3 MAYMUN

Geçenler de bir mağazanın ev bölümündeydim ve dikkatimi küçükten büyüğe 3 adet heykel çekti. En küçüğü “duymadım, ortancası “bilmiyorum”, büyük olanı da “görmedim” diye duruyordu karşımda. Hemen alıyorsun dedim ve aldım. Çünkü bu aralar kendimi en çok bu üç cümleyi ezberler halde buluyorum. Tamam dedim Merve bu bir işaret hemen al.!
Alındı!

Şu an karşımda duruyorlar! Eğer bir Lea onları kırmazsa kendimi yaşlanınca taşıyacağım eve de benimle gelecekler…

Merak ediyorum nedir bu 3 Maymun hikâyesi? Neden 3 ve neden Maymun?

E tabii soruyoruz bir bilene…
Hepimiz, birisi elleri ile gözünü, birisi kulaklarını diğeri de ağzını kapatmış olan üç maymun figürlerini biliriz. Olaylara karışmak istemeyen anlamına gelen bu üç maymun, üç maymunu oynuyor gibi deyimleşmiştir.
Japon halk kültürüne ait olan bu üç maymun, Mizaru, Kikazaru ve Iwazaru isimlidir.

Çok eski zamanlarda, bir dağda yaşayan iyi bir maymun kral varmış. Diğer dağda şeytan yaşarmış. Maymun kralın, çok yaşlı ve akıllı üç tane danışmanı varmış.

Diğer dağda bulunan şeytanı gören ve işitenler taş kesilir, sonsuza kadar lanetlenirmiş. Üstelik maymun krallığı, bir sürü felaketler yaşayarak yıkılacakmış.

Bu danışman yaşlı maymunlar, bir gün ormanda gezinirken şeytanla yüz yüze gelmişler. Biri görmemek için gözlerini, diğeri işitmemek için kulaklarını tıkamış. Üçüncü ise, şeytanı hem görmüş, hem duymuş bu sırdan bahsetmemek için ağzını kapamış. Taşlaşacaklarını düşünerek, bir ağacın altında beklemeye başlamışlar. İlerleyen saatlerde kralı ve halkı tehlikeye atmamak için, ellerini oradan hiç çekmemeye karar vermişler. O zamandan bu güne insanlar, gözlerini, kulaklarını ve ağızlarını kapatmışlar, insanların çıkarı için gördüklerini ve duyduklarını bir sır olarak saklamışlar.

Üç maymun on yedinci yüzyılda Japonya’da, ülkedeki iç savaşı bitiren komutan Tokugawa’nın anısına 1636 yılında yapılan anıtın önünde ağaçtan oyulmuş şeklinde yapılmıştır.

Kutsal ahırlara bekçilik yapsın diye konulmuş oldukları düşünülmektedir. Maymunların Japon kültüründe özel yerleri vardır. Hatta maymunlar günü dedikleri belirli günlerde, onlara dualar okunur ve ayinler düzenlenir.

Vadjra Düşüncesi

Üç maymun figürüyle ilgili bilgiler bununla bitmiyor. İlk olarak Japonya’da ortaya çıkan üç maymun figürünün felsefesinin 8. yüzyılda Hindistan’da ortaya çıktığı ve Budist rahipler tarafından Çin’e, daha sonra da Japonya’ya geçtiği düşünülmektedir. Hindistan’da ise üç maymun felsefesi Vadjra düşüncesine dayanıyor: Görmezsek, işitmezsek, konuşmazsak şeytan da bize dokunmaz, işimize karışmaz. Vadjra üç gözü ve birçok eli olan mavi yüzlü korkunç bir Tanrı’dır. Tahmin edeceğiniz üzere elleri ile sürekli ağzını, gözlerini ve kulaklarını kapatır. Bu şekilde insanlara şu mesajı verir: Kötülüklere bulaşmayın. Belki de bu mesaj sözle bu kadar dikkat çekici olmazdı. Göze hitap eden ve akılda kalan üç maymun figürü bu mesajın insanlar üzerinde etkileyici olması için iyi bir yöntem.

Ancak görülüyor ki bu deyim günümüze kadar çok farklı şekilde ulaşmış çünkü şu anda kötülüklere bulaşmama anlamında değil de kötülükleri görmezden gelme ve söylememek anlamına geliyor. Kim bilir, belki Vadjra da kötülüklere bulaşmayın derken bunu söylemek istememiştir.

Gelelim 3 Maymun Rolüne…
Bildiğiniz senaryolardan değil ve bu rolü kapmak için sırada bekleyen yüzlercesi yok… Aslında hayatın temel kurallarından biri. Huzurlu ve kendi içinde yaşamak isteyenlerin tercih ettiği davranış şekli. Tabii bazen görmedim-duymadım-bilmiyorum kısmını gördüm ama boş ver, duydum ama hoşuna gitmez, bilmiyorum ama ile başlayan cümleler ile tamamlayanları da sıklıkla hayatlarımızda ağırlıyoruz. Yani bu davranış şekli karşımızdakinin zaman zaman oynadığı rolden çok kendini ne kadar maymun ettiği ile de alakalı. Bunlardan o kadar çok var ki yüzüne değil de arkadan oldukça konuşmayı seven insancıklar olarak tanımlasam yeridir.

Sorsanız felsefe ile uzaktan yakından bağı yok, bir tane kitap almışlığı yok hatta ama kendisi baya felsefi bu anlamda. Yani hep söylenen şey felsefesini öğren ve taklit etme demek buradan geliyor bir nevi. Bizler neyi nasıl gördüğümüzü kendimize göre yorumlayabilen ve inanan varlıklarız burada sıkıntı yok. Ama eğer anlattığımın aksine bir tavır içindeyseniz ne görmediğinizi, duymadığınızı ne de bilmediğinizi konuşmamak durumundasınız.

Aksi takdirde görmezlikten geldiğiniz olayları bir yerde konuştuğunuz zaman siz 3 değil maymun olmuş oluyorsunuz. Asla kendinize bu kötülüğü yapmayın. Ya bilin ya da hiç bilmeyin. Bunun arası asla yoktur. Olan arası da halk dilinde ve kültürel olarak kötü algılanır.
Rahmetli Uğur Mumcu ne güzel yazmış,

“Gözlerin açıksa göreceksin. Kulağın sağır değilse duyacaksın. Ellerin kesik değilse uzanacaksın!”
(yeni ortam, 20 ocak 1975) / çağın suçu)

See no evil
Hear no evil
Speak no evil

 

SEVGİLERİMLE,
MERVE♥

 

Kaynaklar
www.mailce.com/uc-maymun-hikayesi.html

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir