama onu yeryüzünde sonsuza kadar cehennem ateşini dolaştırmakla cezalandırılır. Efsaneye göre elinde cehennem ateşi ile yeryüzünde dolaşmaya başlayan Cimri Jack, yeryüzüne inince “fenerli jack” adı ile anılmaya başlanır.

1840’lı yıllarda İrlandalı göçmenler Kuzey Amerika’ya yerleştiklerinde, şalgam yerine yeni yurtlarında kolay bulunan bal kabağı kullanmaya başlarlar. Bal kabağının oyulması daha kolaydır, rengi itibari ile içine konan mumun ışığını daha çarpıcı bir şekilde yansıtır. Bunlarında ötesinde bal kabağı boyutları çok fazla çeşitliliğe sahiptir yani herkes arzusuna uygun boyutta bir bal kabağı feneri yapabilir. Şalgam oyma geleneği halen bazı bölgelerde devam etse de bal kabağı böylece şalgamın yerini alır.

 

Kaynaklar

History of the Jack-O’-Lantern – History Channel
Turnip Battles with Pumpkin for Halloween – BBC News
The Legend of Stingy Jack – Novareinna.com
Hallowe’en – The Dew-Drop: A Monthly Magazine For The Young, 1873
Jack O’Lantern – Transactions of the American Philological Association, Vol. 26, 1895

 

What is the history of Halloween?

The tradition originated with the ancient Celtic festival of Samhain, when people would light bonfires and wear costumes to ward off ghosts. In the eighth century, Pope Gregory III designated November 1 as a time to honor all saints. Soon, All Saints Day incorporated some of the traditions of Samhain.

#Halloween
#Allhalloween
#AllSaints
#Adam#Eve
#History
#Christian
#Celtic
#CelticFestival
#Festival
#CatholicHolidays
#BritishBurialRituals
#Samhain
#OldIrish
#DarkHistory
#HistoryofHalloween
#TheFascinatingHistoryofHalloween
#TheOriginsofHalloween
#Traditions
#FallSeason
#October31
#AllSouls’Day
#Trick-or-Treating
#AncientCelts
#trickortreat
#halloweenparty
#HappyHalloween!

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir