Bence sen sus, Hiç konuşma!

Başlığı böyle atınca tabii çok sevdiğim o şarkım gelir aklıma ve mevzudan kopabilirim. O yüzden fon müziksiz bir yazı var sırada. Bu seferlik üzgünüm 😉

Ne diyordum ben…

Hayatımı karşımda ki insanların sözünü kesmeden ve de dinleyerek geçirdiğimi bilirim. Hala da en katlanamadığım ses tonu ve konu başlıklarına rağmen karşımdakini “sağlam” sabırla dinlerim. İyi bir dinleyiciden çok “cevap vermek için dinlemem” diyebiliriz. Kulak meselesi…
Ama benim de şuraya bırakacak bir pişmanlığım olsun istedim bir anda bu yazıyı yazma isteği doğduğunda…
Komik bir şekilde aklıma bir söz geldi ve dedim ki tamam bu da burada dursun Mervecim.
Söz uçar yazı kalır… Söz sende yazı bende demişler 🙂

Her neyse…
Zamanında bir yerlerde oldukça da fazla bilgi kirliliğine sebep olan bir tanıdığım vardı. Farkındaysanız “di” ‘li geçmiş zamanda kalan bir tanıdık olarak kayıtlara geçebilir.

Resmen o güzel değerli zamanımı alı koyardı. Her hangi bir şeyi saatlerce anlatır hatta bir anlattığını bir daha bir daha anlatır susmak bilmezdi.
Aman tanrım bir konuşmaya başlasın sonra sabahlar olmasın. Hem susmaz hem başladığı konuyu bitirmez. Bir yere bağlamaz. Sanki üniversite sınavındasın gibi döner dinliyor musun dinlemiyor musun diye de garip bir sorgulama yapardı. Sonra da etrafa kızardı saygısızlar beni dinlemiyorlar diye.
Alkışlanma güdüsü sanırım ya da takdir edilme dürtüsü diyelim. Ama inanın karşınızda susmayan biri olduğunda işiniz çok zor. Her ne anlatıyorsa bir yerden sonra insan ses istemiyor.

Ah ah onun böyle ağzına bant yapıştırmadığım için çok üzülüyorum ama neyse ki hayat benden daha yaratıcı şimdilerde 🙂
Daha esnek ve hatta daha zamansız şekilde ve de oldukça sanatsal.

O yüzden bence siz de fazla konuşmayın her düşündüğünüzü. Çünkü dikkat ediniz ki ne söyleseniz hepsinin bu gezegende bir yeri var. Hepsi de kayda geçiyor. Ama her düşündüğünüzü de söylemeyin ya. Bırakın size kalsın. Boş boş konuşmanın ne anlamı var işte kâinat üzerinde ses kirliliği falan.
Bazen çok konuşan değil de, konuşmama hakkını kullananların sessizliği daha gerçek oluyor.

Lütfen karşınızdaki insanların sizlere olan tahammül ve sabır sınırını zorlamayın.
Hele hele sizi koşulsuz ve sınırsız dinleyecek biri varsa yanınızda çok şanslısınız demektir. Ona sımsıkı sarılın ve sizi dinleyen biri olduğu için şükredin. Bugün her şeyi hızlı bir şekilde tükettiğimiz için çok şeyin değerini bilmiyoruz. Yanımızda duran sımsıcak bir dost eli belki de bulunmayacak hint kumaşı kadar kıymetli artık. Çünkü kimse çıkarsız sevmiyor.

Eğer iki sözün sohbetin değeri bilinmezse hayat bu noktada çok daha yaratıcı ve de zevkli. Paylaşılan ve varlığına dair saygı duyulan her şey bize tahammül ve hoş görü duygusu katar. Eğer bugün yanınızda olan kimseler tarafından “boş bile” konuşsanız sevgiyle kaale alınıyorsanız değerini bilin.
Bir gün sizi duvarların duyduğu bir an geliverir o nazik insanlara göstermediğiniz saygı için kalbiniz çok acır.
Sanırım söyleyeceklerim şimdilik bu kadar…

SEVGİLERİMLE,
MERVE♥

 

 

 

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir